Ana içeriğe geç
Sözlük

vatandaş ile cümle

vatandaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tabii, birçok emektar vatandaş emeklilikten memnundur.Of course, many senior citizens are happy with retirement.
Vatan haini, vatandaşlığından mahrum edildi.The traitor was deprived of his citizenship.
Yeni yasa vatandaşları özgürlüklerinden mahrum etti.The new law has deprived the citizens of their liberty.
Her vatandaşın onlara yardım etmesi gerekir.Every citizen ought to help them.
Amerikalı yaşlı vatandaşların nispeten hali vakti yerinde.American senior citizens are comparatively well-off.
Bir ülkenin refahı az çok vatandaşına bağlıdır.The prosperity of a country depends more or less on its citizens.
Bir ülkenin refahı vatandaşlarına bağlı.The prosperity of a country depends upon its citizens.
Şehrin tüm vatandaşları şehir kütüphanesine erişebilir.All the citizens of the city have access to the city library.
Biz oy hakkına sahip özgür vatandaşlarız.We are free citizens with the right of vote.
Ben Atinalı veya Yunan değilim, yalnızca dünya vatandaşıyım.I am not an Athenian nor a Greek, but a citizen of the world.
Ben bir Sapporo vatandaşıyım.I am a citizen of Sapporo.
Eyalet yönetimi vatandaşlarının sivil haklarını mahrum etti.The state government deprived the civil rights of their citizen.
İyi bir vatandaş yasalara uyar.A good citizen obeys the laws.
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.As a citizen of the world, I know ways of overcoming cultural barriers.
Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.The public is requested not to litter in these woods.
Bir Japon vatandaşı mısınız?Are you a Japanese citizen?
Ona Amerikan vatandaşlığı verilecek.He will be given American citizenship.
O, Amerika Birleşik Devletlerinin bir vatandaşı oldu.He became a citizen of the United States.
O bir İngiliz vatandaşı fakat Hindistan'da yaşıyor.He is a British citizen, but lives in India.
Doğuştan Fransızdır ama o şimdi bir ABD vatandaşı.He is French by birth, but he is now a citizen of the USA.
Amerikan vatandaşlığını kazandı.He acquired American citizenship.
Japon vatandaşı oldular.They became citizens of Japan.
Onun bir Amerikan vatandaşı kadar akıcı bir biçimde İngilizce konuştuğunu duydum.I heard her speaking English as fluently as a citizen of the USA.
Başbelaları nadiren model vatandaşlar olurlar.Troublemakers rarely become model citizens.
Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.We consider public libraries a legitimate citizen's right.
Ben bir Roma vatandaşıyım.I am a Roman citizen.
Avrupa Birliği vatandaşları için ücretsizdir.It's free for European Union citizens.
Çoğu İsviçre vatandaşı iki ya da üç dil konuşur.Most Swiss citizens speak two or three languages.
Ben bir Fransız vatandaşıyım.I'm a French citizen.
Ben bir dünya vatandaşıyım.I'm a citizen of Earth.
Onlar siyasi sığınma aldıktan sonra vatandaş oldu.They became citizens after receiving political asylum.
O bir Çin vatandaşıdır.He's a citizen of China.
Tom bir vatandaş olmak istiyor.Tom wants to become a citizen.
Tom bir Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır.Tom is a citizen of the United States.
Vatandaşlar belediye binasında sağlık hizmetleri konusunu tartışıyorlar.Citizens are debating about health care at City Hall.
Birçok ülkede vatandaşların silah taşıması yasaldır.It's legal for citizens to carry guns in many states.
Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.Tom is a loyal citizen of his country.
Milis, acil bir durumda vatandaşları savunmak için kuruldu.The militia was formed to defend citizens in an emergency.
O bir İngiliz vatandaşı, ama Hindistan'da yaşıyor.He's a British citizen, but he lives in India.
Banka özel vatandaşlar tarafından çalıştırıldı.The bank was run by private citizens.
Mario bir İtalyan vatandaşıdır.Mario is an Italian citizen.
Ben bir Amerikan vatandaşıyım.I'm an American citizen.
Tom bir Japon vatandaşı değil.Tom isn't a Japanese citizen.
Tom bir Kanada vatandaşı.Tom is a Canadian citizen.
Tom bir Japon vatandaşı oldu.Tom became a Japanese citizen.
Birçok vatandaş orduya katıldı.Many citizens joined the army.
Birçok vatandaş orduya yazıldı.Many citizens enlisted in the army.
İsyan güneyli vatandaşlar tarafından yürütüldü.The revolt was led by the southern citizenry.
Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.You must respect senior citizens.
Bir dünya vatandaşıyım.I'm a citizen of the world.
Tom vatandaşlık için başvurdu.Tom applied for citizenship.
Hepimiz dünya vatandaşıyız.We're all citizens of the world.
Tom'un çifte vatandaşlığı var.Tom has dual citizenship.
O, yasalara saygılı bir vatandaş.He's a law-abiding citizen.
Ben onun ABD vatandaşlığından vazgeçtiğine inanamıyorum.I can't believe he renounced his U.S. citizenship.
Oy vermek vatandaşlık görevin.It's your civic duty to vote.
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Çocuklarımın çifte vatandaşlığa sahip olmasını istiyorum.I want my children to have dual citizenship.
Tanık vatandaşı anlar.The witness sees the citizen.
Tüm vatandaşlar hukuka saygılı olmalı.All citizens should respect the law.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vatandaş ile cümle - vatandaş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App