varmış ile cümle

varmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen başlamadan önce onlar oraya varmış olacak.They will have arrived there before you start.
Telefon çalmadan önce güç bela eve varmıştım.Scarcely had I reached home before the telephone rang.
Roket şimdiye kadar aya varmış olacak.The rocket ought to have reached the moon by now.
Bir zamanlar, Bu köyde yaşlı bir adam varmış.Once upon a time, there was an old man in this village.
Bu hayvanın, bazı kalıtsal sorunları varmış gibi görünüyor.There seems to be some genetic problem with this animal.
Bu ormanda hayalet varmış.It is believed that ghosts exist in this forest.
Bu kek içinde peynir varmış gibi tat veriyor.This cake tastes like it has cheese in it.
Şimdiye kadar eve varmış olmalı.He ought to have arrived home by now.
Güç bela okula varmıştım ki zil çaldı.I had hardly reached the school when the bell rang.
Bir zamanlar köyün çıkışında küçük güzel bir ev varmış.Once upon a time, there was a pretty little house way out in the country.
Lucy eve gitmek için ağlamaya başladığında, ancak varmıştık.We had hardly arrived when Lucy started crying to go home.
İstasyona varmış olmalı.He must have reached the station.
O, şimdiye kadar New York'a varmış olmalıydı.He ought to have arrived in New York by now.
O, şimdiye kadar oraya varmış olmalıydı.He ought to have arrived there by now.
O, şimdiye kadar Osaka'ya varmış olacak.He will have reached Osaka by now.
Yollarını kaybettiler, yoksa çoktan varmış olurlardı.They lost their way; otherwise, they would have arrived long ago.
İşitme güçlüğü varmış gibi davrandı.She pretended to be hard of hearing.
Onlar öğle zamanı Morioka'ya varmış olacaklar.They will have arrived at Morioka by noon.
Tren saat onda hareket etti, bu yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.The train left at ten, so it should have arrived in Osaka by now.
Duydum ki yeni bir kız arkadaşın varmış.I hear you've got a new girlfriend.
Tuhaf değil mi? Biz çoktan varmış olmalıydık.Odd, isn't it? We should have already arrived.
Bugün bir toplantın varmış.I hear that you have a meeting today.
O zaten varmış olmalı.He should have arrived already.
Ne zaman varmış olacağız?When will we have arrived?
Bir zamanlar, Tango adında bir kedi varmış.Once upon a time, there was a cat whose name was Tango.
Tom bir silahı varmış gibi yaptı.Tom pretended he had a gun.
Bir zamanlar güzel bir prenses varmış.Once upon a time, there was a beautiful princess.
Yarın bu zamana kadar zaten varmış olacağız.By this time tomorrow, we will have already arrived.
Saatimde bir sorun varmış gibi görünüyor.There seems to be something wrong with my clock.
Fırtına patladığında ben ancak eve varmıştım.I had barely gotten home when the storm broke out.
Sevdiğim kişinin birlikte olduğu biri varmış.The one I adore is off the market.
Soruşturma polis memurunun yanlış bir şey yapmadığı sonucuna varmıştır.The investigation concluded that the police officer had done nothing wrong.
O bir saat önce gitti bu yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.She left an hour ago so she should've arrived by now.
Tom çok parası varmış gibi görünmeyi sever.Tom likes to pretend that he has a lot of money.
Mutlu bir evliliğimiz varmış gibi davranalım.Let's pretend we have a happy marriage.
Onun ağzı kulaklarına varmış.He grinned from ear to ear.
Dünya varmış!What a relief!
Tom farkına varmış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to notice.
Dün burada bir sorununuz varmış gibi geldi.It sounded like you had a problem here yesterday.
Bir sorun varmış gibi gözüküyor.There seems to be a problem.
Bir padişahın altı oğlu varmış.A monarch had six sons.
Tom, aklında başka bir şey varmış gibi görünüyor.Tom seems to have his mind on something else.
Tom yakında varmış olacak.Tom will be arriving shortly.
Tom şimdiye ofise varmış olmalıydı.Tom should've arrived at the office by now.
Tom üç saat önce ayrıldı, o yüzden şimdiye kadar varmış olmalı.Tom left three hours ago so he should've arrived by now.
Onu bir seçeneğim varmış gibi söylüyorsun.You say that like I have a choice.
Nasıl oldu bilmiyorum, ama olacağı varmış belli ki.I don't know how it happened, but it was obviously meant to be.
Onlar henüz varmış olmayacak.They won't have arrived yet.
Başka bir anlamı varmış gibi görünüyor.Looks like it has another meaning.
Fadıl'ın karısı ve iki oğluyla iyi bir yaşamı varmış gibi görünüyordu.Fadil seemed to have a good life with his wife and two sons.
Yardıma ihtiyacın varmış gibi görünüyorsun.You look like you need help.
Senin için olmayan hislerimi varmış gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I have feelings for you that I don't.
Hâlâ Tom'tan öğreneceğim çok şey varmış gibi hissediyorum.I still feel like I have a lot to learn from Tom.
Leyla içinde bir şeytan varmış gibi görünüyordu.Layla seemed to have a devil in her.
Tom'un şansı varmış, cezalandırılmadı.Tom is lucky he didn't get punished.
Sami'nin talihi varmış ki Müslüman oldu.Sami was fortunate to convert to Islam.
Her zaman acelem varmış gibi hissediyorum.I feel like I'm always rushed.
Sami, Amerikan aksanı varmış gibi davranıyordu.Sami was pretending to have an American accent.
Tom bir silahı varmış numarası yaptı.Tom pretended he had a weapon.
Nihayet Boston'a varmıştık.Finally, we got to Boston.

İlgili Sayfalar