ve ile cümle
ve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bazı insanlar kahveyi sever ve diğerleri çayı tercih eder.Some people like coffee and others prefer tea.
Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.Give me some coffee if there is any left.
Ceketini giymene yardımcı olmama izin ver.Let me help you put on your coat.
Ceketini çıkar ve kendini evinde gibi hisset.Take off your coat and make yourself at home.
Antrenör bana bazı tavsiyeler verdi.The coach gave me some advice.
Bazıları bunu söyler ve diğerleri onu söyler.Some say this, and others say that.
Bir yarasa yiyecekleri avlar ve geceleri yemek yer ama gün boyunca uyur.A bat hunts food and eats at night, but sleeps during the day.
Ken konuşmayı durdurdu ve yemek yemeğe başladı.Ken stopped talking and began to eat.
Ken yurtdışına gitmeye karar verdi.Ken decided on going abroad.
Ken ve erkek kardeşi birbirine çok benzer.Ken and his brother are very much alike.
Kelly, beden eğitimini kesti ve eve gitti.Kelly cut physical education and went home.
Kelly boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Kelly cleared his throat and begin to speak.
Yaralı, hastaneye ve ölü ise kiliseye kaldırıldı.The injured were carried to the hospital, and the dead to the church.
İki kek vardı. Ben birini yedim ve sonra diğerini yedim.There were two cakes. I ate one and then I ate the other.
Kate'i beklerken, Bob ve Mary'yi gördüm.Waiting for Kate, I saw Bob and Mary.
Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.Everyone says that Kate is a genius and will have a successful future.
Kate'e bir filmde önemli bir rol oynama fırsatı verildi.Kate has been given an opportunity to play a major role in a movie.
Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.Kate glanced at Chris and then ignored him, making him feel miserable.
Noel'den birkaç hafta önce Tom sağ bacağını kırdı ve hastaneye götürüldü.Tom broke his right leg and was taken to hospital a few weeks before Christmas.
Chris evleri boyamak için kiralandı ve para toplayabildi.Chris was hired to paint houses and was able to raise the money.
Chris ona bir hediye getirdi ve cesurca ona verdi.Chris brought her a present and bravely gave it to her.
Chris'in kalbi o kadar boş ve hasarlı hissetti ki o tamir edilemedi.Chris' heart felt so empty and damaged that it couldn't be repaired.
Chris çocuğu matematik sınıfından tanıyordu ve çok kıskanıyordu.Chris recognized the boy from his math class and became very jealous.
Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
Kremalı ve şekerli bir fincan kahve alabilir miyim?May I have a cup of coffee with cream and sugar?
Kahve, lütfen, kremalı ve şekerli.Coffee, please, with cream and sugar.
Bazı sınıf arkadaşları benim ona çikolata verdiğimi gördü.Some classmates saw me give him chocolate.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Bayan Klein her Cuma bir test verir.Miss Klein gives a test every Friday.
Bana tarağını bir dakika ödünç verir misin?Lend me your comb for a minute, will you?
Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.Let's draw lots to decide who goes first.
Martin Luther King, Jr ve onun destekçileri tehdit edildi.Rev. King and his supporters were threatened.
Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.Bring me a clean plate and take the dirty one away.
Hıristiyanlık ve İslam, iki farklı dindir.Christianity and Islam are two different religions.
Kaç tane erkek ve kız kardeşin var?How many brothers and sisters do you have?
Carol ve Will'in ayrıldığını duydum.I heard that Carol and Will have split up.
Cathy Fransızca ve Almanca konuşabilir.Cathy can speak French and German.
Oh, veriyi kaybettim.Oh, I lost the data!
Kim ve ben aynı yaştayız.Kim and I are the same age.
Onun nazik olduğunu söyledin ve o öyle.You said she was kind and so she is.
Kolların ve bacakların yeterince güçlendi.Your arms and legs have grown strong enough.
Amcan ve ben yıllardır birbirimizi tanırız.Your uncle and I have known each other for many years.
Bana anahtarı ver.Get me the key.
Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.The drought damaged all the crops there.
Onlar heyecan verici bir oyun oynadılar.They had an exciting game.
Carlos gitti ve kitap ile geri geldi.Carlos went away and came back with the book.
Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.A Californian policeman pulled a car over and spoke to the driver.
Kaliforniya ve Nevada birbirine sınır komşusudur.California and Nevada border on each other.
Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.If a nuclear war were to break out, mankind would perish.
Sana bir milyon yen verilecek olsa onunla ne yaparsın?If you were to be given a million yen, what would you do with it?
Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Gabriel sıcak çorba ve biraz şerinin dışında bir şey almadı.Gabriel took nothing but the hot soup and a little sherry.
Kanada ile ilişkiler doğru ve iyi kaldı.Relations with Canada remained correct and cool.
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da, 20 yaşına kadar içki içmenize izin verilmez.In Canada, you're not allowed to drink until you are 20.
Çift fotoğraf için poz verdi.The couple posed for the photograph.
Ben klas elbiseler giyerim ve klas gözlükler takarım.I wear cool clothes and cool sunglasses.
Bana bir broşür ve fiyat bilgisi gönderir misiniz lütfen?Would you please send me a brochure and price information?
Benzin kamyonu kapıya çarptı ve patladı.The gasoline truck ran into the gate and blew up.
Perdeleri aç ve güneş ışığı içeri girsin.Open the curtains and let the sunshine in.