vazgeç ile cümle
vazgeç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Matematik yapmaktan vazgeçen insanları "ölmüş", ölen insanları ise "gitmiş" olarak anardı.Les personnes ayant cessé de faire des mathématiques étaient des « morts ».
Şimdi ise tamamen vazgeçilmiştir.Aujourd'hui il est totalement abandonné.
Fakat onun, Allah düşmanı olduğu kendisince iyice anlaşıldığı zaman ondan vazgeçti.Quand Allah commanda à Mahomet de l'épouser (dans le Coran), Zaynab en tira orgueil.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Il abandonnera par la suite cette idée.
1891'de Theodor Boveri kromozomların yaşamın vazgeçilmez unsurları olduğunu gösterdi.En 1891, Theodor Boveri démontre et affirme que les chromosomes sont indispensables à la vie.
Siyah onlar için vazgeçilmezdir.Mais ils ne profitent pas aux Noirs.
Vazgeçmeye çabalamak yerine bu halde kalmayı tercih edebilir.Autrement dit, mieux vaut essayer que de renoncer.
Kolay vazgeçmem".Mais il n'abandonne pas ».
Artık vazgeçiyor musunuz?” denilmektedir.Qu'avez-vous à dire aujourd'hui !".
Ancak Sylvester Stallone bu karardan vazgeçmiş ve bu sahnenin son bölümünde kendi oynamak istemiştir.Mais Sylvester Stallone eut le dernier mot et refusa de changer le scénario.
Bürokrasiden Vazgeçilir mi?Les bureaucrates sont-ils congédiés ?
Yeni yetenekler keşfetme tutkusundan ise hiç vazgeçmedi.Il a aidé à la découvertes de nouveaux talents.
İtirazdan vazgeçilemez. (...)Plus personne n'émit d'objections (…).
Ermenilerin çoğu direnmekten vazgeçti ve Roma tarafından atanacak bir prensi kabul etme kararı aldı.À ce moment, la majorité des Arméniens a cessé de résister et accepté le prince candidat de Rome.
Raif bunu hayra yormaz ve Maria'nın kendisinden sıkıldığını, vazgeçtiğini düşünür.Il réagit bizarrement et tente de convaincre Maria d'abandonner.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.Elle fut confiée à des amis ou des proches.
1986 yılında İtalya yarışmaktan vazgeçti.Il a remporté le Tour d'Italie 1986.
İtirazdan vazgeçilemez.Il ne peut être révoqué.
Bu oluşumda eğitim birinci ve vazgeçilemez şarttır. (...)Le Maitre indispensable à la formation élémentaire, ne l'est plus au niveau universitaire.(...)
1797 yılında William Robert Broughton, Tatar boğazının bir koy olduğunu düşünerek vazgeçti.De même, en 1797, William Robert Broughton décida que c'était une baie et fit demi-tour.
Ama sonra bu tutumdan vazgeçer ve onunla evlenir.Par la suite, il renonce à ses vœux et se marie.
Yoruluyor ama hayatla savaşmaktan vazgeçmiyor.Il dépérit et ne résista pas aux aléas de la vie.
Babası vazgeçirmeye çalışsa da, sonunda bir şartla buna izin verir.Celui-ci refuse, puis finalement accepte sous certaines conditions.
Bunun üzerine mübaheleden vazgeçilerek anlaşma yoluna gidilmiştir.Et c'est alors qu'Il s'est détourné.
Helvetler bu yolu takipten vazgeçtiler.Les noirs abandonnent après ce coup.
Atlas Vazgeçti'nin ana teması "insan aklının toplumdaki rolü" dür.D'après l'auteur elle-même, Atlas Shrugged a pour thème « le rôle de l'esprit humain dans la société ».
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.L'Autriche renonce à ses prétentions sur la Belgique.
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.Les accusations sont finalement abandonnées.
Bu nedenle Henry Tudor İngiltere'ye dönme planından vazgeçmek zorunda kaldı.Tom évoque de nouveau son désir de quitter l'Angleterre.
Bu yüzden lütfen AnonNews’e saldırmaktan vazgeçin.Il doit repousser une tentative d’invasion de René d’Anjou.
Ağabeyinin kendi hakkından vazgeçmesi üzerine, veliaht olarak Sırbistan'daki ailesinin yanına gitti.Son frère Đurađ repart quant à lui en Serbie.
Ancak Kornilov’un kendisini de tasfiye edeceğinden korkarak plandan vazgeçer.Il convainc même Corneil que ses maîtres vont l'abandonner.
Fakat politik sebeplerden ötürü bundan vazgeçildi.Ce dernier, pour des raisons de politique, s'y oppose.
Çalışmalarından vazgeçtikten sonra kendisi sürüş öğretmeni oldu.Retiré de l'enseignement, il est désormais conducteur de train.
Her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeç.Il s'agit de tout régler, tout vérifier.
Daha sonra Trish bu kılığı kullanmaktan vazgeçer.Machach quitte alors le vestiaire.
Kısa bir sürede ünü tüm Kars`a yayılıp düğünlerin vazgeçilmez ozanı oldu.Il disparut peu avant de pouvoir fêter leurs noces de diamant.
Eylül 1870'te ise, ablukadan tamamiyle vazgeçildi.Mais en 1899, elle devint complètement aveugle.
Bu arada HAL onu vazgeçirmeye çalışmaktadır.Paul tente de l'en dissuader.
Sabancı Holding ise ihaleye katılmaktan vazgeçti.Cependant le candidat aragonais a renoncé à siéger.
Ancak Kasım 2009'da İngiliz ekibi bu transferden vazgeçtiğini açıkladı.En 2009, les équipes anglaises n'ont pas pu faire le déplacement.
Carrie Grant, "Ben Asla Vazgeçme" nin başarısızlığına değindi.Corey Hart pour Never surrender.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Et si tu veux pas l'avaler, tu la recraches sur le chemin.
Kış sporunun vazgeçilmez adresi Uludağ, Bursa'nın 36 kilometre güneyinde yer almaktadır.La fraîcheur hivernale rappelle souvent la neige du Moyen Atlas à 40 km au sud de la ville.
1975 - İspanya, Batı Sahra'daki egemenlik hakkından vazgeçti.En 1975, après la mort de Franco, l'Espagne quitte le Sahara occidental.
En büyük olmak onun vazgeçilmezidir.La plus grosse erreur est de la lui enlever.
Nedense, bilinmeyen bir sebepten ötürü Bieber, şarkıyı film için kaydetmekten vazgeçti.Cependant pour une raison inconnue, Sony a annulé le projet.
Böylece, komite tek erkekler için karşılık gelen kontenjanından vazgeçti.Elle obtint le retrait des envahisseurs contre le paiement d'une rançon.
Sigara içmekten vazgeçtim.He dejado de fumar.
Sigara içmekten vazgeçmelisin.Deberías dejar de fumar.
O nadiren vazgeçer.Casi nunca se rinde.
Tom vazgeçmeyi reddetti.Tom no quiso rendirse.
Sadece vazgeçtim.Sencillamente me rendí.
Asla vazgeçemeyeceğin bir yiyecek nedir?¿Cuál es una comida a la que nunca renunciarías?
Tom vazgeçmek istemiyor.Tom no se quiere dar por vencido.
Bence vazgeçmeliyiz.Creo que deberíamos rendirnos.
Ben senden vazgeçmedim.Yo no te abandoné.
Tom vazgeçmeye karar verdi.Tom decidió rendirse.
Tom vazgeçmemeye karar verdi.Tom decidió no rendirse.
Beni aramaktan ve bana mesaj atmaktan vazgeçmeyecek.No va a dejar de llamarme y de mandarme mensajes.
İlgili Sayfalar