vereceksin ile cümle
vereceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Da de nu var kommet sammen, spurte de ham: Herre! gjenreiser du på den tid riket for Israel?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››저희가 모였을 때에 예수께 묻자와 가로되 주께서 이스라엘 나라를 회복하심이 이 때니이까 하니
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Oni pak sšedše se, otázali se ho, řkouce: Pane, v tomto-li času napravíš království Izraelské?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Som de nu vare forsamlede, spurgte de ham og sagde: "Herre! opretter du på denne Tid Riget igen for Israel?"
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››А той рече: Не с за вас да знаете години или времена, които Отец е положил в собствената си власт.
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Вони ж зійшовшись питали Його, кажучи: Господи, чи не під сей час поставиш Ти знов царство Ізраїлське?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››Посему они, сойдясь, спрашивали Его, говоря: не в сие ли время, Господи, восстановляешь Ты царство Израилю?
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››ויהי כאשר נאספו יחדו וישאלהו לאמר אדנינו המשיב אתה בעת הזאת את המלוכה לישראל׃
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››اما هم المجتمعون فسألوه قائلين يا رب هل في هذا الوقت ترد الملك الى اسرائيل.
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››他 們 聚 集 的 時 候 、 問 耶 穌 說 、 主 阿 、 你 復 興 以 色 列 國 、 就 在 這 時 候 嗎
Elçiler bir araya geldiklerinde İsaya şunu sordular: ‹‹Ya Rab, İsraile egemenliği şimdi mi geri vereceksin?››他 們 聚集 的 時候 、 問耶穌說 、 主阿 、 你 復興 以色列 國 、 就 在 這時 候嗎
Ellerini uzatacaksın ve onu Tanrı"ya vereceksin, o da alacak.Natáhneš ruku, dáš ji Bohu a on si ji vezme.
Ellerini uzatacaksın ve onu Tanrı"ya vereceksin, o da alacak.Ты протягиваешь руку и даешь это Богу и он возьмет.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.A coby zostało z mięsa i z chleba, ogniem spalicie.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.A jobblapoczkát is a papnak adjátok a hálaadó áldozatból, hogy azt felmutassa.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.A plece pravé dáte knězi ku pozdvižení z obětí pokojných vašich.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.A pravé plece dáte kňazovi obeťou pozdvihnutia zo svojich pokojných obetí bitných.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Các ngươi cũng sẽ cho thầy tế lễ cái giò hữu về của lễ thù ân đặng làm của lễ giơ lên.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Các ngươi cũng sẽ cho thầy tế_lễ cái giò hữu về của lễ thù ân đặng làm của lễ giơ lên .
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Darete anche in tributo al sacerdote la coscia destra dei vostri sacrifici di comunione
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.De rechterschenkel zal aan de gewijde priesters worden afgestaan.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Desuden skal I give Præsten højre Kølle som Offerydelse af eders Takofre.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Din jertfele voastre de mulţămire, să daţi preotului şi spata dreaptă, aducînd -o ca dar luat prin ridicare.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.E dos sacrifícios das vossas ofertas pacíficas, dareis a coxa direita ao sacerdote por oferta alçada.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.In desno stegno dajte kot dar povzdiga duhovniku od mirovnih daritev svojih.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Ja oikea reisi antakaa papille anniksi yhteysuhriteuraistanne.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.또 너희는 그 화목제 희생의 우편 뒷다리를 제사장에게 주어 거제를 삼을지니
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Också det högra lårstycket skolen I giva åt prästen, såsom en gärd av edra tackoffer.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Og det høire lår skal I gi presten som gave av eders takkoffer.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Paha kanannya harus diberikan sebagai sumbangan khusu
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.También daréis al sacerdote, como ofrenda alzada, el muslo derecho de vuestros sacrificios de paz
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.Und die rechte Schulter sollen sie dem Priester geben zur Hebe von ihren Dankopfern.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.И дясното бедро да давате на свещеника като принос за издигане от примирителните си жертви.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.и правое плечо, как возношение, из мирных жертв ваших отдавайте священнику:
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.ואת שוק הימין תתנו תרומה לכהן מזבחי שלמיכם׃
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.والساق اليمنى تعطونها رفيعة للكاهن من ذبائح سلامتكم.
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.你 們 要 從 平 安 祭 中 把 右 腿 作 舉 祭 、 奉 給 祭 司
Esenlik kurbanlarınızın sağ budunu bağış olarak kâhine vereceksiniz.你 們要 從 平安 祭 中 把 右腿 作 舉祭 、 奉給 祭司
Gidip diyorsunuz ki, almak istiyorum, en ucuz fiyatı hanginiz vereceksiniz?Jdete a řeknete, chci nakupovat, kdo mi to prodá za nejlevnější cenu?
Gidip diyorsunuz ki, almak istiyorum, en ucuz fiyatı hanginiz vereceksiniz?売ってくれますか?と言います。 そして、それを行う事で、 それは他の、
Hayır. Bu şekilde izin vermeyeceksin! Doğal karşılıklar vermek için kendine de izin vereceksin.No, no permitirías que eso ocurriera, permitirías que tus respuestas naturales ocurrieran, ¿no?
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .즉시 말씀하실 것 같은데요, 선생님, 16 에 대한 곱셈표를 외우지 않았습니다 라고, 이 문제를 할 수 있는 방법이 없습니다 라고.
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .Nu zul je misschien denken, Sal, ik ken de tafels van 16 niet, dus dit kan ik nooit oplossen.
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .Umiddelbart tænker man måske, at man ikke kan huske 16-tabellen. Det er dog ikke noget problem.
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .Може незабавно да кажете "Сал, не съм научил таблицата за умножение с 16, няма начин да реша тази задача."
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .وربما ستقول بأنك لم تقم بحفظ جدول ال16 لكن لا تقلق سوف احل المسألة
Hemen şunu cevabı vereceksinizdir: ama ben 16'nın çarpım tablosunu ezberlemedim, bunu yapamam. . .サル,私はまだ表の16の段を覚えていません. この問題が解けるわけがありません. 私の答えはこうです.あなたは完全にこれができます.
Her dakika rapor vereceksin.Защо ми каза да замълча?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Ehi, solo perchè ti ho detto di darmi $150, mi dai davvero solo $150?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Hei, imi dai 150 doar pentru ca ti-am zis eu?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Hej tylko dlatego że powiedziałam Ci byś dała mi 150$ zamierzasz mi dać tylko 150$?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Hey, mentang-mentang aku bilang 150. Kamu bener-bener mau ngasih aku 150 saja?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Hey, nur weil ich dich gebeten habe mir 150$ zu geben, gibst du mir wirklich nur 150$?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Juste parce que je te dis de me donner 150$, tu ne m'en donnes vraiment que 150 ?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Έι, επειδή σου ζήτησα $150, πραγματικά θα μου δώσεις μόνο $150;
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?Эй, только потомучто я сказала, ты дашь мне 150$?
Hey, senden 150 $ istedim diye, bana sadece 150 $ mı vereceksin?أنت !! فقط لانني قلت أعطني 150 دولار , حقا سوف تعطيني فقط 150 ؟؟
İnsanlarını kayberdersen, Sadece Dunedain'e hesap vereceksin.Ak sklameš svoj ľud, budeš sa musieť zodpovedať len Dúnadanom.
İnsanlarını kayberdersen, Sadece Dunedain'e hesap vereceksin.Als u uw volk verzaakt, heeft u zich enkel aan de Dúnedain te verantwoorden.
İnsanlarını kayberdersen, Sadece Dunedain'e hesap vereceksin.Ha cserbenhagyod népedet, csak a dúnadánoknak kell elszámolnod.
İlgili Sayfalar