vasi ile cümle
vasi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.Voy a hablarles de algunas cosas que descubrí en mi trabajo por el mundo.
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.Аз ще говоря за някои от моите открития по целия свят чрез моята работа.
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.Я хочу рассказать вам о некоторых своих открытиях по всему миру, ставшие результатами моей работы.
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.אני אדבר על כמה מהדברים שגיליתי בעבודתי סביב העולם.
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.سوف اتكلم عن بعضا من اكتشافاتي حول العالم من خلال عملي
Çalışmalarım vasıtasıyla dünya çapında... ...keşiflerimin birkaçından... ...bahsedeceğim.私が仕事を通じて 世界中で発見したことです それは惑星や新しい技術の--
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Chúc thơ chỉ có giá trị sau khi chết, và hễ kẻ trối còn sống thì nó không có quyền gì.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Chúc thơ chỉ có giá_trị sau khi chết , và hễ kẻ trối còn sống thì nó không có quyền gì .
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Denn ein Testament wird fest durch den Tod; es hat noch nicht Kraft, wenn der noch lebt, der es gemacht hat.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.El testamento es confirmado con la muerte, puesto que no tiene vigencia mientras viva el testador
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.유언은 그 사람이 죽은 후에야 견고한즉 유언한 자가 살았을 때에는 언제든지 효력이 없느니라
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Lebo záveť je pevná až pri mŕtvych, keďže nemá nikdy moci, kým žije ten, kto učinil záveť.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Mivel a végrendelet holtak után jogerõs, különben pedig, ha él a végrendelkezõ, épen nem érvényes.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.perché un testamento ha valore solo dopo la morte e rimane senza effetto finché il testatore vive
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Porque um testamento não tem torça senão pela morte, visto que nunca tem valor enquanto o testador vive.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.sillä vasta kuoleman jälkeen testamentti on pitävä, koska se ei milloinkaan ole voimassa tekijänsä eläessä.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Un testament, en effet, n`est valable qu`en cas de mort, puisqu`il n`a aucune force tant que le testateur vit.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.zakaj oporoka je šele pri mrtvih veljavna, ker nikdar nima moči, dokler živi oporočnik.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.διοτι η διαθηκη επι τεθνεωτων ειναι βεβαια, επειδη ποτε δεν ισχυει, ενοσω ζη ο διαθετης.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.Завіт бо після мертвих має силу: яко ж бо нїчого не стоїть, доки жив завітуючий.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.потому что завещание действительно после умерших: оно не имеет силы, когда завещатель жив.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.כי רק במות המת תכון דיתיקי ואיננה בתקפה בעוד מקימה בחיים׃
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.لان الوصية ثابتة على الموتى اذ لا قوة لها البتة ما دام الموصي حيا.
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.因 為 人 死 了 、 遺 命 纔 有 效 力 、 若 留 遺 命 的 尚 在 、 那 遺 命 還 有 用 處 麼
Çünkü vasiyet ancak ölümden sonra geçerli olur. Vasiyet eden yaşadıkça, vasiyetin hiçbir etkinliği yoktur.因 為人 死了 、 遺命纔 有 效力 、 若 留 遺命 的 尚在 、 那遺 命還 有用 處麼
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Dan dia menggunakannya sebagai alat elektronik dari mekanisme untuk simulasi pesawat terbang.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.E ele utilizou isso como a peça IT de um mecanismo no qual fez correr um simulador de voo.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.E lo ha usato come componente IT di un meccanismo che azionava un simulatore di volo.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Et il l'a utilisée comme partie informatique d'un mécanisme qui faisait fonctionner un simulateur de vol.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Hij gebruikte die als het onderdeel informatietechnologie van een mechanisme dat een vluchtsimulator runde.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.그리고 그는 그 집적 회로를 비행 시뮬레이터를 실행하는 메카니즘의 IT 분야에 사용하였습니다.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.IT megoldásként használta fel egy repülőszimulátort működtető szerkezetben.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.IT の部品として使い フライトシミュレーターを走らせました 私たちは生きている自己会合ニューロンから作った
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Potem użyto ich do skonstruowania mechanizmu, który sterował symulatorem lotu.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Použil to jako IT součást mechanismu, který ovládá letový trenažér.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Rồi ông ta dùng nó như là một bộ phận máy tính của một hệ thống mô phỏng mô hình bay.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Și a folosit acel lucru ca piesa IT a unui mecanism care rula un simulator de zbor.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Und diesen Chip hat er als IT-Bauteil für einen Mechanismus verwendet, der einen Flugsimulator antreibt.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Y él usó eso como componente de TI de un mecanismo que ejecutó un simulador de vuelo.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.Και το χρησιμοποιήσε ως ένα ηλεκτρονικό εξάρτημα ενός προσομοιωτή πτήσης.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.И он использовал это, как комплектующую часть механизма, который работал как имитатор полета.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.И той използвал това като технологичната част на механизъм, който управлява пилотен тренажор.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.והוא השתמש בו כיחידת תקשורת מחשבים במנגנון שהפעיל מדמה-טיס.
DeMarse, bunun vasıtasıyla bir uçak simülatörünün kullanılabilmesini sağladı.واستخدم ذلك كقطعة معلوماتية لآلية تشغل محاكي الطيران.
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?" Anneanne ne cevap verir?Así que le preguntamos a la abuelita "¿Dónde está el testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Chúng tôi không biết nó ở đâu. Thế nên chúng tôi hỏi bà "Bà ơi di chúc ở đâu?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Emme tiedä missä se on. Kysymme mummolta: "Missä testamentti on?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"따라서, 할머니에게 "유언장은 어디 있어요, 할머니?"라고 묻겠습니다.
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nem tudjuk hol van. Tehát megkérdeznénk Nagyit: "Hol van a végrendelet Nagyi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nevíme, kde je. Takže se babičky zeptáme: "Kde je ta závěť, babi?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Non sappiamo dove sia. Chiediamo alla nonna, "Nonna, dov'è il testamento?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nous ne savons pas où. Donc nous questionnons Granny : " Ou est le trésor, Granny?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Nu știm unde se află. Aşa că o întrebăm pe Buni: "Unde este testamentul, Buni?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Portanto perguntamos à avó: "Onde está o testamento, avó?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Pytamy babcię: "Gdzie jest testament?".
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi ved ikke hvor. Så spørger vi Bedste, "Hvor er testamentet, Bedste?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Vi vet inte var det är. Så vi frågar mormor, "Var är testamentet mormor?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wij weten niet waar het is. Dus vragen we oma, "Waar is het testament, oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Wir wissen nicht wo. Also fragen wir Oma, "Wo ist das Testament, Oma?"
Diyelim ki bunu sorduk anneanneme, "Vasiyet nerede, Anneanne?"Δεν γνωρίζουμε που είναι. Έτσι ρωτάμε τη γιαγιά: "Πού είναι η διαθήκη, γιαγιά;"