vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.Venec naše glave je padel. Gorje nam! ker smo grešili.
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.Ο στεφανος της κεφαλης ημων επεσεν ουαι δε εις ημας, διοτι ημαρτησαμεν.
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.Венецът падна от главата ни; Горко ни! защото сме съгрешили.
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.Упал венец с головы нашей; горе нам, что мы согрешили!
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.נפלה עטרת ראשנו אוי נא לנו כי חטאנו׃
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.سقط اكليل راسنا. ويل لنا لاننا قد اخطأنا.
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.冠 冕 從 我 們 的 頭 上 落 下 . 我 們 犯 罪 了 、 我 們 有 禍 了
Taç düştü başımızdan, Vay başımıza! Çünkü günah işledik.冠冕 從 我 們 的 頭上 落下 . 我 們 犯罪 了 、 我們有禍了
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Probeaza-l. <i>Wow!
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Proszę Tae Ik przymierz.
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Tae Ik, essaye-la. <i>Wow !
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Tae Ik, probier es einmal. <i> Wow!
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Tae Ik, provalo. <i>Wow!
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Τάε Ικ, δοκίμασέ το. <i>Ουάου!
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!Тэ Ик, надевай. Оу!
Tae Ik, bir kere dene. <i>Vay!خد تيي اك جربها
Tamam. Vay. Bu harika.어.
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Ai daquele que procura a derramar óleo sobre as águas quando Deus brewed-los em um vendaval!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!¡Ay de aquel que trata de verter aceite sobre las aguas, cuando Dios les ha preparado en una viento!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Běda tomu, kdo chce nalít olej po vodě, když Bůh vaří je do Gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Beda tomu, kto chce naliať olej po vode, keď Boh varí je do Gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Biada temu, kto stara się wlać olej od wody, kiedy Bóg warzone je w gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Gorje tistemu, ki si prizadeva za pour nafte nad vodami, ko je Bog jih varijo v gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Guai a chi cerca di versare olio sulle acque quando Dio le ha preparato in un tempesta!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Jaj annak, aki arra törekszik, hogy öntsön olajat a vízen, amikor Isten főzött őket egy erős szél!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Khốn cho anh ta tìm cách đổ dầu trên vùng biển khi Thiên Chúa đã ủ chúng vào một gió!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!하나님에 그들을 양조했을 때 바다에 기름을 부어 고자 그에게 화가
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Vai de cel care încearcă să toarne untdelemn pe apele atunci când Dumnezeu le-a fiert într-un gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Ve den som försöker gjuta olja på vattnet när Gud har bryggt dem i en kuling!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Voi häntä, joka yrittää valaa öljyä vetten kun Jumala on keitetty heidät Gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Wee hij die zoekt naar olie gieten op het water, wanneer God heeft gebrouwen ze in een storm!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Wehe dem, der Öl auf die Wogen zu gießen, wenn Gott sie in einen gebraut sucht Sturm!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горе тому, кто хочет подливать масла на воде, когда Бог варят их в шторм!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горе тому, хто хоче підливати масла на воді, коли Бог варять їх у шторм!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горко на онзи, който се стреми да се полее с дървено масло водите, когато Бог ги е произведена в Гейл!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!אוי לו למי מבקש לשפוך שמן על פני המים כאשר אלוהים חלוט אותם
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!ويل للذي يسعى إلى صب الزيت على المياه عند الله منها الى يخمر
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!強風!ではなく、お願いしようと彼の悲痛
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Alle reden über das Terroir, huldigen ihm: "Poh, tolles Terroir!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Falamos todos do "terroir", veneramos o "terroir". Dizemos:
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!다들 테루아에 관심이 많죠. 와우, 이곳 테루아는 완벽해.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!On parle tous de terroir; on vénère le terroir; On dit: mon terroir est super, il est si spécifique.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Μιλάμε όλοι για το τερουάρ· λατρεύουμε το τερουάρ· λέμε το τερουάρ μου είναι εξαιρετικό!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!كلنا نتحدث عن مزارع العنب الخصبة. نحن نقدرها كثيراً نقول: اني مزرعتي رائعة! فريدة من نوعها
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!"私の葡萄園はすごい 実に素晴らしい" とか言います "この土地を手に入れ 信じられない 葡萄園を作り出した" とも
Teşekkür etmene gerek yok, adamım. <i>Vay!Nie musisz dziękować, druhu. Wow.
Teşekkür etmene gerek yok, adamım. <i>Vay!Не нужно благодарить, парень. Вау!
Teşekkür etmene gerek yok, adamım. <i>Vay!لا داعي للشكر ايها الفتى الجيد واااو
VAy = 1m/s olarak bulduk. -ומהירות השווה לשורש הריבועי של 3 מטר לשנייה בכוון ימין.
VAy=1m/s x bileşenini:ה- x וה- y של המהירות של A. המהירות של A בכוון y הייתה 1 מטר לשנייה,
VAy = 2X(1/2) = 1m/s buluruz.על כן, אחרי ההתנגשות, A נע במהירות
Vay! Acayipmiş. Bu göktaşını delik deşik edeceğim.Fél kézzel leterítem az aszteroidát!
Vay! Acayipmiş. Bu göktaşını delik deşik edeceğim.عظيم جداً يمكننى تحطيم هذا النيزك
Vay! Acayipmiş.Ekstra.
Vay! Acayipmiş.Fantástico.
Vay! Acayipmiş.Heftig!
Vay! Acayipmiş.Impresionant.
Vay! Acayipmiş.Porreiro.
Vay! Acayipmiş.Super cool !
Vay! Acayipmiş.Wow, echt cool!