Eğer okulda kalırsam da ( mezun olduktan sonra ), bana imtiyazlı bir görev vereceklerini vadettiler.Ако уча в техния униврситет, дори казаха, че ще ми дадат добра позиция в училището.
Eğer okulda kalırsam da ( mezun olduktan sonra ), bana imtiyazlı bir görev vereceklerini vadettiler.Если я продолжу обучение при школе, сказали, что даже дадут мне постоянную должность.
Eğer okulda kalırsam da ( mezun olduktan sonra ), bana imtiyazlı bir görev vereceklerini vadettiler.אם אני נשאר בתוך בית הספר הם אמרו שהם אפילו יתנו לי משרה קבועה שם
Eğer okulda kalırsam da ( mezun olduktan sonra ), bana imtiyazlı bir görev vereceklerini vadettiler.واذا بقيت في المدرسه قالو انهم سوف يعطوني موقع مثبت هناك
Eğer okulda kalırsam da ( mezun olduktan sonra ), bana imtiyazlı bir görev vereceklerini vadettiler.正教授の席まで与えるって 私は どうして選ばなければ ならないのかって怒られたのに
Force Field indiriğinde, koca POS'u gelip elimize verecekler. hemde ne uğruna! Bizim PvP Commander'ımız nerde?Che cosa mi direbbero le persone se regalassi un telegramma cantato!!!!... ma ve ndati sciuti te capu!!!!!
Gerçekten onu bana verecekler mi? Büyükbabamın günlüğü mü?Αλλά, είπε πως θα το επιστρέψει, το ημερολόγιο του παππού μου;
Gerçekten onu bana verecekler mi? Büyükbabamın günlüğü mü?لكن هل قال انه سيعيد مذكرات جدي؟
Gerçekten onu bana verecekler mi?De tényleg azt mondták, hogy visszaadják?
Gerçekten onu bana verecekler mi?Ils vont vraiment me le donner ?
Günlük harcırah olarak 25 kron verecekler. Belki biraz biriktirebiliriz.Jag får 25 spänn i dagtraktamente.
Günlük harcırah olarak 25 kron verecekler. Belki biraz biriktirebiliriz.Možná trochu ušetřím z denních diet.
Günlük harcırah olarak 25 kron verecekler. Belki biraz biriktirebiliriz.Θα έχουμε 25 κορώνες τη μέρα για τα έξοδα... έτσι μπορεί να μου περισσέψουν κάποια χρήματα.
Günlük harcırah olarak 25 kron verecekler.Mi pagheranno 25 corone di trasferta al giorno.
Günlük harcırah olarak 25 kron verecekler.Może coś odłożę z dniówki.
İlkinde insanlar, isimlerini yazıp, harf çiftlerini bulup, gözlemciye verecekler.V prvním scénáři
İnsanlar paralarını dolardan sterline çevirmeye karar vereceklerAmeričané budou směňovat dolary za libry.
İnsanlar paralarını dolardan sterline çevirmeye karar vereceklerLudzie mogą stwierdzić: "Hej, wymienię moje pieniądze z dolarów na funty szterlingi
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Aquellos que puedan liberarse contra todos los pronósticos sin duda serán una inspiración para los demás.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Ein Volk, das sich selbst befreien kann gegen alle Widerstände würde sicher andere inspirieren.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Folk som lyckas befria sig mot alla odds kommer utan tvekan att vara en inspirationskälla för andra.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.La gente che sa liberarsi dalle diseguaglianze sono sicuramente un'ispirazione per gli altri.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Ljudje, ki so se uprli, kjer je upor skoraj nemogoč, bodo zagotovo navdahnili druge.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Ľudia, ktorí sa dokážu oslobodiť aj cez absolútnu nepriazeň, nepochybne inšpirujú ďalších.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Ludzie, którzy wbrew wszystkiemu potrafią się wyzwolić na pewno staną się inspiracją dla innych.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Os povos que queriam viver em liberdade podiam inspirar outros.
