Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Orada yirmi civarında insan vardı.There were twenty or so people there.
Kanada'nın soğuk bir iklimi vardır.Canada has a cold climate.
Venedik'te her zaman çok turist vardır.In Venice, there are always lots of tourists.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla bozkır vardır.There is more moorland in Northern Germany than in Southern Germany.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla putperest vardır.There are more pagans in Northern Germany than in Southern Germany.
O, 30 dakika içinde karşı tarafa vardı.She got to the other side in 30 minutes.
O, 10 dakika içinde diğer tarafa vardı.She got to the other side in 10 minutes.
Onun acelesi vardı.She was in a hurry.
Onun çok acelesi vardı.She was in a great hurry.
Şimdiye kadar onun köye vardığından eminim.I'm sure that she has arrived at the village by now.
İlk başta onun, yeni evinde yaşamaya alışma sorunu vardı.At first he had trouble adjusting to living in his new house.
Orada burada çukurlar vardı.There were holes here and there.
Onun güzel el yazısı vardır.She has beautiful handwriting.
Farklı çiçeklerin farklı anlamları vardır.Different flowers represent different meanings.
Dün yüksek ateşim vardı.Yesterday I had a high fever.
Bugün, iki tane yanlış alarmımız vardı.Today, we had two false alarms.
O yaz çok gök gürültüsü vardı.We had a lot of thunder that summer.
Düğün gününde öğretmenimizin evine vardık.On the day of the wedding, we arrived at our teacher's house.
Park oldukça büyüktür; Çok sayıda ağaçları ve çok sayıda çiçekleri vardır.This park is pretty big; it has a lot of trees and many flowers.
Mars'ta da kediler vardır.There are cats on Mars, too.
İnternette Tatar dilinde çok az site vardır.There are few sites in the Tatar language on the Internet.
Ben okula vardığımda yarış zaten bitmişti.When I got to school, the race had already finished.
Gulca'nın pek çok türden elmaları vardır.Ghulja has very many kinds of apples.
Sonsuzluk vardır. Burada var...Eternity exists. It exists here...
Biz vardık.We've arrived.
Ben devlet okulunda çalışırken bir sınıfta 10-15 öğrencim vardı.When I was working for a public school, I had ten-fifteen students in a class.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Cennet ve cehennem sadece insanların kalplerinde vardır.Heaven and Hell only exist in men's hearts.
Kışın çok karımız vardır.We have lots of snow in the winter.
Uzun zaman önce, burada bir köprü vardı.A long time ago, there was a bridge here.
Uzun zaman önce burada bir köprü vardı.A long time ago, there was a bridge here.
Bir zamanlar burada bir köprü vardı.At one time, there was a bridge here.
Geçen yıl çok kar vardı.There was a lot of snow last year.
Bu yıl çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this year.
On kişiden birinin miyopluğu vardır.One in ten people have myopia.
Toplantıda yalnızca altı kişi vardı.There were only six people at the meeting.
Auckland'de bir milyon insan vardır.There are a million people in Auckland.
Burada bir zamanlar bir kilise vardı.There was a church here once.
İki kek vardı.There were two cakes.
Onun kaç tane kitabı vardır?How many books does he have?
On iki çift kranial sinir vardır.There are twelve pairs of cranial nerves.
Allah vardır.God exists.
Tanrı vardır.God exists.
Eylül, nisan, haziran ve kasım'ın 30 günü vardır.Thirty days has September, April, June and November.
Her kentin heybetli bir katedrali vardır.Every city has an imposing cathedral.
Bu mağazanın birçok müşterisi vardır.That shop has many customers.
Her günün bir neticesi vardır.Every day has a sequel.
Hırsızların bile bir onuru vardır.There is honor even among thieves.
Trenim 7'de hareket etti ve 10'da New York'a vardı.My train left at 7 and arrived in New York at 10.
Onların arabalarında "önce Irak sonra Fransa" diye okunan çıkartmalar vardı.They had stickers on their cars reading: "First Iraq then France".
Bazı insanların iki arabası vardır.Few people have two cars.
Tren zamanında Kyoto'ya vardı.The train arrived on time to Kyoto.
Bir fikrim vardı.I had an idea.
Çok rüzgar vardı.There was a lot of wind.
Onun bir sözlü sınavı vardı.He had an oral exam.
Bir ayda dört hafta vardır.In one month there are four weeks.
Annemin o zamanlar sadece iki çocuğu vardı.My mother only had two children at the time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod