vereceğiz ile cümle
vereceğiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hırvatistan'ın nereye gittiğine, 21'inci yüzyıla mı yoksa geriye mi gittiğine karar vereceğiz.We will decide where Croatia is heading, to the 21st century or back in time.
Protestolara devam edip etmemeye ondan sonra karar vereceğiz", dedi.After that, we will decide on the potential resumption of protests," Erdelji said.
Biz onun onu denemesine izin vereceğiz.Wir werden ihm erlauben, es zu versuchen.
Eyleme 15-20 günlük mola vereceğiz" dedi.Gebrütet wird 15 bis 20 Tage.
Daha sonra karar vereceğiz.On va décider plus tard.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Partout où il est maintenant, leur frère doit être très fier ».
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.А если кто добровольно совершает доброе дело, то тем лучше для него.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."Другие обещают России все, но во сне они видят себя в объятиях Турции».
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.«ما أكثر الصالحين، وأقل الصادقين في الصالحين».
Burada birkaçını vereceğiz: İlk iki ifadede a, tabandır.بل إهداء آخر - الوصية الأولى - "أ"هي:وَصايا...
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Ela será esposa de seu filho quando crescer, e será famosa no mundo inteiro."
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.Daardoor remt één remsegment (het oplopende) beter dan het andere (lossende).
Daha sonra karar vereceğiz.Wij zullen later besluiten.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."W ten sposób wyeliminujemy obcych , którzy kontrolują nasz rynek i oddamy go Turkom.”
Eğer nebiz içerse sana dünyaları vereceğiz deseler gereğine inanmadığım için içmem."Пива-бо пити, казав ти, не стану, якщо не наллють нам обом».
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.Spíše než jej trestat za špatné věci je lepší chválit jej za ty dobré.
Burada maç yapıp yapmayacağımıza daha sonra karar vereceğiz.Hráči se poté rozhodli v zápase nepokračovat.
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.Dari bahan-bahan tersebut, dapat diolah (dibuat kerajinan) barang yang lebih baik.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.お父さんに感謝しないとね」と激賞され、父親を許す気持ちが生まれる。
Burada maç yapıp yapmayacağımıza daha sonra karar vereceğiz.その後も競技を続けるかについては未定。
Doğum gününde ona bir hediye vereceğiz.私たちは誕生日に彼女にプレゼントをあげるつもりだ。
Mevcut resim üzücü ve normalleşmesi için herhangi bir destek vereceğiz.目前的情形让我们感到悲伤,我们会为局势正常化提供任何援助。
Güzel düşünüp güzel iş yapanlara daha fazlasını da vereceğiz.지어지선(止於至善) : 최선을 다하여 가장 합당하고 적절하게 처신하고 행동한다.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.낳아주시고 키워주신 은혜에 감사한다."며 동생 최진영에게는 엄마를 잘모시라고 당부하였다.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."הבט, אם נשחרר את העם העיראקי, יכבדו אותנו בעולם הערבי".
30 yıldır, NASA'nın gerekliliğini sorguladılar. Bugün onlara cevap vereceğiz.Akik eddig kételkedtek a NASA-ban, most nem fognak.
30 yıldır, NASA'nın gerekliliğini sorguladılar. Bugün onlara cevap vereceğiz.Dneska uvidíme, jestli NASA k něčemu je.
30 yıldır, NASA'nın gerekliliğini sorguladılar. Bugün onlara cevap vereceğiz.Nu leren ze waarom de NASA bestaat.
30 yıldır, NASA'nın gerekliliğini sorguladılar. Bugün onlara cevap vereceğiz.On va enfin leur montrer à quoi sert la NASA.
30 yıldır, NASA'nın gerekliliğini sorguladılar. Bugün onlara cevap vereceğiz.لمدة 30 سنة وهم يسألون ناسا اليوم سوف نعطيهم الإجابة
Adam: Bobby, in aşağı. Hadi şimdi annenin uyumasına izin vereceğiz.남자: 바비, 내려와. 엄마 주무셔야 돼.
Adam: Bobby, in aşağı. Hadi şimdi annenin uyumasına izin vereceğiz.الرجل: بوبي، انزل. سنترك ماما تنام.
Adam: Bobby, in aşağı. Hadi şimdi annenin uyumasına izin vereceğiz.ボビー: ちぇっ
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Alleen de x blijft over.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.A végén csak az x marad.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Cela va juste se retrouver avec un x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Das ergibt dann dieses x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Esse algo. Que só vai acabar com um x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Na końcu zostaje tylko x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Sólo va a final con una x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Takže mi ostane samotné x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Takže mi zůstane samotné x.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Vi ender altså med at have x her.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.'어떤 수" 만 남게 되겠죠. 그러면 x 만 남을 거에요.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Αυτό ακριβώς πρόκειται να μείνει με ένα χ.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Тобто зліва залишається х.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.То есть в левой части останется только х.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.Ще има резултат един х.
'bir şey' olmalı. buna x değeri vereceğiz.شيء ما . ذلك سوف ينتهي فقط ب X .
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.3番と4番の絵が残っているみたいです"と
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Chúng tôi sẽ đưa cho bạn như một phần thưởng để mang về nhà.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz. Elimizde 3. ve 4. resimden var." diyoruz deneğe.Ludzie zwykle wybierają numer trzy, bo podobał im się odrobinę bardziej niż czwórka.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Îţi vom da unul ca premiu de luat acasă.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Jeden Vám za odměnu dáme.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Kami akan memberikan sebagai hadiah untuk Anda bawa pulang.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.참가자들에게 하나씩 선물로 준다고 했습니다.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Nous allons vous en offrir une
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Önnek adunk egyet díj gyanánt, amit hazavihet.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Palkintona saatte viedä yhden niistä kotiin.
Bir tanesini size hediye olarak vereceğiz.Te vamos a dar una como premio para que lleves a casa