ve ile cümle

ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ölüm ve itaat alternatifimiz var.We have the alternative of death and submission.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.Heat and light are necessary for our existence.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Aşırı çalışma ve yetersiz yemeklerden dolayı, o hastalandı.What with overwork and poor meals, she fell ill.
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
Vazo yere düştü ve parçalandı.The vase fell to the floor and shattered.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Çiçekler büyümeye başlıyor ve her şey yeşil oluyor.The flowers are beginning to grow and everything is becoming green.
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Yangın, gece yarısına doğru patlak verdi.The fire broke out toward midnight.
Personel eve gittikten sonra yangın patlak verdi.The fire broke out after the staff went home.
Birinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the first floor.
Beşinci katta bir yangın patlak verdi.A fire broke out on the fifth floor.
Yangın durumunda, camı kırın ve kırmızı düğmeye basın.In case of fire, break the glass and push the red button.
Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was dead asleep.
Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.The volcano shoots out flames and lava.
Volkan dışarıya alev ve duman fışkırtıyor.The volcano is belching out flames and smoke.
Volkan dışarıya alevlerini ve dumanlarını güçlü bir şekilde fırlattı.The volcano is belching out flames and smoke.
Yangında yirmi kişi can verdi.Twenty people perished in the blaze.
Bana bir ışık ver, lütfen.Give me a light, would you?
Ateş söndü ve bu oda soğuk.The fire has gone out and this room is cold.
Yangın yayıldı ve komşu evi yaladı.The fire spread and licked the neighboring house.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Bir şarkı söylememize izin verin.Let us sing a song.
Şarkı söyleyelim ve dans edelim.Let's sing and dance.
Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar.Scientists are working hard to put an end to AIDS.
Kimya bize plastik maddeler verdi.Chemistry gave us plastics.
Aileleri ile vakit geçirmek için vakitleri var veya hobilerinden zevk alıyorlar.They have time to spend with their families or to enjoy their hobbies.
O, arabayı tamir ediyordu ve ben eve vardığımda yorgun görünüyordu.He had been repairing the car and looked tired when I arrived home.
Eve gittim ve doyurucu bir kahvaltı yaptım.I went home and ate a hearty breakfast.
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.We have two dogs. One is black and the other is white.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Yaz mevsimi ve dondurma gibi hiçbir şey yoktur.There is nothing like summer and ice cream.
Yaz sonunda ve sonbaharda biri yaprakların rengini değiştirdiğini görebilir.In late summer and autumn one can see the leaves change colour.
Yazlık okul elbisem mavi ve beyaz kareli.My summer school dress is blue and white checkered.
Venedik'teki San Marco meydanı yazın hep turist kaynıyor.St Mark's Square in Venice is always swarming with tourists in the summer.
Kato'nun sınıfı kırk tane oğlan ve kızdan oluşur.Kato's class consists of forty boys and girls.
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.
Fiyatlar önceden haber vermeden değiştirilebilir.The prices are subject to change without notice.
Fiyatlar önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir.Prices are subject to change without notice.
Fiyatlar arz ve talebe bağlıdır.Prices depend on supply and demand.
Fiyat maliyetlere ve talebe bağlıdır.Price depends on costs and demand.
Ücrete tüketim vergisi dahil değil.The price doesn't include consumption tax.
Bazı çocuklar fıstık ezmeli sandviç getirdiler, bazıları jambonlu ve diğerleri peynirli.Some children brought peanut butter sandwiches, some ham, and others cheese.
Sürücülerden bazıları gülüyordu ve bağırıyordu.Some of the drivers were laughing and yelling.
Saat kaçta açılıyor ve kapanıyor?What time does it open and close?
Saat kaçta ve nerede buluşabiliriz?What time and where could we meet?
Sıradan bir uyarı birine zarar verebilir.A casual remark can hurt someone.
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.Nobody could decide as to what to do.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Karar verirken kendi motivasyonunu yansıt.Reflect on your own motives when making a decision.
Bana içecek soğuk bir şey veremez misiniz?Won't you give me something cold to drink?
Bana içecek soğuk bir şey verir misin?Will you give me something cold to drink?
Lütfen bana içecek sıcak bir şey ver.Please give me something hot to drink.
Lütfen bana içecek sıcak bir şey verin.Please give me something hot to drink.

İlgili Sayfalar