Ana içeriğe geç
Sözlük

veren ile cümle

veren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Afro-Amerikan ve Asyalı olup krem renkli ve sarı saçlı olacağının garantisini veren kimse yok.הוא אדם צבעוני. ובכל זאת, אין לנו מישהו שמשתדל לוודא
Afro-Amerikan ve Asyalı olup krem renkli ve sarı saçlı olacağının garantisini veren kimse yok.أت تكون شخصًا ملونًا. ومع ذلك، لا أحد يحاول أن يجعل
Afro-Amerikan ve Asyalı olup krem renkli ve sarı saçlı olacağının garantisini veren kimse yok.だからと言って アフリカ系アメリカ人や アジア人の間に生まれる 次世代の子供たちの肌をクリーム色に
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.오직 크게 삼가서 그 피는 먹지 말라 피는 그 생명인즉 네가 그 생명을 고기와 아울러 먹지 못하리니
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Len buď silný, aby si nejedol krvi, lebo krv je dušou, a preto nebudeš jesť duše s mäsom.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Ole vain luja siinä, ettet syö verta; sillä veri on sielu, ja sielua sinun ei pidä syömän lihan kanssa.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Samo v tem bodi neupogljiv, da ne ješ krvi, zakaj kri je duša, in ne smeš jesti duše z mesom.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Seulement, garde-toi de manger le sang, car le sang, c`est l`âme; et tu ne mangeras pas l`âme avec la chair.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Sólo cuídate de no comer la sangre, porque la sangre es la vida; no comerás la vida junto con la carne
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Song phải giữ mình, chớ ăn huyết; vì huyết là sự sống, nên chớ ăn thịt luôn với sự sống.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Song phải giữ_mình , chớ ăn huyết ; vì huyết là sự sống , nên chớ ăn thịt luôn với sự sống .
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Tão-somente guarda-te de comeres o sangue; pois o sangue é a vida; pelo que não comerás a vida com a carne.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Toliko buď stálý, abys krve nejedl; nebo krev jest duše, protož nebudeš jísti duše s masem jejím.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Tylko bądź statecznym, abyś krwi nie jadał, bo krew jest dusza; przetoż nie będziesz jadł duszy z mięsem jej.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.Само строго да се вардиш да не ядеш кръвта: защото кръвта е животът, и не бива да ядеш живота с месото.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.только строго наблюдай, чтобы не есть крови, потомучто кровь есть душа: не ешь души вместе с мясом;
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.רק חזק לבלתי אכל הדם כי הדם הוא הנפש ולא תאכל הנפש עם הבשר׃
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.لكن احترز ان لا تأكل الدم لان الدم هو النفس فلا تاكل النفس مع اللحم.
Ama kan yememeye dikkat edin. Çünkü ete can veren kandır. Etle birlikte canı yememelisiniz.只 是 你 要 心 意 堅 定 不 可 喫 血 、 因 為 血 是 生 命 、 不 可 將 血 〔 原 文 作 生 命 〕 與 肉 同 喫
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Estas máquinas, que dão poder ao interior das células são mesmo extraordinárias e são a base de toda a vida.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.세포 내부를 작동시키는 이와같은 기계는 상당히 흥미로우며, 모든 생명의 기초라고 할 수 있습니다.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Queste macchine che danno energia all'interno delle cellule sono la base della vita, e sono sorprendenti.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Механизмы, диктующие действия внутри клетки, поистине поразительны. Они являются основой всего живого.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.אך מכונות אלה שמספקות אנרגיה לפנימיותו של התא הן מדהימות למדי, והן בעצם יסוד כל החיים.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.لكن هذه الماكينات التي تعمل داخل الخلايا فعلاً مدهشة جداً، وهي حقاً أساس كل الحياة.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.これが全ての命の基盤と言えます 全ての機械がお互いに関わりを持っています
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Kristelefon för arabisktalande: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Ligne de crise en langue arabe : 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Teléfono de crisis en árabe: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Номер кризисной помощи на арабском языке: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.رقم هاتف الأزمات باللغة العربية: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.阿拉伯语危机电话:040 195 8202.您也可讲英语。
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Arabiankielinen kriisipuhelin: 09 2525 0113.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Az embernek ajándéka szabad útat szerez néki, és a nagyoknak orczája elé viszi õt.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người , Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang_trọng .
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Của lễ của người nào dẹp đường cho người, Và dẫn người đến trước mặt kẻ sang trọng.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človeka upriestranňuje mu a vedie ho pred veľkých.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar člověka uprostranňuje jemu, a před oblíčej mocných přivodí jej.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar človekov mu razširi pot in ga pripelje pred obličje mogočnikov.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Dar człowieczy plac mu czyni, i przed wielmożnych przywodzi go.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Darurile unui om îi fac loc, şi -i deschid intrarea înaintea celor mari. -
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Das Geschenk des Menschen macht ihm Raum und bringt ihn vor die großen Herren.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Een goed geschenk geeft iemand de ruimte en opent deuren naar vooraanstaanden.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.El dar regalos le abre camino a un hombre, y le conduce a la presencia de los grandes
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Et menneskes gave gir ham rum og fører ham frem for store herrer.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gaver åbner et Menneske Vej og fører ham hen til de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Gåvor öppna väg för en människa och föra henne fram inför de store.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Hadiah membuka jalan dan mengantar orang kepada orang-orang besar
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Il dono fa largo all'uomo e lo introduce alla presenza dei grandi
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.선물은 그 사람의 길을 너그럽게 하며 또 존귀한 자의 앞으로 그를 인도하느니라
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Lahja avartaa alat ihmiselle ja vie hänet isoisten pariin.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Les présents d`un homme lui élargissent la voie, Et lui donnent accès auprès des grands.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.O presente do homem alarga-lhe o caminho, e leva-o � presença dos grandes.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Το δωρον του ανθρωπου ανοιγει τοπον εις αυτον, και φερει αυτον εμπροσθεν των μεγαλων.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подарок у человека дает ему простор и до вельмождоведет его.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.Подаръкът, който дава човек, отваря място за него, И го привежда пред големците.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.מתן אדם ירחיב לו ולפני גדלים ינחנו׃
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.هدية الانسان ترحب له وتهديه الى امام العظماء.
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮 物 、 為 他 開 路 、 引 他 到 高 位 的 人 面 前
Armağan, verenin yolunu açar Ve kendisini büyüklerin önüne çıkartır.人 的 禮物 、 為他開路 、 引 他 到 高位 的 人 面前
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod