vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Ik vind het zo erg dat ik in den vreemde moet verblijven en moet wonen bij een ver en vreemd volk.
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Jaj nékem, hogy Mésekben bujdosom és a Kédár sátrai közt lakom!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Khốn nạn cho tôi vì tôi ngụ trong Mê-siếc, Và ở dưới các trại Kê-đa.
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Khốn_nạn cho tôi vì tôi ngụ trong Mê-siếc , Và ở dưới các trại Kê-đa .
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.메섹에 유하며 게달의 장막 중에 거하는 것이 내게 화로다
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Malheureux que je suis de séjourner à Méschec, D`habiter parmi les tentes de Kédar!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Me infelice: abito straniero in Mosoch, dimoro fra le tende di Cedar
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Niestetyż mnie, żem tak długo gościem w Mesech, a mieszkam w namiotach Kedarskich.
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Oj, beda mne, že pohostínim v Mešechu, že bývam v stánoch Kédara!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Vai de mine că locuiesc la Meşec, că locuiesc în corturile Chedarului!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Ve mig, at jeg må leve som fremmed i Mesjek, bo iblandt Kedars Telte!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Ve mig, att jag måste dväljas i Meseks land och bo ibland Kedars hyddor!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Voi minua, että minun täytyy oleskella muukalaisena Mesekissä, asua Keedarin majojen keskellä!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Wehe mir, daß ich ein Fremdling bin unter Mesech; ich muß wohnen unter den Hütten Kedars.
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Ουαι εις εμε, διοτι παροικω εν Μεσεχ, κατοικω εν ταις σκηναις του Κηδαρ
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.Горко ми, защото странствувам в Мосох, Живея в Кидарските шатри!
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.אויה לי כי גרתי משך שכנתי עם אהלי קדר׃
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.ويلي لغربتي في ماشك لسكني في خيام قيدار.
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.我 寄 居 在 米 設 、 住 在 基 達 帳 棚 之 中 、 有 禍 了
Vay bana, Meşekte garip kaldım sanki, Kedar çadırları arasında oturdum.我 寄居 在 米設 、 住在 基達帳 棚 之中 、 有 禍了
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum. Kız ve erkek çocuklar arasındaki farklar çok açık.Det är verkligen klart ... uppdelat mellan vad pojkar lär och vad flickor lär.
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum. Kız ve erkek çocuklar arasındaki farklar çok açık.Es realmente claro muy ... entre chicos y chicas
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum.Merda a volte mi sorprendo di me stesso.
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum.Sial Saya terkesan sendiri kadang-kadang.
Vay! Bazen kendi kendimi etkiliyorum.По дяволите, понякога дори изненадвам себе си.
Vay be! - Acele et! - Vay.J'y vais.
Vay be! - Acele et! - Vay.Wow. - ¡Apurate!
Vay be! - Acele et! - Vay.Wow. - ¡Rápido!
Vay be. (Alkış)Wow. .
Vay, bebeğim.우와, 베이비
Vay, bebeğim. Merhaba büyük oğlan. Merhaba.Byl spatřen ve své obávané tvrzi Wrath-o-Sphere na okraji města...
Vay, bebeğim.Whoa, baby.
Vay, bebeğim.Whoa... bayi. (baby)
Vay, bebeğim.Whoa, piccolo.
Vay, bebeğim.اوه , عزيزى .
Vay, bebeğim.そこのお兄さん
Vay be! Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!ネルソン、あんたのことは好きよ
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.A já si říkal: Případám si jako ve sci-fi filmu.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Ajattelin: "Vau. Olen kuin science fiction -elokuvassa.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.E ho pensato: "Fantastico. È come vivere in un film di fantascienza.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.En ik dacht: "Wow, het lijkt of ik in een science fiction film leef.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Estou a viver num filme de ficção científica. "Isto é mesmo fixe."
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Et là j'ai pensé: "Wow. C'est comme si je vivais dans un film de science-fiction.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.그때 저는 생각했습니다. "우와, 내가 정말 공상과학 영화 속 주인공 같네.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Och jag tänkte liksom: "Wow. Jag bor liksom inne i en science fiction-film.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Og jeg tænkte ligesom, "Wow. Jeg ligesom, lever i en science fiction film.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Pomyślałem sobie: "Wow. Czuję się jakbym żył w filmie science fiction.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Și m-am gândit: "Wow. Parcă trăiesc într-un film științifico-fantastic.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Und ich dachte mir, "Wow, das ist genauso, als wäre ich in einem Science-Fiction-Film.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Và tôi nghĩ, "Wow tôi như đang sống trong một bộ phim khoa học viễn tưởng.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Y pensé algo así como, "Wow. Estoy como si estuviera viviendo una película de ciencia ficción.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.Και σκέφτηκα "Ζω μια ταινία επιστημονικής φαντασίας.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.А аз мислех: "Уау. Все едно живея в научно-фантастичен филм.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.И я подумал: "Ух ты! Я как будто живу в научно-фантастическом фильме.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.І я подумав: "Нічого собі! Я ніби живу у науково-фантастичному фільмі.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.וכזה חשבתי, "וואו. אני כאילו חי בסרט מדע בדיוני.
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.وكنت أقول في نفسي " واو .. إن الامر كما ... لو أنني أعيش في فلم خيال علمي
"Vay be, bilim kurgu bir filmin içinde yaşıyorum sanki" diye düşündüm.「まるでSF映画の中にいるみたいだ」 「これは凄いぞ」
Vay be, biliyor musun, Ramone'u partide kimse görmemiş.Wow, sai, nessuno ha veramente visto Ramone al party.
Vay be, biliyor musun, Ramone'u partide kimse görmemiş.Wow, tu sais personne n'a réellement vu Ramone à la soirée.