vekalet ile cümle
vekalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Resul Efendi ise tekrar vekaleten kaymakamlığı atanmıştır.Ofițerul este din nou mascat de coada calului.
Görevi vekâleten kendisi yürüttü.Saját maga végezte a berepülést.
İki kez vekâleten devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.A kormány kétszer volt kénytelen statáriumot bevezetni.
4 Mayıs 1980'de Tito'nun ölmesinden itibaren yaklaşık 10 gün boyunca devlet başkanlığına vekalet etti.1980. május 4-én, 35 év elnöklés után azonban meghalt Tito.
24 Şubat 2008 tarihine kadar bu görevini vekâleten sürdürdü.A posztot február 28-ig kívánta betölteni, amiről adott napon le is mondott.
Resul Efendi ise tekrar vekaleten kaymakamlığı atanmıştır.Azonban Üstökös újra elárulta parancsnokát.
Bu ara Van Efkaf Müdürlüğüne vekâlet etti.Alue on rauhoitettu omistajan hakemuksesta.
Başbakan Muhammed Gannuşi vekaleten cumhurbaşkanının yetkilerini devraldı.Pääministeri Muhammad al-Ghannuši ilmoitti ottavansa presidentintehtävät.
O sırada babasına vekaleten Hollanda'ya hükmetmekteydi.Han havde regnet med at have besat hele Holland på dette tidspunkt.
12 yılında, beş yıl vekaleten quaestor olarak görev yapmasının ardından Konsül olarak atanmıştır.Her blev han efter fem års ansættelse valgt som tillidsmand for kollegaerne.
12 yılında, beş yıl vekaleten quaestor olarak görev yapmasının ardından Konsül olarak atanmıştır.I år 12 e.Kr. ble han utnevnt til konsul etter fem mandater som kvestor.
Bu süreç boyunca bet din görevlileri vekaleten bu görevi yürüttü.Fra Tengesdal av ble dette trenerens ansvar alene.
Görevi vekâleten kendisi yürüttü.Kjøring på eget ansvar.
İktisat encümeni rapotörlüğü yaptı, 1920'de bir ara iktisat vekilliğine vekâlet etti.Han slo hardt ned mot demonstrasjoner og innførte unntakstilstand i 1989.
Resul Efendi ise tekrar vekaleten kaymakamlığı atanmıştır.Igjen viste hertugene seg troløst.
Toplantıdan, Maarif Vekâletinin mevlevihaneyi yenilemesi çalışmalarına başlaması kararı çıktı.Konferansen behandlet spørsmålet om å sette verftet i gang igjen.
Meşihatnâme ile vekaletnâme mühürlenmeden bir de Hüsam Efendi geldi.Tiba-tiba datanglah Nabiyallah Hud ke tempatku sambil membungkukkan badannya agar tak terkena atap.
Onun destur verdiği, vekâlet verdiği halifeleri vardır.Ia menolak bertanggung jawab atas serangkaian kejahatan yang didakwakan kepadanya.
1999 yılında Prof. Dr. Zeki Cemil Arda Fakülte dekanlığına altı ay süreyle vekâlet etmiştir.Demikian juga ketika Prof. Soepomo bertugas ke luar negeri selama beberapa bulan, Prof. dr.
Ehud Olmert başbakanlığa vekâleten atandı.Ehud Olmert được quyền thủ tướng.
Çin imparatorları, Cennetin Vekaleti'ni talep edip Çin dini pratiklerine katılırlardı.Các hoàng đế của Trung Quốc đã tuyên bố Thiên mệnh và tham gia các hoạt động tôn giáo của Trung Quốc.
Bir süre vekâlet ettikten sonra, 2009 yıl sonu itibarıyla ikinci kez Kurum Başkanı olarak görevlendirildi.Nếu nó cuối cùng bị luận tội, nó sẽ là tổng thống thứ hai bị luận tội kể từ năm 1992.
Aynı yıl bir süre hariciye vekilliğine vekâlet etti.この年、不比等ら養老律令を撰修した。
Ayrıca 25 Mayıs 2014'ten beri vekaleten cumhurbaşkanıdır.2014年5月15日までは社長も務めていた。
İki kez vekâleten devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.同国大統領代行を2度務めた。
Aynı yıl bir süre hariciye vekilliğine vekâlet etti.最後,她於同年約滿後淡出樂壇。
2015-2016 yılları arasında ise Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevini vekaleten yürüttü.在2015-2016年度,學生會編輯委員會獲得法定地位正式獨立。
İki kez vekâleten devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.他在總統任內僅進行了兩次公開演說。
Her ne kadar ilçe olsa da nüfusunun az olması nedeniyle genellikle kaymakamlık vekaleten yürütülmektedir.由於一般人無論條件如何,一生中亦只能窮極幾項事物。
Vesayetle, vekâletle siyaset üretemeyiz artık.”“경제성없는 경인운하, 정책적으로 강행”.
Ziraat Vekaleti Neşriyatı, Ankara, pp: 213. ^ Asma Hortumlu böceği.서울: 새물결, p213 광서제의 황후.
Başbakan Muhammed Gannuşi vekaleten cumhurbaşkanının yetkilerini devraldı.Министър-председателят Мохамед Ганнучи веднага поема президентския пост.
"Genelkurmay Başkanlığı'na vekaleten atama".Председател на „Царибродско бежанско дружество Нишава“.
İki kez vekâleten devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.U Senatu u dva navrata obnaša dužnost predsjednika.
12 yılında, beş yıl vekaleten quaestor olarak görev yapmasının ardından Konsül olarak atanmıştır.V roku 12 bol zvolený za konzula, keď predtým celkovo päťkrát zastával úrad quaestora.
Cumhuriyet'in ilanından sonra Taşkışla Maarif Vekaleti'ne devredilmiştir.Po vyhlásení republiky bol odsunutý do úzadia.
Resul Efendi ise tekrar vekaleten kaymakamlığı atanmıştır.Starý kráľ bol znovu dosadený na trón.
"Genelkurmay Başkanlığı'na vekaleten atama"."Potapljanje vladajoče stranke".
İki kez vekâleten devlet başkanlığı görevini üstlenmiştir.Riigikohus rahuldas riigipea taotluse 7 korral.
16 Mart 2019'da ise Kaan Terzioğlu görevinden istifa ederek yerine vekaleten Murat Erkan gelmiştir.1. märtsist 2016 pikendati liini Pinna peatuse asemel Priisleni.
Muş valiliği sırasında belediye başkanlığına da vekalet etmiştir.Sealjuures laskis ta end pildistada linnapea toolis veel enne valimisi.
Bunu çok parlak bir zarfa yerleştirin ve bu zarfta sigorta kartlarınız, vekaletnameniz,밝은 색 봉투에 그 페이지, 보험 카드, 위임장,
Bunu çok parlak bir zarfa yerleştirin ve bu zarfta sigorta kartlarınız, vekaletnameniz,הכניסו זאת למעטפה בולטת מאד עם עותקים של תעודות הביטוח וייפוי-כוח מאת עורך הדין שלכם,
Bunu çok parlak bir zarfa yerleştirin ve bu zarfta sigorta kartlarınız, vekaletnameniz,ضع ذلك في مظروف فاتح اللون حقاً مع نسخ من بطاقات التأمين الخاصة بك، وتوكيل المحامي،
Bunu çok parlak bir zarfa yerleştirin ve bu zarfta sigorta kartlarınız, vekaletnameniz,保険証の写しと委任状 そして 蘇生禁止指示書も同封します
Program Yöneticisi: Jock Martin (vekaleten)Jock Martin (tillförordnad)
Program Yöneticisi: Jock Martin (vekaleten)Programchef:
Vekaletnamem ve imzası var.Ho una procura firmata da lui personalmente.
Vekaletnamem ve imzası var.Jag har ett brev med hans signatur.
Vekaletnamem ve imzası var.Jeg har et brev med hans signatur.
Vekaletnamem ve imzası var.Mam upoważnienie z jego podpisem.
Vekaletnamem ve imzası var.Minulla on hänen valtakirjansa.
Vekaletnamem ve imzası var.Tengo una carta de poder... y su firma.
Vekaletnamem ve imzası var.Έχω επιστολή δικηγόρου και την υπογραφή του.
Vekaletnamem ve imzası var.У меня есть доверенность с его подписью.
Vekiliyim. Vekaletnamem ve imzası var.Represento-o. Tenho uma procuração e a assinatura dele.
Yalnız, gitmeden önce bir vekaletname bıraktı.Mais avant elle allait, elle vous a laissé une procuration.
Yalnız, gitmeden önce bir vekaletname bıraktı.Pero antes de irse, te dejó el poder legal.
Yalnız, gitmeden önce bir vekaletname bıraktı.Αλλά πριν φύγει, σου άφησε μια εξουσιοδότηση.
Yalnız, gitmeden önce bir vekaletname bıraktı.Само ,че преди да си тръгне остави пълномощно.