verdiği ile cümle
verdiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un araba sürmesine izin verdiğime inanamıyorum.I can't believe I let Tom drive.
Tom ona verdiğin elmayı yedi.Tom ate the apple you gave him.
Tom ve Mary John'un onlara verdiği kutunun içinde ne olduğunu merak ettiler.Tom and Mary wondered what was in the box that John had given them.
Tom bize yapacağı sözünü verdiği şeyi yapmayı unutmuş olmalı.Tom must've forgotten to do what he promised us he'd do.
Tom'un bana verdiği tek şey bu şapkaydı.The only thing Tom ever gave me was this hat.
Bana verdiğin bütün parayı zaten harcadım.I've already spent all the money you gave me.
Tom ona ödünç verdiğim paranın geri kalanını istiyor.Tom wants the rest of the money we owe him.
Tom'un neden bunu yapmaya karar verdiğini biliyor musun?Do you know why Tom decided to do that?
Bana verdiğin tüm parayı harcadım.I've spent all the money you gave me.
Tom'un bana verdiği bu fotoğrafı nereye asabileceğimi merak ediyorum.I wonder where to hang this picture that Tom gave me.
Tom bana birkaç gün daha kalmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me he's decided to stay for a few more days.
Tom kapıya cevap verdiğinde pijamalarını giyindi.Tom was dressed in his pajamas when he answered the door.
Tom neredeyse her zaman yapmaya söz verdiği şeyleri yapar.Tom almost always does what he promises he'll do.
Tom Mary'ye birkaç gün daha kalmaya karar verdiğini söyledi.Tom usually teaches French, but this year he's teaching English.
Tom, Mary'nin ona verdiği kürekle arka bahçesinde bir çukur kazdı.Tom dug a hole in his backyard with the shovel Mary had given him.
Tom büyükbabasının ona verdiği altın sikkeleri arka bahçesine gömdü.Tom buried the gold coins his grandfather had given him in his backyard.
Tom yapacağına söz verdiği her şeyi yapamadı.Tom wasn't able to do everything he promised he'd do.
Bana ödünç verdiğin bu kitap gerçekten ilginçti.That book you lent me was really interesting.
Tom'un bunu yapmak için verdiği sebepler çok iyi değildi.The reasons Tom gave for doing that weren't very good.
Mary, çiçekleri Tom'un ona verdiği vazoya koydu.Mary put the flowers that Tom gave her in a vase.
Aşırı tepki verdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting?
Bu daha önce verdiği kadar çok kadar zarar vermez.It doesn't hurt as much as it did before.
Tom öğretmeninin ona çok fazla ödev verdiğini söylüyor.Tom says his teacher gives him too much homework.
Geçen hafta bana verdiğin o kitabı okumaktan gerçekten keyif aldım.I really enjoyed reading that book you gave me last week.
Tom ona verdiğin kravatı takıyordu.Tom was wearing the tie you gave him.
Tom, Mary'nin ona verdiği şapkayı giyiyordu.Tom was wearing the hat Mary gave him.
Tom senin ona verdiğin mavi şapkayı giyiyordu.Tom was wearing the blue cap you gave him.
Sami, Leyla'ya zarar verdiğini biliyordu.Sami knew he was hurting Layla.
Sana verdiğim o bisiklete hala sahip misin?Do you still have that bicycle I gave you?
Sana verdiğim o bisiklet hala sende mi?Do you still have that bicycle that I gave you?
Tom'un bana verdiği bütün parayı çoktan harcadım.I've already spent all the money Tom gave me.
Tom'un dün bana verdiği kitabı okumayı çoktan bitirdim.I've already finished reading the book that Tom gave me yesterday.
Bu, Tom'un sana verdiği şapka değil mi?Is that the hat Tom gave you?
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yaptı.Tom did what he promised he'd do.
Sami, Leyla'yı ona verdiğim tanımlamadan tanıdı.Sami recognized Layla from the description that I gave him.
O gerdanlığı Mary'ye kimin verdiğini biliyor musun?Do you know who gave Mary that necklace?
Tom anahtarı verdiğim kişidir.Tom is the one I gave the key to.
Bunu bana verdiğin için teşekkürler.Thanks for giving me this.
Tom, Noel için verdiğiniz eldivenleri giyiyor.Tom is wearing those gloves you gave him for Christmas.
Bize haber verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting us know.
Kalmamıza izin verdiğiniz için teşekkürler.Thanks for letting us stay.
Bu yüzük Tom'un bana verdiği yüzük.This ring is the one Tom gave me.
Tom'un bana verdiği elmaların yarısı çürümüştü.Half the apples that Tom gave me were rotten.
Tom'un bana verdiği budur.This is what Tom gave me.
Mary, Tom'un ona verdiği bilekliği sattı.Mary sold the bracelet Tom gave her.
Tom'un verdiği her karara saygı göstereceğim.I'll respect any decision Tom makes.
Tom hâlâ ona on üçüncü doğum gününde verdiğim cüzdanı kullanıyor.Tom is still using the wallet I gave him on his thirteenth birthday.
Bu, Tom'un bana verdiği şapka.This is the hat that Tom gave me.
Burada kalmamıza izin verdiğiniz için teşekkürler.Thanks for letting us stay here.
Tom verdiği öğütleri uygular.Tom practices what he preaches.
Tom'un bisikletini kime verdiğini bilmiyorum.I don't know who Tom gave his bicycle to.
Tom'un bana verdiği vazo camdan yapılmış.The vase Tom gave me is made of glass.
Sana verdiğim bütün parayı nasıl harcadın?How did you spend all the money I gave you?
Tom'un sana verdiği gömlek uydu mu?Did the shirt that Tom gave you fit?
Tom'un oyunu kime verdiğini bilmiyorum.I don't know how Tom voted.
Bana verdiğin miktar yeterli değildi.The amount you gave me wasn't enough.
Doktorun sana verdiği ilacı içmeyi unutma.Don't forget to take the medicine the doctor gave you.
Doktorun size verdiği ilacı içmeyi unutmayın.Don't forget to take the medicine the doctor gave you.
Kabiliye'de yaşamak şimdiye kadar verdiğim en iyi karardır.Living in Kabylie is a best decision I have ever made.
Verdiğim sözden asla dönmem.I'd never break a promise.
İlgili Sayfalar