vatandaşlar ile cümle

vatandaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler.Obywatele Europy w pełni na to zasługują.
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler.Os cidadãos europeus merecem-no.
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler.To je najmanj, kar si evropski državljani zaslužijo.
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler.Τέτοια piρότυpiα είναι το ελάχιστο piου δικαιούνται οι Ευρωpiαίοι piολίτε#.
Avrupa vatandaşları bundan daha azını haketmemektedirler.Европейските граждани напълно заслужават това.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.C'est donner plus de pouvoir aux citoyens de l'Europe, c'est faire de l'Europe un projet du peuple.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Het is juist meer macht aan de burgers van Europa geven, zodat Europa echt een project van het volk wordt.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.In realtà, è dare più potere ai cittadini d'Europa, cioè, fare veramente dell'Europa un progetto della gente.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Tak naprawdę to więcej władzy dla obywateli Europy, by Europa rzeczywiście była przedsięwzięciem ludzi.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Tapi memberikan lebih banyak kuasa kepada warga negara Eropa, membuat Eropa sebagai proyek rakyat.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Valójában több hatalom Európa állampolgárainak, vagyis, hogy Európa legyen az emberek projektje.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Znamená dať viac moci občanom Európy, to je to, čo naozaj robí Európu projektom pre ľudí.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Надо дать больше полномочий жителям Европы, чтобы Европа стала их проектом.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir. Avrupa'yı gerçek bir halk projesi yapacak olan da budur.Це, фактично, надання більшої влади громадянам Європи, що дійсно зробить Європу проектом людей.
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir.그것은 유럽의 시민들에게 더 큰 권력을 주는 것이고,
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir.זה למעשה מתן יותר כוח לאזרחים של אירופה,
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir.بل في الواقع إعطاء المزيد من السلطة لمواطني أوروبا
Avrupa vatandaşlarına daha fazla güç vermektir.ヨーロッパが本物の 民衆の事業になるのです
Ayrıca biz vatandaşların da, hizmetimizi esirgememesi gerekiyor.Miramos a nuestros maestros y profesores.
Ayrıca biz vatandaşların da, hizmetimizi esirgememesi gerekiyor.للقيام بعمل الشعب. ونحن المواطنين أيضا أن ترتفع إلى مستوى الحدث. نحن نتطلع
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.Les anciens citoyens finlandais sont aussi considérés comme des immigrés-rapatriés.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.Myös entiset Suomen kansalaiset katsotaan paluumuuttajiksi.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.Också före detta finska medborgare räknas som återflyttare.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.También los exciudadanos finlandeses tendrán la consideración de personas retornadas.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.Бывшие граждане Финляндии также считаются реэмигрантами.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.كذلك فإن المواطنين الفنلنديين السابقين يعتبرون كعائدين.
Ayrıca eski Fin vatandaşları da geri dönüş yapanlar olarak kabul edilirler.本身不是芬兰公民,但父母或祖父母是或曾是芬兰土生公民,则被视为具有芬兰血统的返乡者(paluumuuttaja)。 前芬兰籍公民也同样被视为返乡者。
Bence vatandaşlar da, liderler kadar sorumludur.Credo siano responsabili quanto i politici.
Bence vatandaşlar da, liderler kadar sorumludur.El ciudadano es tan responsable como nuestros líderes, yo creo.
Bence vatandaşlar da, liderler kadar sorumludur.Je considère que les citoyens sont aussi responsables que nos représentants.
Bengazi'de vatandaşlarımıza düzenlenen saldırı, Amerika'ya düzenlenen bir saldırıdır.Die Angriffe auf unsere Zivilisten in Benghazi waren Angriffe auf Amerika.
Bengazi'de vatandaşlarımıza düzenlenen saldırı, Amerika'ya düzenlenen bir saldırıdır.벵가지의 우리 국민을 공격하는 것은 미국을 공격하는 것입니다.
