Ana içeriğe geç
Sözlük

vasıf ile cümle

vasıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Haklarını öğrendi. Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.Ha imparato i propri diritti, competenze di business e formazione professionale.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.De fapt, comentariul lui despre acei oameni săraci era un fel de idee secundară.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hablaba de individuos que eran pobres, pero el ser pobre era una nota al margen.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Hän puhui yksilöistä, joiden köyhyys oli ikään kuin sivuasia.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Igazából az, hogy ezek az emberek szegények, mellékes volt.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Infatti, gli individui di cui parlava e che erano poveri erano una specie di nota a margine.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.In feite was armoede een bijzaak van de mensen waar hij over sprak.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Keď rozprával o tých ľuďoch, ich chudoba bola len poznámka na okraji.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.사실, 그가 이야기한 사람들이 가난하다는 사실은 중요한 것이 아니었습니다.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Les individus dont il parlait, le fait qu'ils soient pauvres était secondaire.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Os indivíduos pobres de quem ele falava eram como uma nota à parte.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Sebenarnya, individu-individu miskin yang dia ceritakan adalah semacam catatan pinggir.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Tatsächlich waren die Menschen über die er redete -- und ihre Armut -- eher eine Anmerkung.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Thật ra thì ông nói về người nghèo chỉ là phần phụ bên lề.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ti jedinci, o kterých mluvil, jakoby vlastně ani chudí nebyli.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Ubodzy, o których mówił, byli jakby na marginesie.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.V bistvu je le mimogrede povedal, da so posamezniki, o katerih je govoril, revni.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Στην πραγματικότητα, το γεγονός ότι τα άτομα για τα οποία μιλούσε ήταν φτωχοί αποτελούσε μια λεπτομέρεια
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Всъщност, за тези хора, за които той говореше, че са бедни, това беше странична забележка.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.На самом деле, бедность тех людей, о которых он рассказывал, была лишь второстепенным фактором.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.Насправді, ті люди, про яких він говорив, і які були бідним, не відігравали провідної ролі у його розмові.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.למעשה, את העוני הוא הזכיר רק בהערת שוליים.
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.في الحقيقة كانت تلك النماذج التي تحدث عنها .. تعرض جانباً مختلفاً من القصص
Hatta bahsettiği kimselerin vasıfları arasında yoksulluk son sıralardaydı.力と知恵と熱意のある起業家が
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır. AB, bunu değiştirmeye çalışmaktadır.Téměř třetina pracovních sil – 80 milionů osob – je nekvalifikovaných a Evropská unie již připravuje změnu.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Bijna een derde deel van de beroepsbevolking — 80 miljoen mensen — is ongeschoold.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Næsten en tredjedel af arbejdsstyrken — 80 millioner mennesker — er ufaglærte.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Nahezu ein Drittel der Erwerbsbevölkerung – 80 Millionen Menschen – verfügt über keinen Ausbildungsabschluss.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Prawie jedna trzecia siły roboczej – 80 mln ludzi – posiada niskie kwalikacje.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Skoraj tretjina delovne sile, to je 80 milijonov ljudi, je nekvalicirana.
İşgücünün neredeyse üçte birini oluşturan 80 milyon kişi vasıfsızdır.Takmer tretina pracovnej sily, 80 miliónov ľudí, je nekvali-kovanou pracovnou silou.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Em termos de fazer chegar as apostas às massas, foi um sucesso extraordinário.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.En materia de difusión del juego de azar entre las masas tuvo un éxito sin parangón.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.En termes de diffusion du jeu parmi la population, ça a été un franc succès.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.În ceea ce priveşte răspândirea jocurilor de noroc spre mase, ăsta a fost un succes categoric.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.In termini di diffusione del gioco d'azzardo nel popolo, è stato un successo assoluto.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.대중에게 도박 행위를 퍼뜨린다는 측면에서는 국민 복권 제도는 못 말리는 큰 성공이었습니다.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Về mặt hạn chế các hoạt động bài bạc, đây được xem là một thất bại.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Was die Verbreitung von Glücksspiel in der breiten Masse anbetrifft war das ein uneingeschränkter Erfolg.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Wat de verspreiding van het gokken bij de massa betreft, was dit een succes over de hele lijn.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.W kontekście szerzenia działalności hazardowej wśród mas, był to pełen sukces.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Όσον αφορά τη διάδοση δραστηριοτήτων τζόγου για τις μάζες, αυτό ήταν μια απόλυτη επιτυχία.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.За разпространение на дейността за хазартни игри за масите, това беше уникален успех.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.С точки зрения распространения азартных игр в массы, это был безоговорочный успех.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.Це суттєво популяризувало ігрову діяльність серед населення.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.במונחי הרחבת פעילות ההימורים אל ההמונים, זאת היתה הצלחה שאין כמותה.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.من حيث نشر القِمَار للعامة، كان ذلك نجاحا كبيرا.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.これは大成功でした でも新しい経済活動を
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik.Am învățat-o deprinderi vocaționale și de afaceri.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik.Des compétences professionnelles lui ont été enseignées.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik.Ensinámos-lhe técnicas vocacionais e de negócio.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.Chúng tôi dạy nghề và kỹ năng kinh doanh, giúp cô kiếm một việc làm.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.우리는 그녀에게 직업 기술을 가르쳤습니다. 그녀가 직업을 가지도록 도왔죠.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.Её обучили профессиональным и деловым навыкам и помогли устроиться на работу.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.Її навчили професійним і діловим навичкам і допомогли влаштуватися на роботу.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.לימדנו אותה כישורים מקצועיים ועסקיים. עזרנו לה למצוא עבודה.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.علمناها المهارات المهنية والإدارية . ساعدناها للحصول على وظيفة .
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik. İş bulmasına yardım ettik.彼女は450ドル稼ぎ うまくいっていました
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik.Kami mengajarnya ketrampilan kejuruan dan bisnis.
Ona mesleki ve iş vasıfları öğrettik.Kiképeztük szakmai és üzleti jártasságban.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod