Okuldan ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the school.
Ne istersen yapmaya karar verdim.I've decided to do whatever you ask.
Size söz verdim.You have my word on that.
Tom'a biraz şeker verdim.I gave Tom some candy.
Geçen sene Tom'a oy verdim.I voted for Tom last year.
Soruna başka bir bakış açısından yaklaşmaya karar verdim.I've decided to approach the problem from another perspective.
Soruna başka bir açıdan yaklaşmaya karar verdim.I've decided to approach the problem from another angle.
Dün gece uyuyamadım, bu yüzden bir korku filmi izlemeye karar verdim.I couldn't sleep last night, so I decided to watch a horror movie.
Onlara biraz yiyecek verdim.I gave them some food.
Köpeğime Rex adını verdim.I named my dog Rex.
Ben hukuk fakültesine gitmeye karar verdim.I made up my mind to go to law school.
Sana yanıt verdim.I replied to you.
Odaya girmeye karar verdim.I decided to enter the room.
Yeni bir şemsiye almaya karar verdim.I decided to buy a new umbrella.
Çocuğa bir kitap verdim.I gave the boy a book.
Ölüm orucu tutmaya karar verdim.I decided to fast to death.
Onun beni öpmesine izin verdim.I allowed him to kiss me.
Bilimci olmaya karar verdim.I decided to become a scientist.
Ona bütün arayüzü çevireceğime söz verdim.I promised him I'd translate the whole interface.
Sahip olduğum tüm bilgiyi size verdim.I've given you all the knowledge that I have.
Ona biraz para ödünç para verdim ama onu henüz geri ödemedi.I lent him some money, but he hasn't paid it back yet.
Ben birini geri verdim.I gave one back.
Bir gün daha kalmaya karar verdim.I decided to stay one more day.
Tom'a ağlamayacağıma söz verdim.I promised Tom that I wouldn't cry.
Boston'a gitmemeye karar verdim.I've decided not to go to Boston.
Boston'da yaşamamaya karar verdim.I've decided not to live in Boston.
Artık Fransızca okumamaya karar verdim.I've decided not to study French anymore.
Bu öğleden sonra yüzmemeye karar verdim.I've decided not to swim this afternoon.
Ulusal Muhafızlara katılmaya karar verdim.I've decided to join the National Guard.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.I've decided to quit my job and take a trip around the world.
Çok düşündükten sonra teklifi kabul etmemeye karar verdim.After much reflection, I decided not to accept the offer.
Ben hizmetçiye bir gün izin verdim.I gave the maid the day off.
Ona gerçeği söylemeye karar verdim.I decided to tell her the truth.
Her şeyi Tom'a verdim.I gave Tom everything.
Tom'a gerçeği söylemeye karar verdim.I decided to tell Tom the truth.
Bir şey söylemeyeceğime Tom'a söz verdim.I promised Tom I wouldn't say anything.
Yemek yememeye karar verdim.I decided not to eat.
İçmemeye karar verdim.I decided not to drink.
Herkese bir zam vermeye karar verdim.I've decided to give everyone a raise.
Tom'un biraz paraya ihtiyacı vardı bu yüzden ona biraz verdim.Tom needed some money, so I offered to give him some.
Burada çalışmayı bırakmaya karar verdim.I've decided to quit working here.
Kitabı arkadaşıma verdim.I gave the book to my friend.
Ben kadına para verdim.I gave the money to the woman.
Tom'a yanlışlıkla yanlış ilacı verdim.I gave Tom the wrong medicine by mistake.
Özür dilerim, zahmet verdim.I'm sorry I gave you a hard time.
Evet cevabı verdim.I answered yes.
Hayır cevabı verdim.I answered no.
Bunun olmasına nasıl izin verdim?How did I let this happen?
Boston'a taşımamız gerektiğine karar verdim.I've decided we should move to Boston.
Birkaç ekstra gün Bostonda kalmaya karar verdim.I decided to stay a couple extra days in Boston.
Ben geçen hafta baktığımız o çiftliği satın almaya karar verdim.I've decided to buy that farm we were looking at last week.
Tom'a onu benim için almasına izin verdim.I let Tom buy it for me.
Sanat malzemeleri satın alması için Tom'a para verdim.I gave Tom money to buy art supplies.
Zaten sana cevabımı verdim.I've already given you my answer.
Tom'a şunlardan birini verdim.I gave Tom one of those.
Ona sahte bir isim verdim.I gave him a fake name.
Ben zaten sana yarısını verdim.I already gave you half.
Biletleri sana verdim mi?Did I give you the tickets?
Sana yeterince zaman verdim mi?Did I give you enough time?
Onu sana verdim mi?Did I give it to you?