vatandaşlar ile cümle
vatandaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Ήταν η προσδοκία των πολιτών να μην λογοκριθεί.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.Ожидание со стороны людей того, что Марту не подвергнут цензуре.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.זו היתה הציפייה של האזרחים שהיא לא תצונזר.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.كان توقعات المواطنين انها لن تخضع للمراقبه.
Önemli olan vatandaşların, onun sansüre uğramasını kabul etmemeleriydi.市民が望んだのです コラボレーションのツールを手にした というのが今の我々の状態です
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.En savoir plus sur les conditions requises à la page Citoyens de l'UE.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.Läs mer om förutsättningarna på sidan EU-medborgare.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.Lue lisää edellytyksistä sivulta EU-kansalaiset.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.Puede consultar más información sobre requisitos en la sección Ciudadanos de la UE.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.Дополнительная информация об условиях регистрации на сайте InfoFinland в разделе Граждане ЕС.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.اقرأ المزيد عن الشروط على صفحات مواطنو الاتحاد الأوروبي.
Ön koşullar hakkında daha fazla bilgiyi AB vatandaşları sayfasından okuyabilirsiniz.更多信息,请访问InfoFinland上的欧盟公民。
Ortaklığın verimli olması için vatandaşlarımız güvende olmalı ve emeklerimiz saygıyla karşılanmalıdır.يجب أن تكون آمنة مواطنينا، ويجب الترحيب جهودنا
Ortaklığın verimli olması için vatandaşlarımız güvende olmalı ve emeklerimiz saygıyla karşılanmalıdır.怒りだけに基づく政治 自他で世界を分ける政治は
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Átlagos állampolgárokat gyakran választottak esküdtbíróságba, hogy a nap fontos ügyeiben döntést hozzanak.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Cetăţeni obişnuiţi erau des aleşi în jurii pentru a decide asupra problemelor critice ale zilei.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Gewone burgers werden vaak gekozen voor burgerjury's om te beslissen over cruciale zaken van het moment.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.평범한 시민들은 자주 중요한 문제를 결정하는데 시민 배심원으로 선택되었습니다.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Los ciudadanos promedio a menudo fueron elegidos como jurados para decidir sobre asuntos críticos del momento.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Normale Bürger wurden oft für Bürgerforen ausgewählt, um über wichtige Tagesprobleme zu entscheiden.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Obywatele byli kiedyś ławnikami. Decydowali o ważnych sprawach dnia.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Priemerní občania boli často vyberaní ako občianski sudcovia, aby rozhodli o dôležitých záležitostiach.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Rakyat biasa dipilih untuk menjadi juri rakyat untuk menentukan masalah sehari-hari yang penting.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Vanliga invånare valdes ofta till medborgarjuryn för att ta beslut om viktiga saker för dagen.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Απλοί πολίτες συχνά επιλέγονταν ως ένορκοι για ν' αποφασίσουν για τα κρίσιμα καθημερινά ζητήματα.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.В городской совет часто выбирали обычных граждан, чтобы решать самые насущные вопросы.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Присяжні часто обиралися з-поміж звичайних громадян, які вирішували нагальні питання.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.האזרחים הממוצעים לרוב נבחרו לשמש כחבר מושבעים אזרחי שיחליט על נושאים חשובים על סדר היום.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.غالباً ما يتم إختيار مواطنين عاديون لهيئات المحلفين ليقرروا المسائل الحرجة لليوم
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.当時 重要だった問題について 判断を下していました 科学や演劇 学術研究や哲学といった
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.I regel har alla finska medborgare som fyllt 18 år rätt att rösta vid val.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Ont normalement le droit de vote, tous les citoyens finlandais âgés de 18 ans révolus.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Tavallisesti äänioikeus on kaikilla Suomen kansalaisilla, jotka ovat täyttäneet 18 vuotta.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Todos los ciudadanos finlandeses que han cumplido los 18 años tienen derecho a voto.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.Правом голосовать на выборах обладают все граждане Финляндии, достигшие 18-летнего возраста.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.يتمتع كافة المواطنين الفنلنديين الذين أتموا سن 18 سنة من العمر بحق التصويت.
Oy kullanma, yani seçme hakkı, normalde 18 yaşını doldurmuş tüm Finlandiya vatandaşlarının hakkıdır.通常年满18岁的芬兰公民具有选举资格。
Oysa böyle bir özelliği vatandaşlarına sunan bir demokrasi yok세상 어느 민주주의에서도 법안이든 예산이든
Oysa böyle bir özelliği vatandaşlarına sunan bir demokrasi yokאין דמוקרטיה בעולם שמציעה את היכולת הזו
Oysa böyle bir özelliği vatandaşlarına sunan bir demokrasi yokليس هنالك ديمقراطيه في اي مكان في العالم تقدم هذه الميزه
Oysa böyle bir özelliği vatandaşlarına sunan bir demokrasi yok法案についてであれ 予算についてであれ
Pakistan vatandaşlarının YouTube'a erişimini engellemesini istedi.파키스탄 국민들이 유튜브를 보지 못하게 막으라 했습니다.
Pakistan vatandaşlarının YouTube'a erişimini engellemesini istedi.למנוע מאזרחים מלצפות ביוטיוב.
Pakistan vatandaşlarının YouTube'a erişimini engellemesini istedi.منع المواطنين الباكستانيين من مشاهدة يوتيوب.
Pakistan vatandaşlarının YouTube'a erişimini engellemesini istedi.政府の気に入らないビデオがあって
"Peki, Sayın Bickersteth düzenlenmiş Birdsburg seksen yedi vatandaşlar"음, 우리는 선생님 Bickersteth와 만남을 의도적으로 유도한 것 Birdsburg의 여든일곱 시민
"Peki, Sayın Bickersteth düzenlenmiş Birdsburg seksen yedi vatandaşlar"Nå, arrangerede vi med Mr.
"Peki, Sayın Bickersteth düzenlenmiş Birdsburg seksen yedi vatandaşlar"No, smo uredili z g.
"Peki, Sayın Bickersteth düzenlenmiş Birdsburg seksen yedi vatandaşlar"حسنا ، نحن مع مرتبة بيكرستيث السيد أن 87 من مواطني Birdsburg
"Peki, Sayın Bickersteth düzenlenmiş Birdsburg seksen yedi vatandaşlar金融機関向けあなたと手との出会いや揺れの特権が必要です
Polisler, parasal sistemin vatandaşlarıyla iletişim içindeler.1. Limba folosita este veche si interpretabila 3.
Polisler, parasal sistemin vatandaşlarıyla iletişim içindeler.1. Полицаите се намират в пряка връзка с гражданите в монетарната система.
Polisler, parasal sistemin vatandaşlarıyla iletişim içindeler.Los policías están directamente en contacto con los ciudadanos del sistema monetario.
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin."Geht nicht den Weg des Heiden, sondern geht zu den verlorenen Schafen."
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin. Kim olduğunu bilmeyen insanlara gidin."이방인의 길을 안 갈 하지만 잃어버린된 양 들을 보다가. 그들이 누군지 모르는 사람에 게가 서
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin. Kim olduğunu bilmeyen insanlara gidin."لا تذهبوا في طريق الوثنيون، لكن فضلاً اذهبوا إلى الخروف الضائع. اذهبوا للناس الذين لايعرفون من هم،
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin."μην πηγαίνετε προς τους ειδωλολάτρες, καλύτερα πηγαίνετε προς τα απολωλότα πρόβατα.
Rusya bölgelerinden biri, 2020'e kadar olan stratejisini planlamaya vatandaşlarını da dahil ediyor.러시아 어느 지역에서는 2020년도까지의 정책전략을 수립하는 것에 시민들을 참여시킵니다.
Rusya bölgelerinden biri, 2020'e kadar olan stratejisini planlamaya vatandaşlarını da dahil ediyor.אחד המחוזות ברוסיה, למשל, משתף את אזרחיו בתכנון האיסטרטגיה עד שנת 2020.
Rusya bölgelerinden biri, 2020'e kadar olan stratejisini planlamaya vatandaşlarını da dahil ediyor.أحد الدول الروسية، على سبيل المثال، الآن تجعل مواطنيها يشاركون في التخطيط لإستراتيجيتها حتى العام 2020.