vatandaşlar ile cümle

vatandaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tarım, yoksulluktan kıvranan vatandaşlarımızın yüzde 18ini barındırır, sadece 18 milyar alır.Η γεωργία, που απασχολεί 18 % των πολιτών μας που ζουν στη φτώχεια, παίρνει μόνο 18 δισ. ευρώ.
Tarım, yoksulluktan kıvranan vatandaşlarımızın yüzde 18ini barındırır, sadece 18 milyar alır.Земеделие , в което са заети 18 процента от бедните слоеве за което са отделени само 18 милиона
Tarım, yoksulluktan kıvranan vatandaşlarımızın yüzde 18ini barındırır, sadece 18 milyar alır.החקלאות, אשר מעסיקה 18% מהאוכלוסיה המוכת עוני שלנו, מקבלת רק 18 מיליארד.
Tarım, yoksulluktan kıvranan vatandaşlarımızın yüzde 18ini barındırır, sadece 18 milyar alır.الزراعة، والتي توظف 18 في المئة من المواطنين الذين يعانون من الفقر ، تأخذ فقط 18 بليون.
Tarım, yoksulluktan kıvranan vatandaşlarımızın yüzde 18ini barındırır, sadece 18 milyar alır.たったの180億しか使われていないのです。 貿易と産業には430億使われています。
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Du får vård till samma kostnad som personer som är stadigvarande bosatta i Finland.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Saat hoitoa samalla hinnalla kuin henkilöt, jotka asuvat Suomessa vakituisesti.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Vous obtiendrez des soins aux mêmes tarifs que les personnes résidant de manière permanente en Finlande.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.Вы получите лечение по тем же ценам, что и лица, постоянно проживающие в Финляндии.
Tedavileri Finlandiya’da daimî oturan vatandaşlarla aynı fiyatlarda edinirsiniz.تحصل على العلاج بنفس السعر مثل الأشخاص المقيمين في فنلندا بصفة دائمة.
Temsilcilikler Finlandiya'da acil duruma düşen vatandaşlarına yardım ederler.Beskickningarna hjälper sitt lands medborgare som hamnat i nödläge i Finland.
Temsilcilikler Finlandiya'da acil duruma düşen vatandaşlarına yardım ederler.Ulkomaiden edustustot auttavat Suomessa hätätilanteeseen joutuneita kansalaisiaan.
Temsilcilikler Finlandiya'da acil duruma düşen vatandaşlarına yardım ederler.Представительства помогают своим гражданам, оказавшимся в Финляндии в чрезвычайном положении.
Temsilcilikler Finlandiya'da acil duruma düşen vatandaşlarına yardım ederler.تقوم البعثات الدبلوماسية في فنلندا بمساعدة مواطنيها الذين يتعرضون لظروف طارئة.
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıAli trikrat disturb'd tiho naših ulicah, in so stari državljani Verona je
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıAu de trei ori disturb'd liniştită de pe străzile noastre, şi a făcut cetăţenilor vechi Veronei
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıCzy trzykrotnie disturb'd ciszy naszych ulicach i wykonane starożytnych obywateli w Weronie
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıĐã ba lần disturb'd yên tĩnh của đường phố của chúng tôi thực hiện công dân cổ xưa Verona
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptı세 번 거리의 조용한를 disturb'd 가지고, 그리고 베로나의 고대 시민을 만들었
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHaben dreimal die Ruhe unserer Straßen disturb'd; Und machte Verona alten Bürger
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHanno tre volte disturb'd la quiete delle nostre strade, e fatti di Verona antichi cittadini
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHar tre gange disturb'd stilheden i vores gader, Og gjorde Veronas gamle borgere
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHar tre gånger disturb'd de tysta i våra gator, Och gjorde Veronas gamla medborgare
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıHebben driemaal disturb'd de stilte van onze straten, en maakte de oude burgers van Verona's
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıMár háromszor disturb'd csendes az utcákon, és Made Verona ókori polgárok
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıOnt par trois fois disturb'd le calme de nos rues; Et faites anciens citoyens de Vérone
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıOvat kolmasti disturb'd hiljainen meidän kaduilla ja teki Veronan antiikin kansalaisten
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıTelah tiga kali disturb'd ketenangan jalan-jalan kita; Dan membuat warga kuno Verona
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıTêm três vezes disturb'd o sossego das nossas ruas; E fez antigos cidadãos de Verona
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıTienen tres veces disturb'd la tranquilidad de nuestras calles, e hizo los ciudadanos antiguo de Verona
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıUž třikrát disturb'd klidné našich ulicích, a to z Verona staré občany
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıUž trikrát disturb'd pokojné našich uliciach, a to z Verona starých občanov
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıΈχετε disturb'd τρεις φορές την ησυχία των δρόμων μας? Και έκανε αρχαία πολίτες της Βερόνας
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıИма три пъти disturb'd спокойствието на нашите улици, както и древните граждани на Верона
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıУ трижды disturb'd тишине наших улицах; И сделал Вероны древних граждан
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıהאם disturb'd שלוש פעמים את השקט של הרחובות שלנו, וזה עשה אזרחי העתיק של ורונה
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptıوقد disturb'd ثلاثا من الهدوء من شوارعنا ، وجعلت المواطنين فيرونا القديمة
Üç sokakların sessiz disturb'd var; Verona antik vatandaşlar yaptı同じくらい古いの手で、振るう古いパルチザンに、彼らの墓beseeming飾りによってキャスト、
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Den högste ledaren saknas. Varför vet inte folket om det?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Den øverste leder savnes. Hvorfor ved folket ikke noget om det?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Kansakunnan johtaja on kateissa. Miksi kansalaiset eivät tiedä siitä?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!L'uomo al comando della nazione è scomparso. Perché i cittadini non ne sanno nulla?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!O homem mais importante da nação desapareceu, por que razão os cidadãos não sabem de nada?!
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Si el dirigente del país ha desaparecido, ¿por qué sus ciudadanos no saben nada al respecto?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Zaginął najważniejszy człowiek w kraju, a obywateli o tym nie poinformowano?
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Ο ανώτερος άντρας του έθνους αγνοείται; Γιατί δεν το γνωρίζουν αυτό οι πολίτες;
Ülkedeki en önemli adam kayıp, peki vatandaşlar bunu niye bilmiyor?!Пропал первый человек в стране, но почему её жителям ничего не известно?
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Alguns residentes aguardam na fila para receberem cesta básica do governo local.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.On voit des habitants alignés pour une distribution de secours d'urgence par l'administration locale.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Se ve a algunas personas haciendo fila para recibir artículos del gobierno local.
Vatandaşlar belediye tarafından dağıtılan mallar için sıraya girdi.Si vedono alcuni cittadini in fila mentre aspettano di ricevere generi di prima necessità dal governo locale.
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[시민을 입력 & C] 한 시민 어느쪽으로 그가 그 kill'd 머큐시오를 실행?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Borgere, & c.] 1 CITIZEN Hvilken vej gik han, at kill'd Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Bürger, & c.] 1 CITIZEN Welchen Weg lief er, dass Kill folgen Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Burgers, & c.] Een burger die manier liep hij dat kill'd Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Cidadãos, & c.] 1 CIDADÃO maneira que funcionou aquele que kill'd Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Citoyens, & c.] Une citoyenne qui a couru façon que celui qui tué Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter ciudadanos, etc] Un ciudadano que corría, así que mató a Mercucio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Công dân, c.] 1 cách CÔNG DÂN nào chạy mà kill'd Mercutio?
[Vatandaşlar girin, & c.] 1 CITIZEN Hangi yoldan o ki kill yersiniz Mercutio koştu?[Enter Državljani, & c.] 1 CITIZEN Kateri način, tekel je, da se kill'd Mercutio?
İlgili Sayfalar