Ana içeriğe geç
Sözlük

ver ile cümle

ver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kapıyı çaldım fakat kimse cevap vermedi.I knocked on the door, but nobody answered.
Kapıcı tiyatroya girmeme izin vermedi.The doorman did not permit me to enter the theater.
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.Television is a very important medium for giving information.
Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?Do you think television does children harm?
Size elimden gelen yardımı vereceğim.I will give you what help I can.
Veri henüz derlenmiş değil.The data hasn't been compiled yet.
Dick fotoğrafı bana verdi.Dick passed the photo to me.
Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi.Dick promised to come back by three o'clock.
Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.After a brief peace, war broke out again.
Savaş sonunda patlak verdi.The war finally broke out.
Ne zaman başlayacağımıza karar vermeliyiz.We must decide when to start.
Sonunda, John ve Sue elmayı ikiye bölmeye karar verdiler.At last, John and Sue decided to cut the apple into halves.
Sonunda babasının paylaştığı haberle annesine gitmeye karar verdi.He finally decided to go to his mother with the news his father had shared.
Bana biraz tavsiye verir misin?Could you give me some advice?
Bir dakika. Karar vermedim.Just a moment. I haven't made up my mind.
Biraz izin verir misiniz?Will you excuse me for just a moment?
Biraz yürüyüş kahvaltı için iyi bir iştah verecektir.A little walk will give you a good appetite for breakfast.
Bana bir mola ver, ne dersin?Give me a break, will you?
Lütfen bana bir içecek verin.Give me a drink, please.
Lütfen ona bir göz atmama izin verir misin?Will you kindly let me have a look at it?
Resme bakmama izin verin.Let me have a look at the picture.
Lütfen bana bir mola ver.Give me a break, please.
Bir kahve molası vermeye ne dersin?What do you say to having a coffee break?
Lütfen bana biraz daha çikolata ver.Please give me a little more chocolate.
Bana üç parça tebeşir ver.Give me three pieces of chalk.
Bana bir parça tebeşir verin.Give me a piece of chalk.
Bana iyi bir neden vermedikçe senden boşanmayacağım.I'll not divorce you, unless you give me a good reason.
Fırsatların geçip gitmesine izin vermeyin.Don't let opportunities pass by.
Charlie, son sözü iptal etmeye karar verdi.Charlie decided to cross out the last word.
Seninle dans etmeme izin ver.Let me dance with you.
Kimse doğru cevabı veremedi.Nobody could give the correct answer.
Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.Don't let anyone come near the fire.
Bu herkes için memnuniyet verici olmalı.That should be pleasing to anyone.
Onu ihtiyacı olana ver.Give it to whoever needs it.
Birisi telefona cevap verebilir mi?Can somebody get that?
Sigaranı söndür. Burada sigara içmeye izin verilmez.Put out your cigarette. Smoking's not permitted here.
Sigara sana zarar verir.Smoking does you harm.
O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.He made a resolve to stop smoking.
Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.Smoking does much harm but no good.
Sigara içmeyi bırakacağıma söz veriyorum.I give my pledge that I will quit smoking.
Aşırı sigara içmek sağlığa zarar verir.Excessive smoking will injure your health.
Sigaralara yeni bir vergi konuldu.A new tax has been imposed on cigarettes.
Tütünde ağır bir vergi vardır.There is a heavy tax on tobacco.
Meşgul olsan bile, verdiğin sözleri tutmalısın.Even if you are busy, you should keep your promise.
Nereye gidersen git, emek vermeden başarıyı bekleyemezsin.Go where you will, you can't hope for success without effort.
Zengin olsam, ona para vermem.Even if I were rich, I wouldn't give money to him.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Çoğu zaman onların istediklerini vermek zorunda kaldık.In most cases we had to give in to their demands.
Çoğu kadın modaya çok önem verir.Most women make much of fashion.
Bana o şekilde karşılık verme.Don't talk back to me like that.
Bana çok fazla verdin.You have given me so many.
Bana onu vermeyin.Don't give me that.
Onu yapmana izin vereceğimi hayal bile etmezdim.I wouldn't dream of letting you do that.
Bunun tekrar olmasına izin verme.Don't let that happen again!
Onu duymama izin verin.Let me hear it.
Onu istediğin birine ver.Give it to anyone you like.
Onu bana ver, lütfen.Give it to me, please.
Onu görmeme izin ver.Let me see that.
Şunu görmeme izin ver.Let me see that.
Onu yapman için sana izin vereceğim.I will give you permission to do it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod