Ana içeriğe geç
Sözlük

vere ile cümle

vere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, nasıl başlayacağına için karar veremedi.Tom couldn't decide how to begin.
Tom dünkü testte bile bir soruya bile cevap veremedi.Tom couldn't answer even one question on yesterday's test.
Tom tüm sorulara cevap veremedi.Tom couldn't answer all of the questions.
Tom, işe mi gireceğine yoksa üniversiteye mi gideceğine karar veremiyor.Tom can't make up his mind whether to get a job or to go to college.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which camera to buy.
Tom bir Toyota mı yoksa bir Ford mu alıp almayacağına karar veremiyor.Tom can't decide whether to buy a Toyota or a Ford.
Tom bu akşam ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do this evening.
Sen bütün gerçekleri ona söylemezsen, Tom karar veremez.Tom can't decide unless you tell him all the facts.
Tom ne ısmarlayıp ısmarlamayacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to order.
Tom sorunuza cevap veremez.Tom can't answer your question.
Tom asla karar verebilecek gibi görünmüyor.Tom can never seem to make up his mind.
Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.If you ever do anything to hurt Tom, I'll kill you.
Tom detayları daha sonra Mary'ye verecektir.Tom will give Mary the details later.
Tom Mary'nin sorusuna cevap veremedi.Tom wasn't able to answer Mary's question.
Tom Mary'ye onu yapması için izin veremediğini söyledi.Tom told Mary that he couldn't allow her to do that.
Tom Mary'ye biraz para verebileceğini söyledi.Tom said he could give Mary some money.
Tom Mary'nin sorusuna nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer Mary's question.
Tom Mary'nin tüm sorulara yanıt veremedi.Tom couldn't answer all of Mary's questions.
Tom Mary'ye cevap veremediği bir sürü soru sordu.Tom asked Mary many questions that she couldn't answer.
Tom ve Mary önümüzdeki cuma akşamı bir hoş geldin partisi verecek.Tom and Mary are having a house-warming party this coming Friday evening.
Bana bir kalem ödünç verebilir misin?Can you loan me a pen?
Başkanlık için kime oy vereceksin?Who will you vote for for president?
Parayı veren düdüğü çalar.You get what you pay for.
Kitabı kime vereceksin?Who will you give the book to?
Bugün sana yanıt veremem.I can't give you the answer today.
Şöminemin üstünde asılı duran tabloyu bana veren kişi Tom'du.Tom was the one who gave me the painting that's hanging above my fireplace.
Tom Mary'ye biraz para ödünç verebileceğini sandığını söyledi.Tom said he thought he could lend Mary some money.
Tom'un hediye olarak vereceği çok şeyi var.Tom has many things to give away.
Tom'un önümüzdeki Pazartesi gününden önce vereceği önemli bir kararı var.Tom has an important decision to make before next Monday.
Tom Mary'nin onun sorusuna cevap vereceğini gerçekten beklemiyordu.Tom didn't really expect Mary to answer his question.
Tom Mary'ye nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to respond to Mary.
Tom nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to reply.
Tom nasıl tepki vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to react.
Tom basit sorulara bile cevap veremedi.Tom couldn't even answer the simple questions.
Tom işe kimi atayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide who to assign the job to.
Tom kimin terfi ettirilmesi gerektiğine karar veremedi.Tom couldn't decide who should get promoted.
Tom ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to plant the tree.
Tom nerede yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to eat.
Tom ne yiyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what to eat.
Tom ne alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to buy.
Tom hangi CD'yi dinleyeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide what CD to listen to.
Tom hangi kitabı okuyacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what book to read.
Tom Mary'ye rüşvet veremedi. Fakat, denedi.Tom couldn't bribe Mary. However, he tried.
Eğer isteseydi Tom bana biraz nasihat verebilirdi.Tom could've given me some advice if he'd wanted to.
Tom kesinlikle nasıl parti vereceğini biliyor.Tom certainly knows how to party.
Tom, geçmişin gitmesine izin veremez.Tom can't let go of the past.
Tom şu anda sana bir cevap veremez.Tom can't give you an answer now.
Tom balo için kime ricada bulunması gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide who he should ask to the prom.
Tom hangi yaklaşımı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which approach to take.
Tom gidip gitmemesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide whether he should go.
Tom nereye gideceğine karar veremiyor.Tom can't decide where to go.
Tom ne zaman gitmesi gerektiğine karar veremiyor.Tom can't decide when he should leave.
Tom ne yapacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to do.
Tom ne alacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to buy.
Tom sana yarın bir cevap verebilir.Tom can give you an answer tomorrow.
Tom'un doğru kararı vereceğine dair aklımda hiç şüphe yoktu.There was no doubt in my mind that Tom would make the right decision.
Öğretmen Tom'a ona bir C 'den daha yüksek bir şey veremediğini söyledi.The teacher told Tom that he couldn't give him anything higher than a C.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.I had a feeling that Tom and Mary would decide not to buy that house.
Üzgünüm fakat gelecek hafta sana arabamı ödünç veremem.I'm sorry, but I can't lend you my car next weekend.
Makul düzeyde istediğin bir şeyi sana vereceğim.I'll give you anything you want within reason.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod