veda ile cümle

veda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Når vi får De Vises Sten, - - kan jeg sige farvel til smerte.
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Pero cuando consigamos una Piedra Filosofal, ¡podré despedirme de este dolor!
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Όταν φτάσουμε στη Φιλοσοφική Λίθο, θα αποχαιρετίσω για πάντα αυτόν τον πόνο!
Ama felsefe ta,sını alır almaz, bu acıya veda edebilirim!Но когда мы достанем Философский Камень, я распрощаюсь с этой болью!
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.ampak poslovi se ž njimi, rekoč: Vrnem se zopet k vam, če Bog hoče. In odpelje se iz Efeza,
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.antes se despediu deles, dizendo: Se Deus quiser, de novo voltarei a vós; e navegou de Éfeso.
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.Hij nam afscheid van hen met de woorden: "Als God het wil, kom ik bij u terug." Hij verliet Efeze per schip.
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.작별하여 가로되 만일 하나님의 뜻이면 너희에게 돌아오리라 하고 배를 타고 에베소를 떠나
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.men sa farvel til dem og sa: Jeg vil komme til eder en annen gang, om Gud så vil. Så seilte han fra Efesus
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.sino que se despidió y dijo: "Otra vez volveré a vosotros, si Dios quiere." Y zarpó de Éfeso
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.Tuttavia prese congedo dicendo: «Ritornerò di nuovo da voi, se Dio lo vorrà», quindi partì da Efeso
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.就 辭 別 他 們 說 、 神 若 許 我 、 我 還 要 回 到 你 們 這 裡 . 於 是 開 船 離 了 以 弗 所
Ama onlara veda ederken, ‹‹Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim›› dedi. Sonra Efesten denize açıldı.就 辭別 他 們說 、 神 若 許 我 、 我 還 要 回到 你 們這裡 . 於是 開 船離 了 以弗所
Ama organlar beklemez. Onlarla vedalaşamadan ameliyata girdim.Ma gli organi non aspettano, e dovetti andare sotto i ferri prima di poter dire loro arrivederci.
Ama organlar beklemez. Onlarla vedalaşamadan ameliyata girdim.Nhưng các cơ quan được hiến không đợi chờ ai, và tôi lên bàn mổ trước khi có thể nói lời tạm biệt.
Ama organlar beklemez. Onlarla vedalaşamadan ameliyata girdim.Orgány však nečakajú a na chirurgiu som išla skôr, ako som im mohla povedať zbohom.
Ama organlar beklemez. Onlarla vedalaşamadan ameliyata girdim.Pero los órganos no esperan y entré a cirugía antes de poder decir adiós.
Ben Dae-jin veda gidecek... Ben terk Ho-jin öncesi demek.אני אלך להגיד שלום לדיי-jin... אני מתכוון הו ג'ין לפני שאני עוזב.
Ben Dae-jin veda gidecek... Ben terk Ho-jin öncesi demek.سوف أذهب يقول وداعا لجين داي... يعني هو جين قبل أن أغادر.
Ben Dae-jin veda gidecek... Ben terk Ho-jin öncesi demek.私のためにそれをハード_を持っていた、よね?
Ben Dae-jin veda gidecek...Eu vou dizer adeus a Dae-jin...
Ben Dae-jin veda gidecek...J'irai dire au revoir à Dae-jin...
Ben Dae-jin veda gidecek...Tôi sẽ đi nói tạm biệt với Dae-jin...
Ben Dae-jin veda gidecek...Voy a ir a decir adiós a Dae-jin...
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››A povedal aj iný: Pojdem za tebou, Pane, ale mi dovoľ prv rozlúčiť sa s tými, ktorí patria k môjmu domu.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››I řekl opět jiný : Půjdu za tebou, Pane, ale prve dopusť mi, ať se rozžehnám s těmi, kteříž jsou v domu mém.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Jesus, porém, lhe respondeu: Ninguém que lança mão do arado e olha para trás é apto para o reino de Deus.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Også en annen sa: Jeg vil følge dig, Herre! men gi mig først lov til å si farvel til dem der hjemme!
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Rzekł też i drugi: Pójdę za tobą, Panie! ale mi pierwej dopuść pożegnać się z tymi, którzy są w domu moim.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altro disse: «Ti seguirò, Signore, ma prima lascia che io mi congedi da quelli di casa»
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altul a zis: ,,Doamne, Te voi urma, dar lasă-mă întîi să mă duc să-mi iau rămas bun dela ai mei.``
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un autre dit: Je te suivrai, Seigneur, mais permets-moi d`aller d`abord prendre congé de ceux de ma maison.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Еще другой сказал: я пойду за Тобою, Господи! но прежде позволь мне проститься с домашними моими.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече ж і другий: Пійду слїдом за Тобою, Господи; перше ж дай менї попрощатись із тими, що в дому моїм.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече и друг: Ще дойда след Тебе, Господи; но първо ми позволи да се сбогувам с домашните си.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››ויאמר עוד איש אחר אלכה אחריך אדני אך הניחה לי בראשונה להפטר מבני ביתי׃
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››وقال آخر ايضا اتبعك يا سيد ولكن ائذن لي اولا ان اودع الذين في بيتي.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭 別 我 家 裡 的 人
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭別 我 家裡 的 人
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A když jsme se vespolek rozžehnali, vstoupili jsme na lodí, a oni se vrátili domů.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A keď sme sa spolu rozlúčili, vošli sme do lode, a oni sa vrátili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Apoi ne-am luat ziua bună unii dela alţii, şi noi ne-am suit în corabie iar ei s'au întors acasă.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.A pożegnawszy się jedni z drugimi, wstąpiliśmy w okręt, a oni się wrócili do domu.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.e despedindo-nos uns dos outros, embarcamos, e eles voltaram para casa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.És egymástól elbúcsúzván, beülénk a hajóba, azok pedig megtérének az övéikhez.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.gingen wij aan boord van het schip en keerden zij terug naar huis.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.In ko smo se poslovili drug od drugega, smo stopili na ladjo, a oni so se vrnili domov.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ja sanottuamme jäähyväiset toisillemme astuimme laivaan, ja he palasivat kotiinsa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.서로 작별한 후 우리는 배에 오르고 저희는 집으로 돌아가니라
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.noi salimmo sulla nave ed essi tornarono alle loro case
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Nos despedimos los unos de los otros y subimos al barco, y ellos volvieron a sus casas
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.och togo sedan avsked av varandra. Därefter stego vi ombord på skeppet, och de andra vände tillbaka hem igen.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Puis, ayant pris congé les uns des autres, nous montâmes sur le navire, et ils retournèrent chez eux.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ giã nhau. Ðoạn, chúng ta xuống tàu; môn đồ trở về nhà.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ_giã nhau . Ðoạn , chúng_ta xuống tàu ; môn_đồ trở_về nhà .
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.så bød vi hverandre farvel, og vi gikk ombord på skibet; men de vendte tilbake til sitt.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Setelah itu kami bersalam-salaman, lalu kami naik ke kapal dan mereka pun pulang ke rumah
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.toge vi Afsked med hverandre; og vi gik om Bord i Skibet, men de vendte tilbage til deres Hjem.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Und als wir einander gesegnet, traten wir ins Schiff; jene aber wandten sich wieder zu dem Ihren.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.και ασπασθεντες αλληλους επεβημεν εις το πλοιον, εκεινοι δε υπεστρεψαν εις τα ιδια.

İlgili Sayfalar