Bengazi'de vatandaşlarımıza düzenlenen saldırı, Amerika'ya düzenlenen bir saldırıdır.Los ataques a nuestros civiles en Bengazi fueron ataques contra Estados Unidos de América.
Bengazi'de vatandaşlarımıza düzenlenen saldırı, Amerika'ya düzenlenen bir saldırıdır.ان الهجوم على مدنيينا في بنغازي هو هجوم على امريكا.
Bengazi'de vatandaşlarımıza düzenlenen saldırı, Amerika'ya düzenlenen bir saldırıdır.リビア政府や リビア国民の ご協力に感謝いたします
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Chcę zająć się tym, by uratować jak największą ilość starszych ludzi.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Il mio problema è ora di riabilitare le persone anziane in modo più completo e in grande numero.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.저의 관심은 나이든 사람들을 더 완전하게, 더 많이 구하는 것입니다.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Mijn bedoeling is ouderen vollediger en in grotere aantallen goed te houden.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Mis problemas son tratar de rescatar los ciudadanos mayores más completamente, y en mayor número.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Mon problème est d'essayer de sauver les citoyens les plus anciens plus complètement, et en grand nombre.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Problemele mele se leagă de a încerca să salvez într-o măsură mai completă, cât mai mulți cetățenii în vârstă.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Мои задача - это попытаться спасти пожилых граждан более полно, в больших количествах.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.Смятам да се опитам да спася по-старите граждани по-пълно и в по-голям брой.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.היעד שלי הוא להצליח להגיע ולהציל אזרחים מבוגרים באופן מלא יותר, ובמספרים גדולים יותר.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.ما اريده هو محاولة الوصول الى انقاذ المسنين بشكل تام، وبأعداد أكبر.
Benim işim, daha büyük sayılarda yaşlı vatandaşların daha eksiksiz biçimde yardımına yetişmeye çalışmak.高齢者を手助けすることです なぜならそれは可能だと思うからです それも大規模にです
BENVOLIO Romeo, uzakta, gitmiş olacak! Vatandaşlar, ve Tybalt öldürülen .--amaz'dではない立っている。なたが撮影した場合王子は運命の死をなたになります。したがって、離れて、消えて!
BENVOLIO Romeo, uzakta, gitmiş olacak! Vatandaşlar, ve Tybalt öldürülen .--BENVOLIO 로미오는 거리, 사라져! 시민가 있으며, 티볼트가 죽임 .--
BENVOLIO Romeo, uzakta, gitmiş olacak! Vatandaşlar, ve Tybalt öldürülen .--BENVOLIO רומיאו, משם, להיעלם! האזרחים הם למעלה, Tybalt שנרצח .--
BENVOLIO Romeo, uzakta, gitmiş olacak! Vatandaşlar, ve Tybalt öldürülen .--BENVOLIO روميو ، بعيدا ، يكون قد انتهى! المواطنين ما يصل ، وقتلت Tybalt.--
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.Dans toutes ses activités, l’Union respecte le principe de l’égalité de ses citoyens.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.In al haar activiteiten eerbiedigt de Unie het beginsel van gelijkheid van haar burgers.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.În toate activităţile sale, Uniunea respectăprincipiul egalităţii cetăţenilor săi.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.L’Unione rispetta, in tutte le attività, il principio dell’uguaglianza dei cittadini.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.Únia dodržiava v celom rozsahu svojej činnosti zásadu rovnosti občanov.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.Unija pri vseh svojih dejavnostih upošteva načelo enakosti državljank in državljanov.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.Unionen skall i all sin verksamhet respektera principen om jämlikhet mellan dess medborgare.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.Ve všech svých činnostech dodržuje Unie zásadu rovnosti svých občanů.
Birlik, bütün faaliyetlerinde vatandaşların eşitliği ilkesine uyar.We wszystkich swoich działaniach Unia szanuje zasadęrówności obywateli.
İlgili Sayfalar