vatandaşlar ile cümle
vatandaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.Tämä on hyvä esimerkki siitä, mitä tapahtuu, kun valtiot hyökkäävät omia kansalaisiaan vastaan.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.Ten je ukážkovým príkladom toho, čo sa stane keď vláda zaútočí proti svojim vlastným občanom.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.To pierwszorzędny przykład ataku państwa na swych własnych rezydentów.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.Toto je ukázkový příklad toho, co se stane, když vláda zaútočí na své vlastní občany.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.Това е отличен пример за това какво се случва, когато правителства атакуват срещу собствените си граждани.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.Это яркий пример, что происходит, когда правительство направляет атаку против собственных граждан.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.זוהי דוגמה מצוינת למשמעויות של של התקפות של ממשלות נגד האזרחים שלהן עצמן.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.هذا مثال واضح على ما يحصل عندما تهاجم الحكومات ضد مواطنيها
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.その国民に攻撃を仕掛けるとき 何が起きるかの良い例です DigiNotarはオランダの
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Das höchste Ziel in beiden Dimensionen ist es, die Dienstleistungen für europäische Bürger zu verbessern.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Det endelige formål i begge tilfælde er at forbedre servicen til de Europæiske borgere.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Het uiteindelijk doel in beide gevallen is om de dienstverlening aan Europese burgers te verbeteren.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Hlavním cílem v obou případech je zlepšit služby poskytované občanům Evropy.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.I båda fallen är det slutliga målet att förbättra servicen för de europeiska medborgarna.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Il ne ultimo in entrambi i casi é migliorare il servizio o erto ai cittadini europei.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.În ambele cazuri, scopul nal este îmbunătăţirea serviciilor prestate cetăţenilor Europei.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Končni cilj je v obeh primerih izboljšati storitve za evropske državljane.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Konečným cieľom v oboch prípadoch je zlepšiť služby poskytované európskym občanom.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.L’objectif nal, dans les deux cas, est d’améliorer le service apporté aux citoyens européens.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Mindkét esetben az a végső cél, hogy az európai állampolgárok számára nyújtott szolgáltatásokat jobbá tegyék.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Ostatecznym celem w obydwu przypadkach jest poprawa usług świadczonych obywatelom Europy.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.Päätavoitteena molemmissa on Euroopan kansalaisille tarjottujen palvelujen parantaminen.
Bu iki görevi yerine getirirken nihai amaç, Avrupa vatandaşlarına verilen hizmeti geliştirmektir.И в двата случая главна цел е подобряването на услугите, предоставяни на европейските граждани.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Aby być optymistycznym pod tym względem musimy być niezwykle aktywnymi obywatelami w naszej demokracji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Abychom zde mohli nabýt optimismu, musíme se stát neuvěřitelně aktivními jako občané v naší demokracii.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Da bi bili optimistični o tem, moramo postati neverjetno aktivni, kot državljani v naši demokraciji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Để có thể lạc quan về điều này, ta phải thực sự là những công dân năng nổ trong nền dân chủ của chúng ta.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.För att kunna vara optimistiska om det här, så måste vi bli oerhört aktiva som medborgare i vår demokrati.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.빼놓고 지나치기도 합니다.이 부분에 대해 낙관적이기 위해서는, 우리는 민주주의의 시민으로써 대단히 활동적이어야 합니다.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Om hier optimistisch over te kunnen zijn, moeten we enorm actief worden als burgers binnen onze democratie.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Para ser optimistas en este sentido, debemos transformarnos en ciudadanos muy activos de nuestra democracia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Pentru a fi optimisti despre asta, trebuie sa devenim incredibil de activi ca cetateni in democratia noastra.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Per poter essere ottimisti, dobbiamo essere molto attivi come cittadini nella nostra democrazia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Чтобы быть оптимистами, мы должны стать чрезвычайно активными гражданами демократической страны.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Щоб бути оптимістами, ми повинні стати надзвичайно активними громадянами демократичної країни.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.וההיבט הדמוקרטי. כדי לחוש אופטימיות בקשר לכך, עלינו להיעשות פעילים מאד כאזרחי הדמוקרטיה שלנו,
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.والجزء الخاص بالديمقراطية. ولكي نصبح متفائلين بهذا الشأن يجب أن يكون نشاطنا هائل كمواطنين في ديمقراطيتنا
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.私達は民主主義における市民としてより活発にならなくてはならないのです 気候の危機的状況を打破するには
Bu kutsal yükümlülüğü onurlandırmak yerine, Amerika Siyahi vatandaşlara kötü bir çek verdi.Αντί να τιμήσει αυτή την ιερή υποχρέωση, η Αμερική έχει δώσει στους Νέγρους μία κακή σημείωση.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Hơn thế, chúng ta là những công dân.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Jsme více než to, jsme občané.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.우리는 소비자이기보다는 시민입니다.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Nie, chodzi o coś większego. Jesteśmy obywatelami.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Nous sommes plus que ça, nous sommes des citoyens.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Siamo più di questo, siamo cittadini.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Sme viac ako to, sme občania.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Somos mais do que isso. Somos cidadãos.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Somos más que eso: somos ciudadanos.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Suntem mai mult decât atât, suntem cetățeni.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Többek vagyunk ennél: polgárok vagyunk.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.We zijn meer dan dat. We zijn burgers.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Wir sind mehr als das, wir sind Bürger.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Είμαστε περισσότερο από αυτό, είμαστε πολίτες.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Ми дещо більше, ми - громадяни.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Мы больше. Мы — граждане.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.Ние сме повече от това, ние сме граждани.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.אנחנו יותר מזה, אנחנו אזרחים.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.نحن أكثر من ذلك، نحن مواطنون.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.私たちは「シチズン」なのです 「シチズン」の在り方を変えずに
Bunlar vatandaşların sözleri ve bizlerin en büyük umutlarını temsil ediyor.그들은 모두 국민의 언약이며 최고의 희망을 이야기 합니다.