ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Mektubumu okur musun ve varsa hataları düzeltir misin?Would you read my letter and correct the mistakes, if any?
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Benim tartışmasız tercihim bu seçeneklerden dördüncüsü ve sonuncusudur.My decided preference is the fourth and the last of these alternatives.
Kan, çaba, gözyaşı ve terden başka verebilecek hiçbir şeyim yok.I have nothing to offer but blood, toil, tears and sweat.
Ona elli peni teklif ettim ve o kabul etti.I offered him fifty pence and he accepted.
Ona benimle gelmesini rica ettim ve o kabul etti.I asked him to come with me and he agreed.
Ona verdiğim para miktarı, 10.000 doları buluyor.The money I have given him amounts to $10,000.
Onu partiye davet ettim ve o kabul etti.I invited him to the party and he accepted.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Seninle konuştuğum zaman lütfen bana yanıt ver.Please answer me when I speak to you.
Büyük annem ve büyük babam için kaygılanıyoruz.We're worried about Grandma and Grandpa.
Kaleler ve krallar hakkında konuştuk.We talked about cabbages and kings.
İki oğlum var. Biri Nara'da ve diğeri Tsu'da.I have two sons. One is in Nara and the other in Tsu.
Bu kitaplar kültürümüzü tanımlamış ve şekillendirmiştir.These books have defined and shaped our culture.
Bize kitabı ödünç verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for lending us the book.
Sınıfımızda yirmi beş erkek ve yirmi kız var.Our class has twenty-five boys and twenty girls.
Bütün yapmamız gereken beklemek ve onu ne yapacağını görmek.All we should do is wait and see what he'll do.
Şehrimizdeki hayvanat bahçesi büyük ve yeni.The zoo in our city is large and new.
Çoğumuz tüketim vergisine karşıyız.Many of us are hostile to the consumption tax.
Ziyaret edeceğimiz yere karar verelim.Let's decide on the places we'll visit.
Gezimizin amacı arkadaşları ziyaret etmek ve bazı turistik noktaları görmektir.The purpose of our trip is to visit friends and see some tourist spots.
Otobüse burada bineriz ve ineriz.We get on and off the bus here.
Biz patlama duyduk ve evin tutuştuğunu gördük.We heard the explosion and saw the house burst into flames.
İlk ödülü bir Japon öğrenciye veriyoruz.We are giving the first prize to a Japanese student.
Bir köpeğe ve bir kediye sahibiz.We own a dog and a cat.
İki köpeğimiz, üç kedimiz ve altı tavuğumuz var.We have two dogs, three cats, and six chickens.
Biz 15 Marta kadar vergileri ödemek zorundayız.We have to pay taxes by March 15.
Bana seni havaalanına götürme talimatı verildi.I have been instructed to take you to the airport.
İsa Mesih ve Kral Charles adına buradayız.We are here in the name of Jesus Christ and King Charles.
Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.We conversed until late at night while eating cake and drinking tea.
Bu ailelere yiyecek verdik.We have supplied those families with food.
Sandviçler, kekler ve benzeri şeyler yedik.We ate sandwiches, cakes, and so on.
Jane ve Ellen'ı davet edeceğiz.We are going to invite Jane and Ellen.
Biz biftek yedik ve şarap içtik.We ate steak and drank wine.
Köpeğe White adını verdik.We named the dog White.
Çocuğa yardım etmek için kan verdik.We gave blood to help the child.
Tekneye Yarım Ay ismini verdik.We named the boat the Half Moon.
Biz kediye Mimi adını verdik.We named the cat Mimi.
Duyuruya kulak vermeliydik.We should have paid attention to the announcement.
Tom'a doğum gününde bir parti veriyoruz.We are giving Tom a party on his birthday.
Biz bıçak ve çatal yerine yemek çubuklarını kullanırız.We use chopsticks in place of knives and forks.
Ne yapacağımızı ve nereye gideceğimizi tartıştık.We discussed what to do and where to go.
Partiye gittik ve hoş zaman geçirdik.We went to the party and had a pleasant time.
Tıka basa pizza ve bira aldık.We pigged out on pizza and beer.
Yakında ayrılmaya karar verdik.We agreed to leave soon.
Hepimiz gribine yakalandı, ve öğretmen de.We all caught flu, and so did the teacher.
Birkaç günlüğüne gizli kalmaya karar verdik.We decided to lie hidden for a few days.
Birbirimize sık sık küçük hediyeler verirdik.We would often give each other little presents.
Restorana girdik ve öğle yemeği yedik.We entered the restaurant and had lunch.
Biz bir restorana girdik ve akşam yemeğimizi yerken enerji krizini tartıştık.We entered a restaurant and discussed the energy crisis over our dinner.
Biz müziği duyabilmek için konuşmaya son verdik.We stopped talking so that we could hear the music.
Istakoz ve diğer deniz gıdalarıyla karnımızı şişirdik.We glutted ourselves with lobsters and other seafood.
Biz tatilimiz için Singapur gezisine karar verdik.We decided on a trip to Singapore for our vacation.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.We ate a hasty meal and left immediately.
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing.
Biz erkek kardeş ve kız kardeşiz.We are brother and sister.
Düğünümüz ve balayımız için hazırlanmakla meşgulüz.We are busy preparing for our wedding and honeymoon.
Biz üç köpek ve bir kedi besliyoruz.We keep three dogs and a cat.
Biz köpeğe Pochi adını verdik.We named the dog Pochi.
Biz trafikte yarım saat kadar durdurulduk ve bu yüzden geç vardık.We were held up for half an hour in the traffic and so we arrived late.