Ana içeriğe geç
Sözlük

vere ile cümle

vere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Soruma yanıt veremedi.He was unable to answer my question.
Soruma cevap veremedi.She was unable to answer my question.
Leyla'nın annesi ona en çok zarar veren kişidir.Layla's mother is the person that hurt her the most.
Tom'un Mary'ye çiçekler vereceğini sanıyordum.I thought Tom was going to give Mary flowers.
Tom bize istediğimizi verecek.Tom will give us what we want.
Tom'un bunu tekrar yapmasına izin veremezsin.You can't let Tom do that again.
Tom'un bunu yapmana izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would've allowed you to do that.
Tom'un sorusuna nasıl cevap vereceğinden emin değildim.I wasn't sure how to answer Tom's question.
Tom'a nasıl cevap vereceğimi bilmiyordum.I didn't know how to answer Tom.
Tom 2013'te veremden öldü.Tom died of tuberculosis in 2013.
Ne zaman mola vereceksin?When will you take a break?
Bana bir tavsiye verebilir misin?Can you give me any advice?
Tom, Mary'ye istediği her şeyi verecek.Tom will give Mary everything she wants.
Tom, Mary'ye ihtiyacı olan her şeyi verecek.Tom will give Mary everything she needs.
Tom'un bunu yapmamıza izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let us do that.
Bunu yapmama izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know you were going to allow me to do that.
Sana istediğin her şeyi veremem.I can't give you everything you want.
Tom'un tekrar kazanmasına izin veremezsin.You can't allow Tom to win again.
Tom'un bana zarar vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom would hurt me.
Tom'un gitmesine izin veremezsin.You can't let Tom leave.
Tom'un kazanmasına izin verelim.Let's let Tom win.
Tom'un Mary'nin bunu yapmasına izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let Mary do that.
Yalnız gitmenize izin veremem.I can't let you go alone.
Bunu sana ödünç veremem.I can't lend this to you.
Tom kazanmana izin verecek.Tom will let you win.
Tom'un araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know you were going to let Tom drive.
Tom'un Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going to let Mary drive.
Bunu yapmana izin vereceğimi sanma.Don't think that I'm going to let you do that.
Tom, Mary'nin araba sürmesine izin vereceğini söyledi.Tom said he was going to let Mary drive.
Tom, Mary'nin bunu tek başına yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that by herself.
Tom'un araba kullanmama izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure Tom would let me drive.
Tom'un araba sürmeme izin vereceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will let me drive?
Tom Mary'nin bunu bir daha yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that again.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin verecek.Tom is going to let Mary drive.
Tom Mary'nin bunu yapmasına izin veremez.Tom can't let Mary do that.
Mesajını Tom'a vereceğim.I'll give Tom your message.
Araba sürmene izin veremem.I can't let you drive.
Tom Mary için bir doğum günü partisi verecek.Tom is going to have a birthday party for Mary.
Tom, Mary'nin onun araba sürmesine izin vereceğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would let him drive.
Tom bu gece parti verecek.Tom is going to have a party tonight.
Tom muhtemelen Mary'nin kazanmasına izin verecek.Tom is likely to let Mary win.
Aldatılmamıza izin veremeyiz.We can't allow ourselves to be deceived.
Tom'un onu öpmeme izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let me kiss him.
Verecek zor bir kararım var.I have a difficult decision to make.
Neye ihtiyacın olursa sana ödünç vereceğim.I'll lend you whatever you need.
Şu anda hiçbir telefona cevap veremem.I can't take any calls right now.
Şu an hiçbir aramaya cevap veremem.I can't take any calls right now.
İhtiyacın olan şeyi sana ödünç vereceğim.I'll lend you what you need.
Bu kitabı yarın Tom'a geri vereceğim.I'll give this book back to Tom tomorrow.
Tom'un Mary'nin onu yapmasına izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure that Tom would let Mary do that.
Tom'un onu yapmama izin vereceğinden emin değilim.I'm not sure that Tom would let me do that.
Bana para ödünç vereceklerini söylediler.They said they'd loan me the money.
Tom bize zarar veremez.Tom can't hurt us.
Tom sana bir şans daha verecek.Tom will give you another chance.
Tom sana bir başka şans verecek.Tom will give you another chance.
Bana bunu verebilir miydin?Could you give me this?
Bana bunu verebilir misin?Could you give me this?
Sami sana telefon numarasını veremez.Sami can't give you his phone number.
Dikkatli olmazsan kendine zarar vereceksin.You're going to hurt yourself if you aren't careful.
Belki Tom bunu yapmamıza izin verecek.Maybe Tom will let us do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod