Ana içeriğe geç
Sözlük

vere ile cümle

vere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin buna izin vereceğini düşünmemişti.Tom didn't think Mary would allow it.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına izin verecek mi?Will Tom permit Mary to do that?
Bence Tom sonunda vazgeçecek ve başkasının bunu yapmasına izin verecek.I think Tom will eventually give up and let someone else do that.
Sana istediğin her şeyi veremem.I can't give you everything you want.
Tom'un tekrar kazanmasına izin veremezsin.You can't allow Tom to win again.
Sanırım Tom bunu yapmamıza izin verecek.I think Tom will let us do that.
Tom'un gitmesine izin veremezsin.You can't let Tom leave.
Tom'un kazanmasına izin veremeyiz.We can't let Tom win.
Tom'un bunu yapmasına izin vereceğim.I'll let Tom do that.
Bana Mary'nin telefon numarasını veren kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave me Mary's phone number.
Tom Mary'ye moral verebildiğini umuyordu.Tom was hoping he could cheer Mary up.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vereceğini söyledi.Tom said he was going to let Mary win.
Tom kazanmana izin verecek.Tom will let you win.
Gerçekten Tom'un Mary'ye yardım etmene izin vereceğini mi düşünüyorsun?Do you really think Tom will let you help Mary?
Bu kitapları onları kim isterse vereceğim.I'll give these books to whoever wants them.
Tom Mary'nin onun araba kullanmasına izin vereceğini düşünmüyordu.Tom didn't think Mary would let him drive.
Tom muhtemelen Mary'nin araba sürmesine izin verecek.Tom is probably going to let Mary drive.
Tom'un araba sürmeme izin vereceğini düşünmedim.I didn't think Tom would let me drive.
Tom'un araba sürmesine gerçekten izin verecek misin?Are you really going to let Tom drive?
Tom, Mary'nin artık bunu yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that anymore.
Tom Mary'nin bunu bir daha yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that again.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin verecek.Tom is going to let Mary win.
Tom seni mahkemeye verecek.Tom is going to sue you.
Tom, Pazartesi akşamı Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary Monday evening.
Tom, Mary'nin John'un araba kullanmasına izin vereyeceğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would let John drive.
Tom hızlı bir mola verecek.Tom is going to take a quick break.
Aldatılmamıza izin veremeyiz.We can't allow ourselves to be deceived.
Tom oy veremeyecek kadar küçük olduğunu söyledi.Tom said that he was too young to vote.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına izin vereceğini söyledi.Tom said that he was going to allow Mary to do that.
Verecek zor bir kararım var.I have a difficult decision to make.
Kimin işe alması gerektiğine ben karar veremem.I can't decide who I should hire.
Bunu nereye koyacağıma karar veremiyorum.I can't decide where to put this.
Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.I'm the one who gave Tom the painting that's hanging above his fireplace.
Bunu sana henüz veremem.I can't give this to you yet.
Bunu sana şimdi veremem.I can't give this to you now.
Bu kitabı yarın Tom'a geri vereceğim.I'll give this book back to Tom tomorrow.
Tom'a o siyah gözü veren kişi benim.I'm the one who gave Tom that black eye.
Tom sana bir şans daha verecek.Tom will give you another chance.
Tom sana bir başka şans verecek.Tom will give you another chance.
Sözleşme en düşük teklif verene verildi.The contract was awarded to the lowest bidder.
Bana bunu verebilir miydin?Could you give me this?
Bana bunu verebilir misin?Could you give me this?
Tom'a oy verecek misin?Will you vote for Tom?
Eğer verebilecek param olsaydı Tom'a biraz para verirdim.I would have given Tom some money if I had had any to give.
Eğer verebilecek biraz param olsaydı Tom'a biraz para verirdim.I would've given Tom some money if I'd had any to give.
Tom'un istediğini yapmasına izin vereceğim.I'm going to let Tom do what he wants.
Aramana cevap veremediğim için kusura bakma Tom.I'm sorry for missing your call, Tom.
Tom'a açıklamak için bir şans verelim.Let's give Tom a chance to explain.
Bunu sana geri vereceğim.I'll give that back to you.
Eve erken gitmene izin vereceğim.I'll let you go home early.
Mary'ye numaramı veren kişi Tom'du.Tom was the one who gave Mary my number.
İşleri halletmene izin vereceğim.I'll let you handle things.
Biraz dinlenmene izin vereceğim.I'll let you rest a little.
Sana birkaç dakika daha vereceğim.I'll give you a couple more minutes.
Bunu ve şunu sana vereceğim.I'll give you this one and that one.
Bunu düşünmen için sana zaman vereceğim.I'll give you time to think it over.
Bunun hakkında düşünmen için sana biraz zaman vereceğim.I'll give you some time to think about it.
Bunu düşünmek için sana birkaç gün daha vereceğim.I'll give you another couple of days to think it over.
Paran yoksa biraz borç verebilirim.If you don't have any money, I'll lend you some.
Tom size haber verecek.Tom will let you know.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod