Markette alış veriş yapıyorum.I am doing shopping at the market.
Bu ilk defa para cezası verişim.This is the first time I've paid a fine.
Öyleyse, saat beşten sonra kıyafet alış verişine gideceğiz, değil mi?Then, we will go clothes shopping after five o'clock, alright?
Bu, gitmene son izin verişim.This is the last time I let you go.
Bir alış veriş merkezindeyim.I'm at the mall.
Bu senin şimdiye kadar ilk kan verişin mi?Is this the first time you've ever given blood?
İki kral mektup alış verişi yaptı fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.The two kings exchanged letters, but these resolved nothing.
Joss Whedon'un bu bölümü veriş şekli... gerçekten dahice.The way this was handled by Joss Whedon ... was ingenious.
Bütün bölgeden insanlar pazara alış verişi gelmektedir.People from all over the state come here to buy from this market.
Gidip alış veriş merkezlerinde, mağazalarda takılıyorlar çünkü gidebilecekleri başka yer yok.They hang out in malls and coats stands because there's no place to go.
Pekala bu bir tür kurban veriş değil tam tersine.I think it's a great -- it's a celebration.
Birçok yabancı oradan alış veriş yapıyor.Lots of foreigners buy their clothing's there.
Çocuğumu al!" ve oğlunu pencereden birisine verişini.Take my child!" and passing her son to someone through a window.
O zaman sen alış verişe ben işe ! kendine çok dikkat et !So you go shopping I go working :P ! Take care of yourself!
Ve liderlik ruhu kendimize bu düşey ekseni keşfetmek için her izin verişimiz olacaktır.And pioneering spirit will be each time we allow ourselves to explore this vertical axis.
Alış veriş yapıyoruz burda.Business is business.
Onlara mühlet ve fırsat verişimiz, suçlarını arttırmaları içindir ve onlaradır horhakir edici azap.We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.
Gözünüzü açın; yaratış da O'nundur, emir veriş de/yaratış da O'nun içindir, emir veriş de.It is His to create and enjoin.
Bu, onların “Alış veriş de faiz gibidir.” demelerindendir.This because they say that trading is like usury.
Halbuki Allah alış verişi mübah, faizi ise haram kılmıştır.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Alış verişleri ne kötüdür!Vile is that wherewith they have bartered.
Bakın ne kötü bir alış veriş!Vile is that wherewith they have bartered.
Ne kötü bir alış veriş!Vile is that wherewith they have bartered.
O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin.Then rejoice in the bargain which you have concluded.
Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın.When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Alış veriş yaptığınız zaman da şahit tutun!For [then] there is no blame upon you if you do not write it.
Bu, hükümetin projeye ikinci destek verişi.This is the second government ordinance in support of the project.
Bu, Moody's'in Karadağ'a ilk not verişi oldu.This is the first time Moody's assigned ratings to Montenegro.
İlgili tüm tarafların kazançlı çıktığı çok sayıda alış veriş gerçekleşiyor.The exchanges are numerous and win-win for all concerned.
Yazmaya ara verişi: bebek sahibi oluşu, çocuğunu büyütmesi - 1965'ten 1970'eA hiatus from writing: having babies, raising children—1965 to 1970
Ayrıca burada haber alış verişinde bulunulur, gelinler kendilerini gösterirlerdi.Come ulteriore prova di questo fatto, la Sposa avrebbe seppellito Elle.
Biz uykudayken nefes alıp verişimiz rahatlar.Когда мы спим, наше дыхание успокаивается.
Alış veriş yaparım, hapşırırım.Поужинав, колядуют.
Bütün bölgeden insanlar pazara alış verişi gelmektedir.Все тут живут тем, что даст купец.
Ön Asya seyahatlerinde kendileriyle görüş alış verişinde bulunduğu Yahudilerle konuştuğunu... " yazar .وحتى وزير الخارجية السوداني الذي سافر معي على الرحلة ذاتها كان على علم بالأمر.»
