Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un nakite ihtiyacı vardı.Tom needed the cash.
Tom'un vücudunun her yerinde dövme vardır.Tom has tattoos all over his body.
Onun bir oğlu ve bir kızı vardır.She has a son and a daughter.
Bu kasabada birçok güzel bina vardır.There are a lot of beautiful buildings in this town.
Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.He had such a bad headache that he had to cancel the meeting.
Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.There was a bunch of geese flying in different groups.
Başka kim vardı?Who else was there?
İçinde ne vardı?What was inside?
Ne zaman oraya vardın?What time did you get there?
Bir vizyonum vardı.I had a vision.
Acelem vardı.I was in a hurry.
Nerede yaşarsan yaşa sermaye vardır.Wherever you live, there's the capital.
Nerede yaşarsan yaşa başkent vardır.Wherever you live, there's the capital city.
Tom'un şehirde tramplenli tek havuzu vardı.Tom had the only pool in town with a diving board.
Onun öksürük nöbeti vardı.She had a fit of coughing.
Oraya vardığımda seni arayacağım.I'll call you when I get there.
İkinci nesil göçmenlerin tek bir evleri vardır.The second generation of immigrants has only one home.
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Az önce buraya vardık.We just got here.
Bizim bir anlaşmamız vardı.We had an agreement.
Gün batımından yaklaşık kırk beş dakika sonra vardık.We arrived about forty-five minutes after sunset.
Hepimizin diğerlerine bahsetmek istemedikleri şeyler vardır.We all have things we don't want to tell others about.
Tercüme etmesi zor olan bazı şeyler vardır.There are some things that are difficult to translate.
Dostlar bunun için vardır.That's what friends are for.
Onların çok zamanı vardı.They've had plenty of time.
Kabul edilebilirler ve edilemezler arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between what's acceptable and what's not.
Aşk ve nefret arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between love and hate.
Dahilik ve aptallık arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between genius and stupidity.
Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır.There's a fine line between genius and insanity.
Tutumlu olmakla ucuz olmak arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between being frugal and being cheap.
Barda duran üç kadın vardı.There were three women standing at the bar.
Kapıda bir tıkırtı vardı.There was a tap at the door.
Odanın köşesinde bir gazete yığını vardı.There was a stack of newspapers in the corner of the room.
Ön camda bir kurşun deliği vardı.There was a bullet hole in the windshield.
Onun kötü bir dili vardır.She has a wicked tongue.
Aklında tam olarak ne vardı?What exactly did you have in mind?
Onun okula çıplak gelmek hakkında bir hayali vardı.He had a dream about coming naked to school.
Çok az tercih hakkım vardı.I had little choice.
Genel olarak Japonya'nın ılıman bir iklimi vardır.In general, Japan has a mild climate.
Ateşli silah kurbanlarıyla dolu çok sayıda ambulans vardı.There were many ambulances filled with gunshot victims.
Önerge için 215 oy vardı.There were 215 votes for the motion and 15 votes against it.
Yüksek fiyatlardan şikayetçi olan bir sürü ev kadını vardır.There are many housewives who complain about high prices.
Ne! Holk'un bir oğlu mu vardı? Fakat o evli değildi.What! Holk had a son? But he was not married.
Etrafta uçuşan bir sürü can sıkıcı böcekler vardı.There were a lot of annoying insects flying around.
Tom'un yüzünde rahatsız olmuş bir görünüm vardı.Tom had an annoyed look on his face.
Ön kapının anahtarıyla bir sorunu vardı.He had a problem with the front door key.
Tom'un dün gece bir partisi vardı sanıyordum.I thought Tom had a party last night.
Yalnızca iki bardak şarabım vardı.I only had two glasses of wine.
O gemide kaç kişi vardı?How many people were aboard that ship?
Tom adında bir arkadaşım vardı.I used to have a friend named Tom.
O çiftlikte yaklaşık 500 baş sığır vardır.There are about 500 head of cattle on that ranch.
Odanın ortasında modern görünümlü bir kahve sehpası vardı.There was a modern-looking coffee table in the center of the room.
Tom şişeyi aldı ama ama onu açma sorunu vardı.Tom picked up the bottle, but had trouble opening it.
Tom'un Mary'nin gerçekten onunla birlikte çıkmak isteyeceğine inanma sorunu vardı.Tom had trouble believing that Mary would actually want to go out with him.
Tom'un Mary'nin gerçekten onu sevdiğine inanma sorunu vardı.Tom had trouble believing that Mary actually liked him.
Tom'un sınıfının geri kalan kısmına ayak uydurma sorunu vardı.Tom has trouble keeping up with the rest of his class.
Geçen yıl, Tom'un oldukça iyi bir işi vardı.Last year, Tom had a pretty good job.
Artık sadece alaylı biçimde kullanılan bazı ifadeler vardır.There are certain expressions which are now only used ironically.
Tom zorda olduğunun farkına vardı.Tom realized he was in trouble.
Tom sıkıntıda olduğunun farkına vardı.Tom realized he was in trouble.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod