vereceksiniz ile cümle
vereceksiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ama neyin önemli olup olmadığına nasıl karar vereceksiniz?But how are you going to decide what is important, and what isn't?
Oyuncak bebeğinize ne isim vereceksiniz?What are you going to name your doll?
Ne yapacağınıza ve yapmayacağınıza nasıl karar vereceksiniz?How do you decide what to do and what not to do?
Size böyle hakaret etmesine izin mi vereceksiniz?Are you going to let her insult you like that?
Ve seçmenlerden birine "Kime oy vereceksiniz?" diye sordum,And I asked one of the voters, I said, "Whom are you going to vote for?"
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.You will decide whether you want to donate your organs or not.
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?You're going to take away my 20 friends? What are you going to give me?"
Kullandığınız km başına para vereceksiniz.You'll pay for the miles.
Gidip diyorsunuz ki, almak istiyorum, en ucuz fiyatı hanginiz vereceksiniz?You go and you say, I want to buy, who's going to sell to me for the cheapest price?
Peki buna karşı nasıl bir karşılık vereceksiniz?So how are you going to respond to it?
İzlediğiniz zaman çekimin ne kadar zor olduğunu görünce bana hak vereceksiniz.And believe me, when you see this you'll know how difficult this was for me to shoot.
TL eşittir... Yani siz dolarlarınızı vereceksiniz. .I will write Euros is equal to-- so let's see, it's going to be dollars.
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.So for any amount of money, say you're willing to lend me any amount of money for a 10% interest.
Ve böylece daha az bilinçli bir karar vereceksiniz.And you'll make a less informed decision.
Siz de sadece sadeleştirip cevabı vereceksiniz.And you'll just simplify it, and you'll give this answer.
Yani ya oy vereceksiniz ya da kovulacaksınız.It's going to be the ballot or the bullet.
Zamanınızı nasıl kullanacağınıza siz karar vereceksiniz.You are the one that will select how you want to use your time.
Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Don't just say, "Design new software."
Orada yangın çıkarıp,sinyal vereceksiniz.Just smoke a signal, don't start a fire
Provost Cunningham, bence eski görevine verme emrini vereceksiniz.Provost Cunningham, I think you'll find a reinstatement is in order.
Artýk siz de kendinizin ve çocuklarýnýzýn geleceđine karar vereceksiniz.- Ah é? E por que não diz nada? - Porque não está aqui!
Söylediklerine inanmayýn. Zenginlere mi oy vereceksiniz? Sađýr mýsýn?A demagogia socialista pode, eventualmente... ser um perigo para seu trono.
kardeşleri yoksa amcalarına vereceksiniz.If he has no brothers, then you shall give his inheritance to his father's brothers.
Siz O'na yeryüzünde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz?Or are you announcing to God what He does not know on the earth?
Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz. Fakat bundan sonra pek azınız hariç döndünüz.Then you turned away, all but a few of you, swerving aside.
Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz.Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders.
Sonunda da O’nun huzuruna götürülecek, O’na hesap vereceksiniz.”Then to Him you will be returned.”
İnsanlarla dostça konuşacaksınız. Namazı gözetecek, zekatı vereceksiniz.And speak to people good [words] and establish prayer and give zakah."
Biz, Norrath'ı baştan sona yeniledik ve bunu gördüğünüzde siz de hak vereceksiniz." iddiasında bulundu.Mas você odiava a si mesma. / Shiki: No começo… eu também achava.
Bana telefondan elektrik mi vereceksiniz?¿Me electrocuta el móvil?
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Als je me die 20 vrienden afneemt, wat krijg ik er voor terug?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Chcesz zabrać moich 20 przyjaciół, co dasz mi w zamian?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Daca imi luati cei 20 de prieteni, ce imi dati in schimb? "
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Ihr wollt 20 meiner Freunde wegnehmen? Was bekomm ich dafür?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?제 친구 스무명을 빼앗아가는 대신 나에게 무얼 줄건가요?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Me quitarás a mis 20 amigos, ¿qué vas a darme?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Ông sắp lấy của tôi 20 người bạn, vậy ông sẽ cho tôi điều gì?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Se mi prendete i miei 20 amici, cosa mi darete in cambio?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Vil du tage mine 20 venner fra mig? Hvad vil du give mig?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Vous allez m'enlever mes 20 amis , qu'allez vous me donner en échange?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Θα μου πάρεις τους 20 φίλους μου; Τι θα μου δώσεις;"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Ако ми махнете 20-те приятели, какво ще ми дадете?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?Вы собираетесь лишить меня 20-ти друзей, а что дадите взамен?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?"אם תיקח אותם ממני, מה תיתן לי במקומם?"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?أنت سوف تأخذ مني 20 صديقاً, ماذا سوف تقدمه لي بالمقابل؟"
Benim 20 arkadaşımı alacaksanız, siz bana ne vereceksiniz?憂うつになると食べ過ぎたり
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.구체적인 업무를 줘야 하죠. 그냥 "새로운 소프트웨어를 설계해"라고 하지 마세요.
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Não digam só "Desenhe um novo software".
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Ne mondd azt, hogy "Tervezz egy új szoftvert."
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.Neříkejte jim, ať navrhnou nový software.
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.לתת מטלה ספציפית. לא סתם לומר, "תעצב תוכנה חדשה".
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.هو أنه لابد أن تعطيهم مهام محددة للقيام بها . لا تقول فقط , " صمم برنامج جديد ."
"Bir yazılım dizayn et" diyemezsiniz. Onlara spesifik görevler vereceksiniz.より詳細な指示を出すんです
Bu şekilde. Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Ja sama koskee mitä rahansa rahasummaa, lainaatpa minulle minkä tahansa summan rahaa 10%:n korolla.
Bu şekilde. Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Stejně tak pro jakoukoliv sumu peněz bys mi mohl říci, že mi ji půjčíš za desetiprocentní úrok.
Bu şekilde. Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Tak isto, pre akúkoľvek sumu peňazí by si mi mohol povedať, že ti ich požičiam za desaťpercentný úrok.
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Deci pentru orice suma de ani, sa spunem ca imi imprumuti se adauga cele 10%.
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Do đó, đối với bất kỳ số tiền nào khác, nói rằng bạn đang sẵn sàng để cho tôi vay với lãi suất 10%.
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Dus stel dat je mij elke hoeveelheid geld wilt lenen, tegen 10% interest.
Diyelim ki herhangi miktarda olan bir parayı bana %faiz ile vereceksiniz.Per un qualsiasi ammontare di soldi, diciamo che sarete disposti una cifra qualsiasi per un interesse del 10%.