Ana içeriğe geç
Sözlük

vas ile cümle

vas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Nun, das ist ein sehr einfaches Schema, man bringt ihnen den Lernstoff mit einem Bus.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Nuž, toto je veľmi jednoduchý systém ako im zabezpečiť výučbu prostredníctvom autobusu.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Ồ, đây là một kế hoạch rất đơn giản để đưa việc học tới họ thông qua một chiếc xe buýt.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Λοιπόν, αυτό είναι ένα πολύ απλό σύστημα για να τους προφερθεί εκπαίδευση μέσω ενός λεωφορείου.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Е, това е много проста схема да занесете знанието до тях на автобус.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.Это очень простой способ - донести до них знания при помощи автобуса.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.אז זו דרך פשוטה להביא את הלמידה אליהם עם אוטובוס.
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.انها طريقة بسيطة جدا لجذب الطلاب لكي يتعلموا داخل حافلة مرور
Doğrusu, bir otobüs vasıtasıyla eğitimin sağlanması çok kolay bir girişim.学習の場を提供するというのは簡単な構想です ここでは 学習を
Doğrusu, işverenler vasıflı işçiler arıyorlar.Arbeitnehmer.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Byl by to den, kdyby se svět sešel prostřednictvím filmu, síly filmu.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Dar ar fi ziua în care lumea este reunită prin film, prin puterea filmului.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Het zou de dag zijn dat de wereld samen komt via film, de kracht van film.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.하지만 그건 세계가 영화를 통해, 하나가 되는 그 날일 겁니다. 영화의 힘을 통해서요.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Mais ce serait le jour où le monde se rassemblerait à travers un film, la puissance d'un film.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Nhưng đó sẽ là ngày thế giới xích lại gần nhau thông qua phim ảnh, sức mạn của phim.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Però sarebbe il giorno in cui il mondo si riunisce attraverso il cinema, il potere del cinema.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Pero sería el dia en que el mundo se una a través del cine, el poder del cine.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.To byłby dzień, w którym świat jednoczy się poprzez film, potęgę filmu.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Но ще е деня, в който света ще се обедини чрез силата на филма.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.Это будет день, который объединит весь мир с помощью кино, силы кино.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.אבל זה יהיה היום בו העולם מתאחד דרך סרטים, הכוח של הסרטים.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.لكنه سيكون اليوم الذي يجتمع فيه العالم سوياً عبر الفيلم، الفيلم القوي.
Dünyanın film vasıtasıyla, filmin gücüyle biraraya geldiği bir gün olurdu.一つになるのです ジャハニさんでした
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Jos sovittelussakaan ei päästä sopimukseen, teidän täytyy hakea ratkaisua käräjäoikeudesta.
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Si la mediación familiar tampoco permite llegar a un acuerdo, debe solicitarse una solución judicial.
Eğer arabuluculuk vasıtasıyla da anlaşmaya varamıyorsanız çözüm için yerel mahkemeye başvurmalısınız.Если эта процедура также не поможет прийти к согласию, вам необходимо подать заявление в уездный суд.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Deci Einstein a descoperit că mediul care transmite gravitaţia este spaţiul însuşi.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Donc Einstein a découvert que le medium qui transmet la gravité, c'est l'espace lui-même
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Dus Einstein ontdekte dat het medium dat zwaartekracht overdraagt, ruimte zelf is.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein descobriu que o meio que transmite a gravidade é o próprio espaço.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein encontró que el medio que trasmite la gravedad es el mismo espacio.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein fand heraus, dass das Medium, das die Gravitation überträgt, der Raum selbst ist.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein rájött, hogy maga az űr az a közeg mely a gravitációt közvetíti.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein scoprì che il mezzo che trasmette la gravità è lo spazio stesso.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein tìm ra rằng trung gian trung chuyển lực hấp dẫn chính là không gian.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Einstein zjistil, že prostředkem, s jehož pomocí se gravitace šíří, je sám prostor.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.아인슈타인이 발견한 것은 중력을 전달하는 매개체는 공간 그 자체라는 사실입니다.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Odkrył, że to sama przestrzeń niesie siłę grawitacji. Odkrył, że to sama przestrzeń niesie siłę grawitacji.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Så Einstein fandt ud af, at mediet, som tyngdekraften virker gennem, er rummet selv.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Takže Einstein zistil, že médium, ktoré prenáša gravitáciu, je samotný priestor.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Ο Αινστάιν ανακάλυψε ότι το μέσο που μεταδίδει τη βαρύτητα είναι ο ίδιος ο χώρος.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.И така, Айнщайн открил, че средата, пренасяща гравитацията е самото пространство.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.Итак, Эйнштейн обнаружил, что носителем гравитации является само пространство.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.אז איינשטיין מצא שהאמצעי (גם: החומר) שמשדר כְּבִידָה הוא החלל בעצמו.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.إكتشف أينشتاين بأن الوسط الذي ينقل قوة الجاذبية هو الفراغ نفسه.
Einstein'ın bulduğu şey, kütleçekimi ileten vasıtanın, uzayın kendisi olduğuydu.重力を伝達する媒体は空間自体であるということを発見しました こんなアイデアです
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Antiguamente, exploradores como Vasco de Gama y Colón tuvieron la suerte de descubrir el globo terráqueo.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Dawno temu odkrywcy tacy jak Vasco da Gama i Kolumb mieli szczęście otworzyć przed ludzkością cały glob.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Di masa lalu, para penjelajah seperti Vasco da Gama dan Columbus sangat beruntung dapat membuka daratan baru.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.In den alten Tagen hatten Entdecker wie Vasco da Gama und Columbus das Glück den Globus zu erschließen.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Ngày trước, những nhà thám hiểm như Vasco da Gama và Columbus đã có cơ hội mở ra những miền đất mới.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávných dnech průzkumníci jako Vasco de Gama a Kolumbus měli příležitost otevřít pozemskou zeměkouli.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.V dávnych dobách, objavitelia ako Vasco da Gama a Kolumbus mali veľké šťastie pri objavovaní Zeme.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.В стари времена откриватели като Васко да Гама и Колумб сполучили да открият земното кълбо.
Eski zamanlarda, Vasco da Gama ve Columbus gibi kaşifler yerküreyi keşfedecek kadar talihliydiler.Дуже давно, такі дослідники як Васко да Гама та Колумб завдяки щасливому випадку відкривали земну кулю.
Evlilikten doğan mal varlığı hakkı vasiyet ile iptal edilemez.Avio-oikeutta ei voi kumota testamentilla.
Evlilikten doğan mal varlığı hakkı vasiyet ile iptal edilemez.Giftorätten kan inte upphävas med testamente.
Evlilikten doğan mal varlığı hakkı vasiyet ile iptal edilemez.Le mariage ne peut pas être annulé dans le testament.
Evlilikten doğan mal varlığı hakkı vasiyet ile iptal edilemez.Los derechos conyugales no se pueden revocar por vía testamentaria.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod