varmış ile cümle

varmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zevkin varmış.You have some taste.
Tanrı varmış!"There is a God."
Kadının iki tane de edepsiz kızı varmışBig daughters.
Bu çok rahatsız edici, sanki çocuğun bir sorunu varmış gibi duruyor.He's got a grenade in his hand that's upsetting, It's look like there's something wrong with him.
İnsan figürünün yüzüne bakalım, ağzı açık, sanki sakalı varmış gibi duruyor.His mouth is open; he looks like he has a mustache.
Çok bireysel bir tarzın varmışI've heard of your individualistic style
Orada çok Klu Klux Klan aktivitesi varmış.There's a lot of Ku Klux Klan
Sanki sadece bir tane gezeneginimiz varmış gibi.We need to act like we only have one planet.
Ancak, dinleyicilerin üçte ikisiyle kalanları arasında bir perde varmış.However, two-thirds of the way there was a barrier.
İnsanlar bunu dinlediler ve şu sonuça vardılar: -ki aynı sonuca çalışmamızda biz de varmıştık-So, people hear this and they conclude the following, as did we in doing the study.
Uzun düşünme ve tartışmalardan sonra neyse ki sonunda uzlaşmaya varmışlar.So after long thought and deliberation, they arrived at a compromise.
"John Mary'i dövdü"den "Mary John tarafından dövüldü."'ye varmış olduk.We've gone from "John beat Mary" to "Mary was beaten by John."
Annem bana dedi ki... ...kimseye anlatamayacağı bir sırrı varmış.My mother told me. She had a secret that she really shouldn't tell.
Aralarında bir ilişki varmış gibi görünüyor.I mean, you know, these look kind of related, it looks
Buna karşın, epiglottitis adı verilen hayati riski olan bir durumu varmış.He had a potentially life-threatening condition called epiglottitis.
Bazı sırların varmış gibi görünüyor.It sounded like some kind of secret.
Ne kadar da güzel bacakların varmış! Gir, artık. Gir.What nice, long legs you've got
Leyla'nın başta bu kadar parası varmışThat's how much Lydia started out with.
Ne varmış bende ?What about me?
Güzel, cesaretin varmışAlright, at least you have guts.
Şu ana kadar başarılı olmadığımızın farkına varmış olmanız lazım.You might have noticed, we haven't done all that well so far.
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.And myth says that he had an audience with the oracle, and it foretold his destiny of greatness.
Bu nedenle, ulaşmak istediğimiz noktaya %99 varmış durumdayız.So, we're 99 percent of the way to where we want to be.
Denklemde iks'li bir terim yok ama sanki varmış gibi düşünebiliriz.A bell might be ringing in your head on how to solve this.
"Büyükbabanızın park cezası varmış."Your grandfather has a parking violation.
Butun gun omuzunuzda kucuk bir avukat varmis ve kulaginiza, " Suradan problem cikabir mi?It's like having a little lawyer on your shoulders all day long, whispering in your ear,
Binanın önünde bir mürekkep balığı varmış gibi görünmesi hoşuma gitmedi.I don't like how it looks like a squid in front of a building.
Kontun tek bir aracı varmış ve o da tamirdeymiş.You see, the count has only one launch... and that's under repair.
Muhtemelen çoğunuz Çinli olduğumun farkına çoktan varmışsınızdır.Many of you have probably already noticed that I'm Chinese.
Sanki zihninizde bir komite toplantısı varmış da, karar vermeye çalışıyormuş gibi.It's as if there's a committee meeting going on in your head as you are trying to decide what to do.
Hemen hemen varmış 2 komşumuz var, ama hiç birinin henüz sıradı değil.We've got 2 neighbors almost there, but neither of them is their turn yet.
Ton balıklı salatalı sandviçler varmış ve yumurta salatalı sandviçler, ve somon salatalı sandviçler.There was tuna salad sandwiches and egg salad sandwiches and salmon salad sandwiches.
O yeni, daha iyi sandalyelerden varmış kardeşinde.He said she had one of the new, better chairs.
Demek böyle bir toplum kesimi varmış.(Laughter)
Aa, burada da küçük bir tembel hayvan varmış!Oh, look, there is a little sloth.
Liang Shan eşkıyasını yakalamak için sana ihtiyaçları varmış.We'll join hands to crush the Liang Shan bandits
Bir erkek kardeşin varmış ! kardeşim yok benimDidn't know you had a younger brother! I don't have one
Alakaları varmış.They are totally involved.
Ne varmış burada?What do we have here?
Fundadan bir kadın varmış, sünetli adam onun dişeri."There once was a woman from Heath, "who circumcised men with her teeth."
Ev sahipliği ve işsizlik arasında bir ilişki varmış. -And there's a correlation between unemployment and home ownership.
Jean Robert-Houdin ilk defa sihirbazın hikâye anlatıcısı olarak rolünün farkına varmıştı.France's greatest illusionist, who first recognized the role of the magician as a storyteller.
Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.But in store B, you think you're getting 60% off.
Ne varmışWhat?
Haydi bir salgın varmış gibi yapalım herkes oraya buraya koşuşsun ve rolünü oynasın.Let's pretend there's a pandemic. Let's everybody run around and play your role.
Sanki daha fazla şeylerde varmış gibi hissettiriyor.It feels like it's something more, too.
- Kutuda bir tilki varmış gibi davranıyoruz.[Assistant] We are just pretending and there is no fox in the box...
Allah'ın yol gösterdiği, gerçeğe varmıştır; saptırdıkları ise hüsrana batıp kalmıştır.He alone is guided whom God shows the way; and whom He leads astray is surely lost.
Adamın amma da şansı varmış, keyfine diyecek yok!” dediler.He indeed possesses great good fortune."
Yoksa Bizim onlara daha önce verdiğimiz bir kitap varmış da onlar buna mı sarılıyorlar?Did We give them a Scripture before this to which they are holding fast?
Bak da gör, zulmedenlerin sonları neye varmış, nice olmuş.Even so those that were before them cried lies; then behold how was the end of the evildoers!
Sanatçı, "Hala kazandığımın tam olarak farkına varmış değilim."I'm still not fully aware that we won.
CHP tarafından daha sonra tutulan özel bir şirket kaydın sahte olduğu sonucuna varmıştı.A private company hired by the CHP later concluded the recording was a hoax.
Çoğunun imalat, satış ya da hizmet sektörlerinde düzenli başka işleri varmış.The majority had some other steady job, in production, sales or services.
""Henüz oraya varmış değiliz."We're not there yet.
Büyük Hun Hakanlarından birinin iki tane kızı varmış.One of the greatest khans of the Huns had two sublimely beautiful daughters.
Bir varmış bir yokmuş... serisinin üçüncü filmidir.It is the third part of the Once Upon a Time... series.
Hatta kesinlikle hiçbir şey yapmamanın tanrıçası "Tranquillitas Vacuna" varmış gibi görünüyor.There even seems to have been a "Tranquillitas Vacuna" the goddess of doing absolutely nothing.
Kimliği doğrulanmış kullanıcılar, bilgisayarda fiziksel olarak varmış gibi hareket edebilirler.Authenticated users can act as if they were physically present at the computer.
Rahibin biri'nin bir kızı varmış kız erkek kıyafetleri giyer, ata biner ve silah kullanırdı.A daughter of a priest wore men's clothing, rode horses, and could fire a gun.

İlgili Sayfalar