ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bazıları İngilizcede iyiler,ve diğerleri matematikte iyiler.Some are good at English, and others are good at mathematics.
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Film yapımı heyecan verici bir iştir.Movie making is an exciting job.
Sinemada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted in the cinema.
Gösteri o kadar sıkıcıydı ki Ann ve ben uykuya daldık.The show was so boring that Ann and I fell asleep.
Mola verelim ve bir film izleyelim.Let's stop off and see a movie.
Araba sürerken ambulanslara yol vermelisin.When you are driving, you should make way for ambulances.
Yolda araba sürerken dikkatini vermelisin.You should concentrate on the road when you're driving.
Araba sürerken dikkatini yola vermelisin.You should concentrate on the road when you're driving.
Riskini al ve onu yap.Take your chance, and do it.
Allan şanslıydı ve vergi muhasebesi sınavını geçti.Allan was lucky and passed the tax accountant examination.
Şans eseri, bir gemi geçti ve onlar kurtarıldı.As good luck would have it, a steamer passed by and they were saved.
Medyanın onun sözleşmesi ile ilgili bir söylenti rüzgarı vardı ve hızlı geldi.The media got wind of a rumor about his engagement and came quickly.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Yağmur, pikniğe gitmemize imkan vermedi.The rain made it impossible for us to go on the picnic.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yağmur yağmaya başladı ve o ıslandı.It began to rain and she got wet.
Yağmur yağıyordu ve oyun iptal edildi.It was raining and the game was called off.
Sağnak yağmura rağmen, o dışarı çıkmaya karar verdi.In spite of the heavy rain, he decided to go out.
Çok yağmur yağdı ve dolayısıyla beyzbol maçı iptal edildi.It rained heavily, and consequently the baseball game was called off.
Yağmur sona erdi ve tenis oyunumuzu bitirebildik.It left off raining and we managed to finish our game of tennis.
Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.
Sağa dönün ve oteli bulacaksınız.Turn to the right, and you'll find the hotel.
Her zaman sağdan gelen trafiğe yol ver.Always give way to traffic coming from the right.
İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.Drinking and driving can be dangerous.
Bana bir içki verir misin?Will you give me a drink?
İçecekler soğuk ve lezzetli görünüyordu.The drinks looked cool and delicious.
Çok fazla içtim ve yer ayaklarımın altında dönüyor gibi görünüyordu.I drank too much and the ground seemed to spin under my feet.
Bana bir vinç verin.Give me a hoist.
Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.The lock on my drawer had been tampered with and some of my papers were missing.
Bir ya da iki gün içinde sana cevap vereceğim.I'll give you an answer in a day or two.
Bana 10,000 yen ödünç verebilir misin?Can you lend me 10,000 yen?
Biri uzun ve diğeri kısa.One is tall and the other is short.
Biri kırmızı ve diğeri beyaz.One is red and the other is white.
Bir tek adım ve uçurumun üzerine düşeceksin.A single step, and you will fall over the cliff.
Bana tüm ayrıntıları ver.Give me chapter and verse.
Bir köpek ve iki kişi atlıyor.One dog and two people are jumping.
Kanal 1'de İngilizce, ve Kanal 7'de Japonca dinleyebilirsin.You can hear English on Channel 1, and Japanese on Channel 7.
Gece için ona yer verebiliriz.We can accommodate him for the night.
Ben bütün gece üşüdüm ve huzursuz hissettim.I felt cold and uneasy all night.
Genel anlamda, Japonya'da bir garson iyi hizmet verir.Generally speaking, a waiter in Japan gives good service.
Lütfen bana bir fincan süt ver.Please give me a cup of milk.
Lütfen bana bir bardak süt ver.Please give me a cup of milk.
Lütfen bana bir fincan süt verin.Please give me a cup of milk.
Bana bir şans verin.Give me a shot.
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Soğuk nedeniyle yalnızca bir çalışma günümü kaçırdım ve masam kağıtlarla dolu.I only missed one day of work because of a cold and my desk is piled high with papers.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.Once you have decided to do something, stick to it.
Bir seferde pek çok soruya cevap veremiyorum.I cannot answer so many questions at a time.
Sizin ona verdiğiniz neydi?What was it that you gave him?
Sıkı çalış ve başaracaksın.Study hard, and you'll succeed.
Çok çalış ve başarılı olacaksın.Work hard, and you will succeed.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Bu, hayatımdaki en utanç verici andı.This is the most embarrassing moment of my life.
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.One is a teacher, another is a doctor, and the other is a journalist.
Bir adam bana geldi ve bir kibrit istedi.A man came up to me and asked for a match.
O onun yalnız gitmesine izin verdi.She allowed him to go alone.
O ona yalnız gitmesi için izin verdi.She allowed him to go alone.
Bir öğün yemek atlamak size zarar vermez.It won't hurt you to skip one meal.