Ana içeriğe geç
Sözlük

vardı ile cümle

vardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun az sayıda dişi vardı.He had few teeth.
Yüzünde dalgın bir bakış vardı.He had an absent look on his face.
O, sonunda otele vardı.He finally reached the hotel.
Onun bir mizah anlayışı vardır.He has a sense of humor.
Onun tatlı bir sesi vardır.He has a sweet voice.
Yağmura rağmen zamanında vardı.He arrived on time in spite of the rain.
O, istasyona vardı.He arrived at the station.
Onun biri uzun ve diğeri kısa iki kurşunkalemi vardır.He has two pencils; one is long and the other short.
Onun üyelik ayrıcalıkları vardır.He has the privileges of membership.
Onun boyama için keskin bir gözü vardır.He has a sharp eye for painting.
Onun donuk duyuları vardır.He has dull senses.
Eve vardıktan sonra derhal bir yemek hazırlamaya girişti.Upon arriving home, he immediately set about preparing a meal.
Onun güçlü bir zihni vardır.He has a strong mind.
Bankada onun çok parası vardı.He had a lot of money in the bank.
O az önce buraya vardı.He has just arrived here.
Mutlu bir evliliği vardı.He was happily married.
Onun geniş omuzları vardı.He has broad shoulders.
Onun pek çok vahşi fikirleri vardır.He has too many wild ideas.
Onun güçlü bir kişiliği vardır.He has a strong personality.
Nefes alma zorluğu vardı.He had trouble breathing.
Onun öğretmenin tavsiyesini görmezden gelme cesareti vardı.He had the boldness to ignore the teacher's advice.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Onun el işçiliği becerisi vardır.He has skill in handwork.
Güzel bir kızla evlenmek için iyi şansı vardı.He had the good fortune to marry a pretty girl.
Onun güzel bir kızla evlenme şansı vardı.He had the fortune to marry a nice girl.
Onun iyi bir karı bulmak için iyi şansı vardı.He had the good fortune to find a good wife.
Onun bir iş bulacak şansı vardı.He had the fortune to find a job.
Onun uzun bir burnu vardır.He has a long nose.
Onun iyi bir fastballı vardır.He has a good fastball.
Onun siyahi insanlara tepeden bakma alışkanlığı vardı.He has a habit of looking down on coloured people.
O, son otobüs için tam zamanında vardı.He was in time for the last bus.
O, dün Londra'ya vardı.He got to London yesterday.
O, dün Japonya'ya vardı.He arrived in Japan yesterday.
Onun cinayet gizemlerine karşı marazi bir düşkünlüğü vardır.He has a morbid fondness for murder mysteries.
O, ilk trene bindi ve oraya tam zamanında vardı.He caught the first train and got there just in time.
Tanrısına sağlam bir inancı vardı.He had a firm belief in his God.
Ben gençken onun küstah bir tavırı vardı.When he was young, he had an arrogant air.
Onun elinde bir kitap vardı.He had a book in his hand.
Onun üç parça bağajı vardı.He had three pieces of baggage.
Başbakan ile bir röportajı vardı.He had an interview with the Prime Minister.
Etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi vardı.He had great influence on those around him.
Onun eski bir kamyoneti ve büyük, hırpalanmış bir biçme makinesi vardı.He had an old pickup truck and a big, battered mower.
Onun küçük bir çerçevesi vardır.He has a small frame.
Yeni bir işe başlamak için sermayeye ihtiyacı vardı.He needed capital to start a new business.
Bana yolu gösterecek nezaketi vardı.He had the kindness to show me the way.
Dünyanın her yerinde arkadaşları vardı.He had friends all over the world.
Yumuşak bir tabiatı vardır.He has a mild nature.
Onun, hayatında çeşitli deneyimleri vardı.He had various experiences in his life.
O çok erken vardı.He arrived too early.
Okula koştu, zamanında vardı.He ran to school, arriving in time.
Nefes nefese istasyona vardı.He arrived at the station out of breath.
Onun bir sürü hobileri vardır.He has a lot of hobbies.
Onun yüksek bir topa vuruş averajı vardır.He has a high batting average.
Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.He has a lot of ideas about running foreign workers.
Onun büyük bir coşkusu vardır.He has great enthusiasm.
Onun büyük bir ailesi vardır.He has a large family.
Onun hırsı vardı.He had ambition.
Onun sıcak bir kalbi vardır.He has a warm heart.
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.He has the habit of standing up when he is angry.
Yüzünde sert bir bakışı vardı.He had a hard look on his face.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod