• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• uudistamalla ympäristökeskuksen rakennetta herkemmin ja joustavammin reagoivaksi;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• ved gennem reorganisering at gøre agenturet mere tilpasningsdygtigt og fleksibelt
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Αναδιοργανώνοντας τον Οργανισμό έτσι ώστε να είναι πιο αποτελεσματικός και ευέλικτος
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• като се реорганизираме, за да направим Агенцията по-отзивчива и гъвкава;
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Coronel, ¿me puede dar fuego?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Coronel, pode dar-me lume?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Eversti, voisitteko antaa tulta?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Har du eld, överste?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Har du ild, oberst?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Może mi pan podać ogień?
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Συνταγματάρχα, θα μου το ανάψετε;
Albay, ateşinizi verebilir misiniz?Полковник, дадите мне закурить?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Aber die eigentliche Frage ist, ob wir durch diesen Prozess alle Verantwortung übernehmen?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Dar întrebarea e: pe parcursul procesului ne vom devota cu toţii?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?그런데 중요한점은, 이런 절차들을 통해, 우리 모두가 진정으로 노력하게 될가요?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Maar de vraag is of wij via dit proces allemaal geëngageerd zullen worden?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Mais la vraie question, c'est de savoir si à la fin de ce procédé on se sera tous engagés.
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Ma la domanda vera e propria è: servirà questo processo in cui tutti ci impegneremo?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Najistotniejsze jest pytanie: Czy naprawdę się zaangażujemy?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Nhưng câu hỏi là trong suốt quá trình liệu tất cả mọi người có cam kết không?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Pero la verdadera pregunta es, ¿por medio de este proceso nos habremos comprometido todos?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Το ερώτημα, βέβαια, είναι στην πορεία θα είμαστε όλοι αφοσιωμένοι;
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Но в действительности вопрос вот в чем: через этот процесс станем ли мы все ответственны за результат?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?Но истинския въпрос е, дали чрез този процес ще се ангажираме?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?אבל השאלה האמיתית היא, דרך התהליך הזה האם נהפוך כולנו למחויבים לזה?
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?لكن السؤال فعلًا هو، خلال هذه العملية هل سنصبح كلنا ملتزمين؟
Ama asıl soru, tüm bu süreçte bizde tam anlamıyla söz verebilir miyiz?しかしここで 本質的な疑問が残ります このプロセスで本当に皆 本気でやり遂げる気に なれるのでしょうか? もしそうなら この約束を 今一度明言し 進捗管理し
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Aber sie können die Windschutzscheibe beschädigen, was nicht gerade glücklich macht.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Ale mogą one uszkodzić szybę, co raczej wam się nie spodoba.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Ale môžu vám poškodiť predné sklo, takže to vám neurobí radosť.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Dar îți pot sparge parbrizul, și nu îți convine.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.그러나 이것들은 차 앞유리에 손상을 입힐 수 있습니다 그러면 여러분은 더 이상 즐겁지 않을 겁니다.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Ma possono danneggiare il parabrezza, e questo non va bene.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Men de kan beskadige ens forrude, så det er man ikke glad for.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Namun batu ini dapat merusak kaca depan Anda, sehingga Anda tidak akan menyukainya.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Nhưng chúng có thể làm hư cửa kính xe hơi của bạn. Vì vậy bạn không vui với điều đó.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Pero le pueden dañar su parabrisas, y no estarán felices con eso.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Podem causar dano ao seu para-brisas, e você não quer isso.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Αλλά μπορεί να κάνουν ζημιά στο παρμπρίζ σας, οπότε, δεν είστε ευχαριστημένοι με αυτό.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Але вони можуть пошкодити ваше лобове скло, і звісно, ви будете від цього не в захваті.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Но они могут повредить ваше лобовое стекло, а это никому не понравится.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.Тези камъни могат да повредят стъклото на колата ви. Никой не иска това.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.אבל הן יכולות לגרום נזק לשמשה הקדמית שלכם, אז זה לא משמח.
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.لكن يمكن أن يتحطم و يتعرض لتعرية الرياح الشيء الذي لن نكون سعداء به
Ama bunlar ön camınıza hasar verebilir, bu da hoşunuza gitmez.これは好ましくありませんね 剥離が さらに進んでしまうと
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.De a világnak megengedheted, hogy azt gondolja, valaki vagy. De te, te tudod, hogy senki vagy.
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.Ma possiamo lasciare che il mondo pensi che tu sei un qualcuno, ma tu, tu sai di non essere nessuno. [donna]:
Ama dünyanın seni birkimse sanmasına izin verebiliriz, ama sen, sen hiçkimse olduğunu bil.Pero podemos dejar que el mundo crea que eres alguien, pero tú, tú sabes que no eres nadie. [I]:
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Aber jedenfalls könnte er Fragen zu beantworten.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale v každém případě by mohl odpovídat na otázky.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale v každom prípade by mohol odpovedať na otázky.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ale w każdym razie może on odpowiadać na pytania.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ampak v vsakem primeru bi ga lahko odgovarja na vprašanja.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Dar, în orice caz, el ar putea să răspundă la întrebări.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.De mindenesetre talán válaszolni a kérdésekre.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.머리의 상단. 그러나 어떤 속도로 그 질문에 대답 수 있습니다.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Ma ad ogni modo egli potrebbe rispondere alle domande.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Maar in ieder geval hij zou vragen te beantwoorden.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Mais en tout cas, il pourrait répondre aux questions.
Ama her halükarda o sorulara yanıt verebilir.Mas de qualquer forma ele poderia responder a perguntas.