Alış veriş yaparım, hapşırırım.Ou eu vou fazer recados e compras.
Papa V. Stefen ile yaptığı mektup alış verişinde, Fotios, Leon'un onun istifa etmesini sağladığını onaylar.É possível confirmar, pelas cartas de e para o papa Estêvão V, que Leão arrancou uma renúncia de Fócio.
Gecede dünyanın yeni bir savaşın eşiğinde olduğu konusunda görüş alış verişleri yapılır.Serien utspelar sig i framtiden då ett nytt världskrig närmar sig.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Від тварин, як правило, одержують кілька видів продукції.
Ayrıca burada haber alış verişinde bulunulur, gelinler kendilerini gösterirlerdi.Și femeile jucau mireasa, în aceleași condiții.
Mevlânâ’ya gönül verişini "On bin ciltlik bir kütüphane kurdum.Az Országos Széchényi Könyvtár gyarapítására 10 000 forintos alapítványt tett.
Joss Whedon'un bu bölümü veriş şekli... gerçekten dahice.Tapa jolla Joss Whedon hoiti tämän – – oli mainio.
Ayrıca aşağıdaki şekilde de bölümlere ayrılabilir: Tanrı'nın ilk görev verişi ve Yunus'un isyanı.Se voidaan jaotella myös seuraavalla tavalla: Jumalan ensimmäinen käsky ja Joonan kapinointi sitä vastaan.
Calvin'in yedi mektubu, çeşitli tartışma planları ve Servet'le olan alış verişleri.Omfatter 70 breve af Calvin, heriblandt flere, der beskriver hans planer for og håndtering af Serveto.
İki kral mektup alış verişi yaptı fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.De to kongene utvekslet brev, uten at det løste konflikten.
İki kral mektup alış verişi yaptı fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.清廷給予这两位庶出子荫生的身份,但是他们並没有出仕。
İki kral mektup alış verişi yaptı fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.Medzi oboma kráľmi sa začala vojna, avšak jednoznačné rozhodnutie nepriniesla.
Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır.Deležni smo tudi marsikakšnih nasvetov pred nakupom tovrstne živalske vrste.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.Ale najczęściej szukają sesji kiedy wchodzi się online i coś kupuje w sklepach internetowych.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.Ale to, na co čekají nejvíce, je chvíle, kdy se připojíte online a koupíte si něco z nějakého e-shopu.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.하지만 그들이 가장 고대하는 것은 사람들이 인터넷에 접속해서 온라인 쇼핑몰에서 물건을 사는 순간이에요.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.Mais ce qu'ils recherchent le plus ce sont les sessions sécurisées quand vous faites des achats en ligne.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.Men det de faktiskt letar mest efter är sessioner där du är online och handlar saker i en onlinebutik.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.Но то, ради чего они это делают, это те сессии, когда вы делаете покупки в интернет-магазинах.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.אך הדבר שהם הכי מחפשים זה טרנזקציות אונליין רכישה אונליין מחנויות באינטרנט.
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.لكن الشيئ الذي يبحثون عنه اكثر هي الفترات الزمنية عندما تكون على الشبكة و تشترى على الشبكة في اي متجر الكتروني
Ama en çok aradıkları şey online olduğunuz ve online bir dükkanda alış veriş yaptığınız zamanlar.皆さんがオンラインストアで買い物をする セッションです オンラインストアで買い物するとき
Bu sayede diğer insanlara ulaşarak onlarla fikir alış verişini daha kolay hale getirdik.وقدرتنا على الوصول وتبادل الافكار والمعلومات مع الاخرين
Clackamas, Oregon'daki alış veriş yapan gruba ve그 권리또한 오레곤주의 클래카마스에서 쇼핑객들에게로 부터
Clackamas, Oregon'daki alış veriş yapan gruba veコロラド州オーロラでの映画館ではそれが否定されました