ve ile cümle

ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Perdeler ve halı iyi bir eşleşmedir.The curtains and the carpet are a good match.
Perdeler ve halılar yenilenmişti.Curtains and carpets were renewed.
Bana adını verebilir misin?Could you give me your name?
Adınızı ve oda numaranızı alabilir miyim, lütfen?May I have your name and room number, please?
Lütfen bana adını ve telefon numaranı söyle.Please tell me your name and telephone number.
Ad ve telefon numaranızı alabilir miyim lütfen?May I have your name and telephone number, please?
Adınızı ve adresinizi rica edebilir miyim?Might I ask your name and address?
Lütfen adınızı ve sosyal güvenlik numaranızı belirtin.State your name and social security number, please.
Adınız ve uçuş numaranız, lütfen?Your name and flight number, please?
Bana sadece adını ve adresini ver.Just give me your name and address.
Anne yemeği masaya koydu ve çocuklara iştahla yemelerini söyledi.Mother put the food on the table and told the children to dig in.
Annene küstahça cevap verme.Don't answer your mother back.
Annen sana biraz kek ve süt gönderdi.Mother has sent you some cakes and milk.
Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.Your response is greatly appreciated and will enable us to prepare more efficiently.
Babanın vefat ettiğini duyduğuma üzgünüm.I'm sorry to hear that your father has passed away.
Babam bir aşçılık yarışmasında bir yarışmacıydı ve birincilik ödülünü kazandı.My father was a contestant in a cooking contest and won first prize.
Babam doğum günüm için bana bir köpek yavrusu verdi.My father gave me a puppy for my birthday.
Git ve babanın yanında otur.Go and sit by your father.
Babanın vefat ettiğini duyduğuma üzüldüm.I'm sorry to hear that your father passed away.
Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.I wish you both happiness and prosperity.
Cevap verecek durumda değilim.I'm not in a position to answer.
Dükkana girdim ve bir tezgahtar "Size yardımcı olabilir miyim?" dedi.I entered the shop, and a clerk said, "May I help you?"
Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor.It is a fine day and I feel like going fishing.
Gel ve benimle birlikte çay iç.Come and have tea with me.
Lütfen bana bir bardak çay ver.Please give me a cup of tea.
Bana biraz daha çay verin.Give me some more tea.
Çay ve kahve, güne başlamaya yardımcı olur.Tea and coffee helps to start the day.
Sadece kedini izle ve onu tanıyacaksın.Just observe your cat and you will get to know him.
Çocuklarınızın kahve içmesine izin verir misiniz?Do you let your children drink coffee?
Bir öğretmen olmak için karar verdin mi?Have you made up your mind to become a teacher?
Oturacak ve konuşacak zamanım yok.I've got no time to sit and talk.
Devam etmelisin ve onu yapmalısın, tam yapacağını söylediğin gibi.You should go ahead and do it, just like you said you would.
Senin için ona bakmama izin ver.Let me take care of that for you.
Tat vermek için tuz ve biber ilave et.Add salt and pepper to taste.
Para verme fikrinden hoşlanmayan insanlar için, bir hediye sertifikası iyi bir fikirdir.For people who dislike the idea of giving money, a gift certificate is a good idea.
Sana hiç ödünç para veremem.I can't lend you any money.
Ben kendim hiç sahip olmadığım için sana ödünç para veremiyorum.I can't lend you money, because I don't have any myself.
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Bana biraz para ver.Give me a little money.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Yarın parayı sana geri vereceğim.I'll give you back the money tomorrow.
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.Moving money and technology from one side of the globe to the other is not enough.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Acelen yoksa çaya veya başka bir şeye ne dersin?How about cup of tea or something, if you aren't in a hurry?
Bir fincan çaya veya başka şeye ne dersin, acelen yoksa.How about cup of tea or something, if you aren't in a hurry?
İyi geceler ve tatlı rüyalar.Good night and sweet dreams.
Üzgünüm efendim ama ceket ve kravat mecburidir.I'm sorry, sir, but a jacket and tie are required.
Haydi! Bana bir şans ver.Come on! Give me a chance.
Çitin üzerinde oturmayı bırakın ve karar verin!Quit sitting on the fence and make a decision!
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Teyzem bana bir fotoğraf makinesi verdi.My aunt gave me a camera.
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
O aç olduğunu ve yemeğe eve gitmek istediğini söyledi.He said that he was hungry, and that he wanted to go home to dinner.
Sen iyi bir çocuk olursan, sana bu saati vereceğim.If you are a good boy, I will give you this watch.
O ve ben 30 yıldır evliyiz.She and I have been married 30 years.
Bana paranın üstünü yanlış verdin.You gave me the wrong change.
Konuşmayı bırakın ve beni dinleyin.Stop talking and listen to me.
Gevezelik etmeyi bırakın ve işinizi bitirin.Stop chattering and finish your work.
Bırakalım ve eve gidelim.Let's quit and go home.

İlgili Sayfalar