Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.זה יוצא מנקודת הנחה שאסור לנו להיות מה שאנחנו כבר.
Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.لأنه يفترض بأنه لا يمكننا أن نكون مانحن عليه الآن.
Neysek o olamayacağımızı varsaymaktır bu.僕たちは 子どもだったんだよ
Onları gerçek varsaymak.Começa a partir do princípio de que elas são reais.
Onları gerçek varsaymak.그들이 실제인물인 척 하는거죠.
Onları gerçek varsaymak.Stellt euch vor, sie sind echt.
Onları gerçek varsaymak.להתחיל לדמיין שהן אמיתיות.
Onları gerçek varsaymak.ابدأ في التظاهر بأنهم حقيقيون.
Onları gerçek varsaymak.彼らはどんな風か? どこの出身か? どんな音楽を聴いているのか?
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Así que no tenemos que adoptar estos principios como postulados metafísicos por separado.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Deci nu trebuie să considerăm aceste principii ca postulate metafizice separate.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Donc on n'est pas obligé de présumer que ces principes sont des postulats métaphysiques séparés.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Dus we hoeven deze principes niet als individuele metafysische grondstellingen aan te nemen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.따라서 우리는 이 원리들을 형이상학적인 가정으로 분리시켜 생각할 필요가 없습니다.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Quindi non dobbiamo assumere questi principi come postulati metafisici separati.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nemusíme predpokladať, že tieto princípy sú samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Takže nesmíme pokládat tyto principy za samostatné metafyzické postuláty.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Tehát nem kell ezekről az alapelvekről feltennünk, hogy független metafizikai feltevések.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Więc nie musimy zakładać tych zasad jako oddzielnych metafizycznych postulatów.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Wir müssen diese Prinzipien also nicht als eigenständige metaphysische Axiome annehmen.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Поэтому нам не надо считать эти принципы отдельными метафизическими постулатами.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Така че ние не трябва да приемаме тези принципи като отделни метафизични постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.Тож непотрібно припускати ці принципи як окремі метафізичні постулати.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.איננו צריכים להניח שעקרונות אלו הן הנחות מטאפיסיות נפרדות.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.إذاً لا يجب أن تفترض أن هذه المبادئ والمسلمات الميتافيزيقية منفصلة.
Öyleyse bu prensipleri ayrı, metafiziksel esaslar olarak varsaymak zorunda değiliz.これらは基本法則から得られるもので
"sadece varsaymamız gerektiği kadarını" varsaydığımız için doğal seçilmiş olmamız olabilir mi?살아남기 위하여 상상해야 했던 것만을 상상하도록 자연 선택을 거쳤기 때문이 아닐까요?
"sadece varsaymamız gerektiği kadarını" varsaydığımız için doğal seçilmiş olmamız olabilir mi?רק את אשר היה עלינו להניח כדי לשרוד בעידן הפלייסטוקני באפריקה?
"sadece varsaymamız gerektiği kadarını" varsaydığımız için doğal seçilmiş olmamız olabilir mi?فقط ما كنا نحتاج لافتراضه من أجل بقائنا أحياء.. في العصر البلاستوسيني في أفريقيا؟
"sadece varsaymamız gerektiği kadarını" varsaydığımız için doğal seçilmiş olmamız olabilir mi?自然淘汰されたからでしょうか? それとも、我々の脳は訓練によって進化の囲いを抜け出せるほど
şekilde büyüdüğünü varsaymaktadır.In de hier aangehaalde prognoses wordt aangenomen dat de afvalverwerkingscapaciteit met de vraag mee groeit.
şekilde büyüdüğünü varsaymaktadır.Jednakże w 2020 r. wielkość ta ma stanowić 40% emisji netto.
şekilde büyüdüğünü varsaymaktadır.Jinak by s rostoucím objemem mohly významně růst náklady na odpadové hospodářství.
şekilde büyüdüğünü varsaymaktadır.kysynnän mukaiseksi.
şekilde büyüdüğünü varsaymaktadır.Z naraščanjem količine odpadkov se sicer stroški ravnanja z odpadki lahko precej zvišajo.
Şimdi yapmak istediğim şeyse herhangi bir k değeri için doğru olduğunu varsaymak.Agora, o que eu quero fazer é assumir que também é verdadeiro para qualquer número 'k'.
Şimdi yapmak istediğim şeyse herhangi bir k değeri için doğru olduğunu varsaymak.Ahora lo que quiero hacer es asumir que esto funciona para algún número k.
Şimdi yapmak istediğim şeyse herhangi bir k değeri için doğru olduğunu varsaymak.그 다음에 할 일은 임의의 양의 정수 K에 대해 성립한다고 가정하는 것입니다
Şimdi yapmak istediğim şeyse herhangi bir k değeri için doğru olduğunu varsaymak.Teraz przypuśćmy, że to samo równanie będzie spełnione dla pewnej liczby k.
Şimdi yapmak istediğim şeyse herhangi bir k değeri için doğru olduğunu varsaymak.ما اربغب بفعله الآن هو انني اريد ان افترض انها تنجح لقيمة ما لـ k
Tekrardan açıklığa kavuşturmak istiyorum, video boyunca hiç bir yerde bu ifadeyi varsaymadım.En ningún punto de la prueba, en ningún punto asumí esto de aquí.
Tekrardan açıklığa kavuşturmak istiyorum, video boyunca hiç bir yerde bu ifadeyi varsaymadım.W żadnym punkcie dowodu nie zakładałem, że znam odpowiedź.
Tekrardan açıklığa kavuşturmak istiyorum, video boyunca hiç bir yerde bu ifadeyi varsaymadım.ولا على اي نقطة من هذا الاثبات كله، ولا على اي نقطة قمت بافتراض هذا
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.따라서 지불한 요금을 $10라고 두겠습니다
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Así que tenemos que decir, el costo tiene que ser de $10.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Assim nós temos que dizer, o custo tem de ser de US $10.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Azt kell mondanunk tehát, hogy 10 dollárnak kell lennie a költségnek.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Dus haar totale prijs moet 10 dollar zijn.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Takže musíme povedať, že cena musí byť 10 dolárov.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Takže musíme říct, že cena musí být 10 dolarů.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor. Yani 10 eşittir 2.35 artı 0.75m.Vi har, at udgifterne er 10 kr, så 10 er lig 2,35 plus 0,75 gange m.
Tutarın 10 dolar olduğunu varsaymamız gerekiyor.Казахме вече, че цената трябва да е 10лв.
Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -Donc, ils nous font assumer en quelques sortes qu'elles seront consistantes.
- Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -일단은 이게 해를 갖는 연립방정식이라는 사실은
Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -Oni tak nějak předpokládají, že bude řešitelná.
Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -Vi antager altså, at systemet er konsistent.
Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -Предполага се, че ще е определена система.
Tutarlı olduğunu varsaymamızı istiyorlar. -سيجعلنا نفترض أن أنها مترابطه ، ذلك أننا إما
Uzun zaman önce söylenmemiş ya da yapılmamış birşeyler söyleyeceğimi varsaymak biraz küstahça görünebilir.그래서 오래전에 언급된 적도 없고, 성과도 없던 걸 두고 뭔가 말할 거리가 있는 체하는 것은 교만한 것입니다.
Uzun zaman önce söylenmemiş ya da yapılmamış birşeyler söyleyeceğimi varsaymak biraz küstahça görünebilir.אז קצת יהיר מצידי להניח שיש לי משהו חדש לומר שעדין לא נאמר מזמן.