varsayımsal ile cümle
varsayımsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Demir yıldız, Evrende 101500 yıl sonra oluşabilen varsayımsal yıldız türüne verilen ad.아이언 스타(영어: Iron Star)는, 천문학에서 약 1.0×10^1500년 후에 우주에서 나타날 가상의 별이다.
Bazı deneylerde, öğrencilerden varsayımsal başka öğrencilerin not ortalamalarını tahmin etmeleri istenmiştir.בניסויים מסוימים, מתבקשים הסטודנטים להעריך את ממוצע הנקודות של סטודנטים היפותטיים.
Dilsel yeniden yapılandırma kullanarak, Proto-Hint-Avrupa dilinin varsayımsal özellikleri çıkarılmıştır.Jeho cieľom bolo ukázať ako asi mohol vyzerať predpokladaný indoeurópsky prajazyk.
Vulcan (varsayımsal gezegen), Merkür ve Güneş arasında yer alan varsayımsal gezegen.Vulkán je bil majhen domnevni planet, ki naj bi obstajal na tiru med Merkurjem in Soncem.
Büyükbaba paradoksu varsayımsal bir durumdur.Inimese erandlikkus on meelevaldne oletus.
Bu varsayımsal bir soru değil.Aceasta nu este o întrebare ipotetica.
Bu varsayımsal bir soru değil.Ceci n'est pas une question hypothétique.
Bu varsayımsal bir soru değil.Das ist keine hypothetische Frage.
Bu varsayımsal bir soru değil.Dat is geen hypothetische vraag.
Bu varsayımsal bir soru değil.Đây không phải là câu hỏi chỉ mang tính giả thuyết
Bu varsayımsal bir soru değil.Det er ikke noget hypotetisk spørgsmål.
Bu varsayımsal bir soru değil.Detta är inte en hypotetisk fråga.
Bu varsayımsal bir soru değil.Esta não é uma questão hipotética.
Bu varsayımsal bir soru değil.Ez nem egy kitalált kérdés.
Bu varsayımsal bir soru değil.Ini bukanlah pertanyaan yang mengada-ada.
Bu varsayımsal bir soru değil.이것은 가상적인 질문이 아닙니다.
Bu varsayımsal bir soru değil.Nejde o hypotetickú otázku.
Bu varsayımsal bir soru değil.Není to pouze hypotetická otázka.
Bu varsayımsal bir soru değil.Nie jest to czysto hipotetyczne pytanie.
Bu varsayımsal bir soru değil.Pero esta no es una pregunta hipotética.
Bu varsayımsal bir soru değil.Questa non è una domanda ipotetica.
Bu varsayımsal bir soru değil.Tämä ei ole vain hypoteettinen kysymys.
Bu varsayımsal bir soru değil.Αυτό δεν είναι ένα υποθετικό ερώτημα.
Bu varsayımsal bir soru değil.І це не гіпотетичне питання.
Bu varsayımsal bir soru değil.Това не е хипотетичен въпрос.
Bu varsayımsal bir soru değil.Это не вопрос для размышления.
Bu varsayımsal bir soru değil.זו אינה שאלה היפותטית.
Bu varsayımsal bir soru değil.هذا ليس سؤال افتراضي
Bu varsayımsal bir soru değil.実際に このような質問は
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Berapa banyak dari Anda yang ingin memilih pisang dalam acara TED khayalan minggu depan?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?¿Cuántos de ustedes pensarían en servirse bananas durante este evento TED hipotético?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Hvor mange af jer tror at I kunne tænke jer at få bananer under dette hypotetiske TED event næste uge?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Ilu z was wybrałoby banana na hipotetycznej konferencji TED?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Quanti di voi opterebbero per le banane in questo ipotetico evento TED, la settimana prossima?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?여러분들 중에 다음 주에 있을 이 가상의 TED 행사에서 바나나를 드시고 싶어하는 분이 몇 분이나 되나요?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Wie van jullie kiest voor bananen tijdens dat hypothetische TED-evenement volgende week?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Wie viele von Ihnen würden wohl die Bananen wollen während dieses imaginären TED-Events nächste Woche?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?Кто из вас считает, что предпочтет бананы во время гипотетической конференции TED на следующей неделе?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?כמה מכם חושבים שהייתם רוצים את הבננות במהלך ארוע ה TED ההיפוטטי הזה בשבוע הבא?
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?كم منكم يظن أنكم ستحبذون اختيار الموز خلال هذه الفعالية الافتراضية لـ TED الأسبوع المقبل؟
Bu varsayımsal TED etkinliğinde gelecek hafta kaçınızın muz yemeyi tercih edeceğini düşünüyorsunuz?来週の仮想TEDイベント中に? バナナを選ぶ人?
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.A cada um foi dada uma de três descrições desta crise hipotética
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Cada uno recibió una de tres descripciones de esta crisis hipotética.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Jeder Gruppe wurde eine von drei unterschiedlichen Versionen der hypothetischen Krisensituation gegeben.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Každý dostal jeden ze tří popisů této hypotetické krize.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Każdy ze studentów otrzymał trzy opisy tego hipotetycznego kryzysu.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.그들에게 이 가상의 위기에 대한 세 가지의 설명 중 하나씩을 주었습니다.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Li s-a dat atunci una din trei descrieri ale crizei ipotetice.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Mereka masing-masing diberikan salah satu dari tiga deskripsi dari krisis hipotetis tersebut.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Mindannyian háromféle esetleírásból kaptak egyet az előbbi kitalált válságról.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.On donnait ensuite à chacun, une des trois descriptions de cette crise hypothétique.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Sau đó mỗi người đã được cung cấp một trong ba miêu tả về khủng hoảng giả định này.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Var och en av dem fick sedan en av tre beskrivningar av denna hypotetiska kris.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Ze kregen elk één van drie mogelijke beschrijvingen van deze hypothetische crisis.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Σε κάθε μαθητή δόθηκε μια από τρεις περιγραφές αυτής της υποθετικής κρίσης.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Каждому дали одно из трёх описаний этого гипотетического кризиса.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.После на всеки било дадено едно от три описания на тази хипотетична криза.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.Потім кожен студент отримав один із трьох описів імовірної кризи.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.כל אחד מהם קיבל אחד משלושה תיאורים של המשבר ההיפותטי.
Daha sonra her birine bu üç varsayımsal krizinin tanımı verildi.وقد أعطي كل واحد منهم واحد من ثلاثة سيناريوهات إفتراضية لتلك الأزمة