vazgeç ile cümle

vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolJa johtaa sinut jopa kuolemaan: välin esi-isä, ja anna epäonni olla orja kärsivällisyyttä .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yol그동안의 조상을, 그리고 불행은 인내로 노예가되어 봅시다 .-- : 그리고 심지어 죽음으로 이끌
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolOch leder dig ända till döds: tiden underlåta, Och låt missöde vara slav till tålamod .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolOg føre dig selv til døden: mellemtiden lade være, og lad Uheld være slave af tålmodighed .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolŞi vă duce chiar la moarte: abţine Între timp, şi să fie sclavul ghinion cu răbdarea .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolVà dẫn bạn thậm chí đến chết: tổ tiên khi chờ đợi, Và cho sự rủi ro được nô lệ để kiên nhẫn .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolY le llevará hasta la muerte: abstenerse Mientras tanto, Y que mala suerte ser esclavo de la paciencia .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolΚαι να σας οδηγήσουν ακόμα και στο θάνατο: αντέξετε Εν τω μεταξύ, και ας ατυχία να γίνει δούλος υπομονή .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolИ вие да доведе дори до смърт: въздържам Междувременно, И нека нещастен случай да бъде роб до търпение .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolИ приведет вас даже до смерти: тем временем удержаться, и да несчастье быть рабом терпение .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolוזה אפילו להוביל אותך עד מוות: להבליג בינתיים, ובואו אסון להיות עבד בסבלנות .--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yolوتقودك حتى الموت : إمتنع غضون ذلك ، واسمحوا بلية تكون عبدا لصبر.--
Arada vazgeçmezsen, talihsizlik eseri sabır için köle olalım .--: Ve hatta ölüme yol疑惑の当事者を生み出す。
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Aika on etsiä ja aika kadottaa. Aika on säilyttää ja aika viskata pois.
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.å søke har sin tid og å tape har sin tid; å gjemme har sin tid og å kaste bort har sin tid;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.čas hľadaniu a čas trateniu, čas chráneniu a čas odhadzovaniu,
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Čas hledání a čas ztracení, čas chování a čas zavržení;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.čas iskanja in čas izgubljanja, čas spravljanja in čas zametanja,
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.có kỳ tìm , và có kỳ mất ; có kỳ giữ lấy , và có kỳ ném bỏ ;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.có kỳ tìm, và có kỳ mất; có kỳ giữ lấy, và có kỳ ném bỏ;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Czas szukania, i czas stracenia; czas chowania, i czas odrzucenia;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.eje [van] a keresésnek és ideje a vesztésnek; ideje a megõrzésnek és ideje az eldobásnak.
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.찾을 때가 있고 잃을 때가 있으며 지킬 때가 있고 버릴 때가 있으며
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Söka upp har sin tid, och tappa bort har sin tid. Förvara har sin tid, och kasta bort har sin tid.
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.suchen und verlieren, behalten und wegwerfen,
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.tempo de buscar, e tempo de perder; tempo de guardar, e tempo de deitar fora;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Tid til at søge og Tid til at miste, Tid til at gemme og Tid til at bortkaste,
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.tiempo de buscar y tiempo de perder; tiempo de guardar y tiempo de arrojar
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Un tempo per cercare e un tempo per perdere, un tempo per serbare e un tempo per buttar via
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.un temps pour chercher, et un temps pour perdre; un temps pour garder, et un temps pour jeter;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.καιρος του αποκτησαι και καιρος του απολεσαι καιρος του φυλαττειν και καιρος του ριπτειν
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.Време за търсене, и време за изгубване; Време за пазене, и време за хвърляне;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.время искать, и время терять; время сберегать, ивремя бросать;
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.עת לבקש ועת לאבד עת לשמור ועת להשליך׃
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.للكسب وقت وللخسارة وقت. للصيانة وقت وللطرح وقت.
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.尋 找 有 時 、 失 落 有 時 . 保 守 有 時 、 捨 棄 有 時
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.尋找 有 時 、 失落 有 時 . 保守 有 時 、 捨棄 有 時
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.A venit timpul să nu mai privim Africa sub-Sahariană ca pe un singur loc.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Chegou o tempo de parar de pensar na África Subsariana com um único lugar.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Czas najwyższy, aby przestać myśleć o Subsaharyjskiej Afryce, jako jednym miejscu.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Đã đến lúc cho chúng ta từ bỏ suy nghĩ các nước Châu Phi miền Nam Sahara là 1.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Det är dags att sluta tänka på Afrika söder om Sahara som en plats.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.De tijd is gekomen om de Afrikaanse Sub-Sahara niet langer als één plek te zien.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Eljött az idő, hogy a Szubszaharai Afrikára ne egységes régióként tekintsünk.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.È ora di abbandonare l'abitudine a considerare l'intera Africa subsahariana come un unico luogo.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Es ist Zeit damit aufzuhören, das subsaharische Afrika als ein einheitliches Land zu sehen.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Je načase, aby sme prestali uvažovať o subsaharskej Afrike ako o jednom mieste.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.사하라 사막 이남의 아프리카를 한 곳으로 생각하는 것을 멈춰야 할 때가 왔습니다.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Le temps est venu d'arrêter de penser à l'Afrique subsaharienne comme un seul pays.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Llegó la hora de dejar de pensar en África subsahariana como un solo lugar.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.On lopetettava pitämästä Saharan alapuolista Afrikkaa yhtenä paikkana.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Přišel čas přestat považovat subsaharskou Afriku za jeden celek.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Prišel je čas da nehamo razmišljato o Podsaharski Afriki kot enoti.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Waktunya telah tiba untuk berhenti menganggap Afrika sub-Sahara sebagai satu tempat.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Έχει έρθει η ώρα να σταματήσουμε να θεωρούμε την υποσαχάρια Αφρική ένα μέρος.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Дошло е времето да спрем да мислим за Субсахарска Африка като едно място.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Настав час перестати думати про Тропічну Африку як про одне місце.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Пришло время перестать говорить о суб-Сахарной Африке как об одном месте.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.הגיע הזמן להפסיק לחשוב על אפריקה דרומית לסהרה כמקום אחד
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.لقد جاء الوقت الذي يجب فيه التوقف عن التفكير بأفريقيا جنوب الصحراء ككتلة واحدة
İlgili Sayfalar