Devlet Simyacısı olduğumu söyleyince girmeme sorun çıkarmadan izin verdiler.Я сказал, что я - Государственный, и меня впустили без проблем.
Diyelim ki A anonim şirketine BB puan verdiler.Corporación A como BB.
Diyelim ki A anonim şirketine BB puan verdiler.彼らは、これらの人達はとても良いけど、
Diyelim ki bu şirketin işleri çok iyi gidiyor ve işi büyütmeye karar verdiler.Nyní řekneme, že tahle firma si vede skutečně dobře a chce expandovat.
Diyelim ki düz amortisman yöntemini kullanmaya karar verdiler.つまり、資産の減価償却が、本質的に
Duruşmasına gittim. Broadmoor'da 14 yıldan sonra, çıkmasına izin verdiler.M-am dus la comisia lui, şi după 14 ani în Bradmoor, l-au lăsat să plece.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Alice와 Bob이 시저 암호법을 사용하여 연락을 해본다고 해봅시다.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Forestil at Alice og Bob beslutter at kommunikere ved hjælp af Caesars ciffer.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Hãy tưởng tượng Alice và Bob quyết định liên lạc với nhau bằng cách dùng mật mã Caesar.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Imagineaza-ti ca Alice si Bob decid sa comunice folosind cifrul lui Caesar
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Imagine que Alice e Bob decidiram se comunicar utilizando a cifra de César.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Imagine que Alice y Bob deciden comunicarse usando el cifrado Cesár.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Imaginez Alice et Bob ont décidé de communiquer en utilisant le chiffrement de César.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Immaginiamo che Alice e Bob decidano di comunicare usando il cifrario di Cesare.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Kuvittele, että Alice ja Bob päättäisivät viestiä käyttäen Ceasar-salausta.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Predstavte si, že Alica a Bob chcú komunikovať a pritom použiť Cézarovu šifru.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Představte si, že Alice a Bob chtějí komunikovat a použít při tom Caesarovu šifru.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Stel je Alice en Bob besluiten elkaar een bericht te sturen met behulp van de Caesar Code.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Wyobraź sobie, że Alicja i Bob decydują się porozumieć używając szyfru Cezara.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Φανταστείτε ότι η Αλίκη και ο Μπομπ θέλουν να επικοινωνήσουν χρησιμοποιώντας τον κώδικα του Καίσαρα.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Представете си, че Алис и Боб са решили да общуват чрез Шифъра на Цезар.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Представьте, что Алиса и Боб решили общаться, используя шифр Цезаря.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .Уявімо що Аліс і Боб вирішили листуватися за допомогою шифра Цезаря
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .תארו שאליס ובוב מחליטים לתקשר באמצעות צופן קיסר.
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .تخيل أن أليس وبوب قررا أن يتواصلا باستعمال شفرة قيصر
Düşünün ki, Kübra ve Göktuğ Sezar şifresi kullanarak iletişim kuramaya karar verdiler. .シーザー暗号を使用します。 まず、彼らは事前に同意する必要があります。
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Beh, perché la strada è più sicura ora," hanno risposto.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Bem, porque a rua agora está mais segura," responderam.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Bueno, porque la calle ahora es más segura", dijeron.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Eh bien, parce que la rue est plus sûre maintenant," ont-il répondu.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler.그는 "거리가 더 안전해졌으니까요"라고 답했습니다.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Lebo ulice sú teraz bezpečnejšie," odpovedali.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Nos, mivel az utca most már biztonságosabb", felelték.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Omdat de straat nu veiliger is", antwoordden ze.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler.Răspunsul: "Pentru că strada acum e mai sigură."
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Tja, weil die Straße nun sicherer ist", antworteten sie.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Ulica zrobiła się bezpieczniejsza" odpowiedzieli.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Vì thành phố giờ đã an toàn hơn,"
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Επειδή ο δρόμος είναι πιο ασφαλής τώρα," απάντησαν.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler.Они ответили: "Ну, потому что улица теперь безопаснее".
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."Тому що вулиця стала безпечнішою" - почув у відповідь.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler."כי הרחוב בטוח יותר כעת," הם ענו.
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler.أجابا: "لأن الشوارع أصبحت آمنة الآن"
"E artık sokaklar güvenli." diye cevap verdiler.「安全? 警官の数が増えたのですか?」 と訊くと
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.그 손을 드는 순간에 복병이 그 처소에서 급히 일어나 성읍에 달려 들어가서 점령하고 곧 성읍에 불을 놓았더라
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên , binh_phục lập_tức đứng_dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành , chiếm lấy và phóng_hỏa nó .
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên, binh phục lập tức đứng dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành, chiếm lấy và phóng hỏa nó.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.והאורב קם מהרה ממקומו וירוצו כנטות ידו ויבאו העיר וילכדוה וימהרו ויציתו את העיר באש׃
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.فقام الكمين بسرعة من مكانه وركضوا عندما مدّ يده ودخلوا المدينة واخذوها واسرعوا واحرقوا المدينة بالنار.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸 手 、 伏 兵 就 從 埋 伏 的 地 方 急 忙 起 來 、 奪 了 城 、 跑 進 城 去 、 放 火 焚 燒
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸手 、 伏兵 就 從 埋伏 的 地方 急忙 起來 、 奪 了 城 、 跑進 城 去 、 放火 焚燒
Emme teorisini kabul etmediler. Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Non se la bevvero, e decisero, essendo Masters e Johnson, di andare a fondo.
Emme teorisini kabul etmediler. Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Teoria ich nie przekonała i postanowili dokopać się prawdy. i postanowili dokopać się prawdy.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:A vlivní přišli s odpovědí.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:Dan suara-suara berpengaruh datang dengan sebuah jawaban.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:Des voix influentes ont apporté une réponse.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:Einflussreiche Stimmen beantworteten die Frage.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:És a befolyásos hangok adtak erre egy választ.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:E voci influenti sono venute fuori con una risposta.
Etkili kişiler buna cevap verdiler:E vozes influentes apareceram com uma resposta.