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Rakyat yang mampu melakukan hal yang seakan tidak mungkin... ...pasti akan menjadi inspirasi lainnya
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.Народ, который смог освободиться от всех многочисленных врагов, наверняка вдохновит других
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.אנשים המסוגלים לשחרר את עצמם ,כנגד כל הסיכויים .לבטח יתנו השראה לאחרים
Kendilerini tüm dalaverelerden sıyırmış insanlar tabi ki diğerlerine ilham vereceklerdir.他国にも広がります どのような権利を
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›A navrátia sa Chaldeji a budú bojovať proti tomuto mestu a vezmú ho a spália ho ohňom.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›De Babyloniërs zullen daarna terugkomen en Jeruzalem innemen en platbranden.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Entonces los caldeos volverán a combatir contra esta ciudad; la tomarán y la incendiarán
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›És visszatérnek a Káldeusok, és ostromolják e várost, és beveszik azt, és megégetik tûzzel.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›et les Chaldéens reviendront, ils attaqueront cette ville, ils la prendront, et la brûleront par le feu.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›E voltarão os caldeus, e pelejarão contra esta cidade, e a tomarão, e a queimarão a fogo.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›iar Haldeii se vor întoarce, vor bate iarăş cetatea aceasta, o vor lua, şi o vor arde cu foc.``
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›i Caldei ritorneranno, combatteranno contro questa città, la prenderanno e la daranno alle fiamme»
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›In Kaldejci se vrnejo in bodo oblegali to mesto, in ga bodo vzeli ter sežgali z ognjem.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›I wrócą się zasię Chaldejczycy, i będą walczyli przeciwko temu miastu, i wezmą je, i spalą je ogniem.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Kaldejští pak navrátí se zase, a bojovati budou proti městu tomuto, a vezmouce je, vypálí je ohněm.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›갈대아인이 다시 와서 이 성을 쳐서 취하여 불사르리라
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Lalu orang Babel akan kembali dan menyerang kota ini, serta mengalahkan dan membakarnya
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Những người Canh-đê sẽ trở lại, đánh thành nầy, chiếm lấy, và dùng lửa đốt đi.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Những người Canh-đê sẽ trở_lại , đánh thành nầy , chiếm lấy , và dùng lửa đốt đi .
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›og Kaldæerne skal vende tilbage og angribe denne By, indtage og afbrænde den.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›og kaldeerne skal komme igjen og stride mot denne by, og de skal innta den og brenne den op med ild.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›Sitten kaldealaiset tulevat takaisin ja sotivat tätä kaupunkia vastaan, valloittavat sen ja polttavat tulella.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›und die Chaldäer werden wiederkommen und wider diese Stadt streiten und sie gewinnen und mit Feuer verbrennen.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›а Халдеи снова придут и будут воевать против города сего, и возьмут его и сожгут его огнем.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›И халдейците пак ще дойдат и ще воюват против тоя град, ще го превземат, и ще го изгорят с огън.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›ושבו הכשדים ונלחמו על העיר הזאת ולכדה ושרפה באש׃
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›ويرجع الكلدانيون ويحاربون هذه المدينة وياخذونها ويحرقونها بالنار.
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›迦 勒 底 人 必 再 來 、 攻 打 這 城 . 並 要 攻 取 、 用 火 焚 燒
Kildaniler de dönecek; bu kentle savaşıp onu ele geçirecek, ateşe verecekler.›迦勒 底 人 必 再 來 、 攻打 這城 . 並要 攻取 、 用 火焚燒
Ne söylediđimiz önemli deđil, yanýt verecekleri tek ţey güç ve sosyal parçalanma tehdididir.사건의 발단이었습니다." "경찰은 모호크 족의 공격으로 부서진 경찰차와
Ne söylediđimiz önemli deđil, yanýt verecekleri tek ţey güç ve sosyal parçalanma tehdididir."Polisen backade lika abrupt som de attackerade, Vanarna lämnades kvar.
Ne söylediđimiz önemli deđil, yanýt verecekleri tek ţey güç ve sosyal parçalanma tehdididir."Poliția s-a retras la fel de brusc cum a atacat, lăsând în urmă mașinile.
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.In zbor ju bo pobijal s kamenjem in prebodel z meči; njiju sinove in hčere pomore in z ognjem požgo njih hiše.
Onları taşa tutacak, kılıçlarıyla parçalayacaklar; oğullarını, kızlarını öldürecek, evlerini ateşe verecekler.그 군대가 그들을 돌로 치며 칼로 죽이고 그 자녀도 죽이며 그 집들을 불사르리라