Ana içeriğe geç
Sözlük

verdin ile cümle

verdin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Dobbiamo cambiare noi stessi con le nostre mani Ci hai dato molto ed il resto tocca a noi
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Du gav oss mycket ochvad som finns kvar vi borde göra Ibland kan vi oroar att du blir ett minne
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Ei, ei Praça.
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Il nous faut nous changer de nos propres mains. Tu nous as beaucoup donné, nous devons faire le reste.
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Onmagunkat kell megvaltoztatni. Sokat kaptunk toled a tobbi a mi feladatunk.
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Vi er noed til at aendre os selv med vore haender Du gav os en masse og resten er op til os
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.We moeten het zelf veranderen met onze handen. Je gaf ons veel en de rest is aan ons.
Önce kendimizden başlamalı değişim, sen bize çok şey verdin.Πρέπει με τα χέρια μας να αλλάξουμε τον εαυτό μας. Μας έδωσες πολλά και τα υπόλοιπα είναι στο χέρι μας.
Onlara 50 verdiniz.50달러는 환전하게 디면,
Onlara 50 verdiniz.Dali jste jim 50.
Onlara 50 verdiniz.Você deu 50 a eles.
Onlara 50 verdiniz.Дали сте им 50.
Onlara 50 verdiniz.اعطيتهم 50
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Signore, Dio degli eserciti, fino a quando fremerai di sdegno contro le preghiere del tuo popolo
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.(79:6) Ты напитал их хлебом слезным, и напоил их слезами в большой мере,
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.(80:6) Tu les nourris d`un pain de larmes. Tu les abreuves de larmes à pleine mesure.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Chúa đã nuôi chúng nó bằng bánh giọt lệ, Và cho chúng nó uống nước mắt đầy đấu.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Chúa đã nuôi chúng_nó bằng bánh giọt lệ , Và cho chúng_nó uống nước_mắt đầy đấu .
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Du har givet os Tårebrød at spise, Tårer at drikke i bredfuldt Mål.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Du speisest sie mit Tränenbrot und tränkest sie mit großem Maß voll Tränen.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.HERE, God van de hemelse legers, blijft Uw toorn nog lang gericht tegen Uw volk, ondanks onze gebeden?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Herra, Jumala Sebaot, kuinka kauan sinä annat vihasi suitsuta, kun sinun kansasi rukoilee?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Herre, Gud, hærskarenes Gud hvor lenge har du latt din vrede ryke uten å ense ditt folks bønn!
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.HERRE Gud Sebaot, huru länge skall du vredgas vid ditt folks bön?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Hospodine, Bože Zástupov, až dokedy budeš horieť hnevom na modlitbu svojho ľudu?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Hospodine Bože zástupů, dokudž se přísně stavěti budeš k modlitbám lidu svého?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Îi hrăneşti cu o pîne de lacrămi, şi -i adăpi cu lacrămi din plin.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Kauberi kami tangisan untuk makanan, air mata berlimpah untuk minuman
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.주께서 저희를 눈물 양식으로 먹이시며 다량의 눈물을 마시게 하셨나이다
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Nos has dado a comer pan de lágrimas. Nos has dado a beber lágrimas en abundancia
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Panie, Boże zastępów! dokądże się będziesz gniewał na modlitwę ludu swego?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Pasel si jih s solznim kruhom in piti si jim dal solz obilo mero.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Seregeknek Ura, Istene: meddig haragszol a te népednek könyörgésére?
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Tu os alimentaste com pão de lágrimas, e lhes deste a beber lágrimas em abundância.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Τρεφεις αυτους με αρτον δακρυων και ποτιζεις αυτους αφθονως με δακρυα.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.Даваш им да ядат хляб със сълзи. И поиш ги изобилно със сълзи.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.האכלתם לחם דמעה ותשקמו בדמעות שליש׃
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.‎قد اطعمتهم خبز الدموع وسقيتهم الدموع بالكيل‎.
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.你 以 眼 淚 當 食 物 給 他 們 喫 、 又 多 量 出 眼 淚 給 他 們 喝
Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin, Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.你 以 眼淚 當 食物 給 他 們喫 、 又 多 量出 眼 淚給 他 們喝
Onlara sen onay verdin.Kau yang menandainya.
Onlara sen onay verdin.싸인 하셨잖아요?
Onlara sen onay verdin.Los autorizaste.
Onlara sen onay verdin.Você assinou por eles.
Onlara sen onay verdin.Ви самі підписали.
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Dengan kuasa-Mu yang baik Kauajar mereka. Mereka makan manna dan minum air secukupnya
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.Diste tu buen Espíritu para enseñarles. No retiraste de su boca tu maná, y les diste agua para su sed
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.또 주의 선한 신을 주사 저희를 가르치시며 주의 만나로 저희 입에 끊어지지 않게 하시고 저희의 목마름을 인하여 물을 주시사
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.ורוחך הטובה נתת להשכילם ומנך לא מנעת מפיהם ומים נתתה להם לצמאם׃
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.واعطيتهم روحك الصالح لتعليمهم ولم تمنع منّك عن افواههم واعطيتهم ماء لعطشهم
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜 下 你 良 善 的 靈 教 訓 他 們 、 未 嘗 不 賜 嗎 哪 使 他 們 餬 口 、 並 賜 水 解 他 們 的 渴
Onları eğitmek için iyi Ruhunu verdin. Ağızlarından manı eksiltmedin. Susadıklarında onlara su verdin.你 也 賜下 你 良善 的 靈教訓 他 們 、 未嘗不賜嗎 哪 使 他 們餬口 、 並賜 水解 他 們的渴
Onu sıkıştırıp, kendisine "Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum.Nógattam, ugyan árulja már el nekem, miért itt kezelteti magát.
Orada olduğunu biliyorum. Çünkü bana söz verdin.Eu sei que estás aí... ... porque me prometeste uma vez.
Orada olduğunu biliyorum. Çünkü bana söz verdin.Я знаю ты там, потому, что ты обещала мне однажды.
Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.(4:8) Tu mets dans mon coeur plus de joie qu`ils n`en ont Quand abondent leur froment et leur moût.
Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.(4:8) Ты исполнил сердце мое веселием с того времени, как у них хлеб и вино умножились.
Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.Chúa khiến lòng tôi vui mừng nhiều hơn chúng nó, Dầu khi chúng nó có lúa mì và rượu nho dư dật.
Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.Chúa khiến lòng tôi vui_mừng nhiều hơn chúng_nó , Dầu khi chúng_nó có lúa_mì và rượu_nho dư_dật .
Öyle bir sevinç verdin ki bana, Onların bol tahıl ve yeni şaraptan aldığı sevinçten fazla.Du erfreuest mein Herz, ob jene gleich viel Wein und Korn haben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod