vazgeçme ile cümle
vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Odpowiadają: "Nie zrezygnowaliśmy jeszcze.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Ony mi odpovedali: "Nevzdali sme sa.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Sie sagten: "Wir haben nicht aufgegeben.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Ze zeiden: "We hebben het niet opgegeven.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Απάντησαν: "Δεν το βάλαμε κάτω.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.А те ми отговориха "Ние не сме се отказали.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.Діти відповіли: "Ми не здаємося.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.И они ответили: "Мы не сдались.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.והם אמרו - "עוד לא ויתרנו.
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.فقالوا لي "نحن لم نستسلم بعد
Onlar da "Henüz vazgeçmedik." dediler.毎日見てる」と言うのです
Ortalama olarak 40 duttan vazgeçmeliyim.평균적으로 40개의 산딸기를 포기해야 하니까요
Ortalama olarak 40 duttan vazgeçmeliyim.Отже, я повинен відмовитись в середньому від сорока ягід.
Ortalama olarak 40 duttan vazgeçmeliyim.כלומר, אצטרך לוותר בממוצע על 40 פירות
Ortalama olarak 40 duttan vazgeçmeliyim.اذا علي ان اتخلى بالمتوسط عن 40 من التوت
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Ako to, že je to niečo, čo používa každý, čo je na tom také zvláštne?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Allora come mai è una cosa che tutti usano e pensano che nessuno li fermerà; cos'ha di così speciale?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Hoe komt het dat iedereen dit gebruikt en denkt dat anderen niet zullen stoppen? Wat is er zo bijzonder?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Kako je torej to stvar, ki jo vsi uporabljajo in mislijo, da je drugi ne bodo? Kaj je posebnega na tem?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?왜 그들은 모두가 사용하는 것을 다른 사람들은 사용하지 않을거라고 생각하는 것일까요? 어떤 점이 다른걸까요?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Nå hur kan det komma sig att något alla använder och de inte andra kommer sluta med det. Är så speciellt?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Så hvorfor er det noget, som alle bruger, hvad er det, der er så specielt ved det?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Как же получилось, что все пользуются стиральной машиной и верят, что так будет всегда; что в этом особенного?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?Чому так вийшло, що всі користуються пральними машинками і думають, що так буде завжди; що тут особливого?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?אז כיצד זה דבר שכל אחד משתמש והם חושבים שאחרים לא יפסיקו זאת, מה כל כך מיוחד בזה?
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?إذا .. لماذا هذا الشيء يستخدمه الجميع .. ويعلمون ان لا احد قد يغنيهم عن ذلك .. ما المميز في هذا ؟
Öyleyse bu nasıl bir şey ki, herkes kullanıyor ve kimsenin de bunu kullanmaktan vazgeçmeyeceğini düşünüyor?使われ続けるであろう洗濯機は何がスゴイのでしょう? 世界のエネルギー消費量を分析しなくてはなりませんでした
Öyleyse dut sayımı 20 artırmak için 1 tavşandan vazgeçmem gerekit.이렇게 말할 수 있는 거죠 좋아 이제 20개의 산딸기를 더 먹고 싶은데 그렇게 하려면 토끼 한마리를 포기 해야 겠군
Öyleyse dut sayımı 20 artırmak için 1 tavşandan vazgeçmem gerekit.Vlastně říkáme: OK, chci nasbírat o 20 bobulí navíc, ale abych to mohl udělat, musím snížit králíky o 1.
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.20年ほど前 私はニューヨーク・ タイムズ・マガジンの編集者から
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Așa că te rog să nu mai spui asta."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Chciałbym, żebyś przestała tak mówić".
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Con không muốn mẹ nói về điều đó nữa."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.E voglio che tu smetta di dire queste cose."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Ik zei: "Ik ben gay.
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.이제 그 말씀은 그만하세요."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Quiero que dejes de decir eso".
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Szeretném, ha többet nem mondanád ezt."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Und ich möchte, dass du aufhörst, das zu sagen."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Και θέλω να σταματήσεις να το λες αυτό".
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Годі про це говорити".
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.Прекрати это говорить".
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.ואני רוצה שתפסיקי להגיד את זה."
O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim.وأريدك أن تتوقفي عن قول ذلك."
O zaman... ...ama vazgeçmeyeceğim.Bien. Je ne renoncerai pas. J'attendrai jusqu'à ce que vous acceptiez.
O zaman... ...ama vazgeçmeyeceğim. Ne kadar sürerse sürsün bekleyeceğim.В таком случае... ...я просто так не сдамся.
O zaman... ...ama vazgeçmeyeceğim.Αν είναι έτσι... Δεν το βάζω κάτω όμωs. Θα περιμένω όσο κι αν χρειαστεί.
Parayla yurtdışından alınmış birkaç eşya hariç... ...her şeyden vazgeçmek zorundasınız. Bir saniye bekleyin.Néhány külföldön készpénzért vásárolt ruházati darabon kívül, úgy tűnik, mindent át kell adnia.
Parayla yurtdışından alınmış birkaç eşya hariç... ...her şeyden vazgeçmek zorundasınız....وبغض النظر عن بعض الاشياء تم شراؤها من الخارج نقدا عليك اعطاؤنا كل شيء اخر
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.Ezért nem kell túl sok bogyót feladni.
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.당신은 많은 베리를 포기하지 않아도 됩니다.
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.Neztrácíte příliš mnoho, pokud jde o bobule.
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.Nie musisz poświęcać wiele jagód.
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.Voce não estará desistindo de muito em termos de frutinhas.
Pek fazla duttan vazgeçmenize gerek kalmadı.Ви навіть не відмовляєтесь від великої кількості ягід.
Prenses olmaktan vazgeçmelisin.Είναι ότι πρέπει να παραιτηθείς από το να γίνεις Πριγκίπισσα.
Prenses olmaktan vazgeçmelisin.هي يجب ان تتخلي عن ان تصبحي اميرة
Sakın vazgeçme!¡No te rindas! - ¿Busca a alguien? - Necesito a Francois.
Sanki hiç kimse hakkında sıkıntılar kendini. "Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı.그녀가있다면 같이 그는 아무도에 관한 문제 자신이. "그녀는 자신을 결코 멈추지 않았다 단지
Sanki hiç kimse hakkında sıkıntılar kendini. "Kendini hiç vazgeçmedi, sadece zaman içinde bir şey hatırladı.הוא מעולם לא הצרות עצמו על אף אחד. "היא עצרה את עצמה כאילו היא רק