Evimin yanında bir okul vardır.There is a school near my house.
Evimin yanında bir park vardır.There is a park near my house.
Avlumuzda bir bahçe vardı.There used to be a garden in our yard.
Okulumun yanında büyük bir park vardır.There is a big park near my school.
Benim trenim saat altıda terk etti ve onda vardı.My train left at six and arrived at ten.
Benim şehrimde büyük bir kale vardı.There was a large castle in my city.
Odamın iki penceresi vardır.My room has two windows.
Odamda üç pencere vardır.My room has three windows.
Benim odamda bir radyo vardır.There is a radio in my room.
Otobüs hareket ettikten hemen sonra otobüs durağına vardım.I arrived at the bus stop just after the bus left.
Yaklaşık iki otuzda Kobe'ye vardım.I arrived in Kobe around two thirty.
Yaklaşık saat beşte buraya vardım.I arrived here about five o'clock.
Ben yedide eve vardım.I got home at seven.
Dün bir diş ağrım vardı.I had a toothache yesterday.
Ben az önce buraya vardım.I have just arrived here.
Bu sabah sekizde buraya vardım.I arrived here at eight this morning.
O elbiseyi satın almak için yeterli param vardı.I had enough money to buy that dress.
Plana aykırı bir görüşüm vardı.I had a contrary opinion to the plan.
Ben aldatılmış olduğum sonucuna vardım.I came to the conclusion that I had been deceived.
O kadar acelem vardı ki kapıyı kilitlemeyi unuttum.I was in such a hurry that I forgot to lock the door.
Çok yüksek ateşim vardı.I had a very high fever.
Diğerlerinden önce vardım.I arrived ahead of the others.
Londra'ya vardım.I arrived in London.
Ben yağmur yağmaya başlamadan önce okula vardım.I reached school before the rain started.
İstasyona vardım.I arrived at the station.
Okula zamanında vardım.I arrived at school on time.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazanma şansım vardı.I had the fortune to win the first prize in the speech contest.
Benim mutlu bir çocukluğum vardı.I had a happy childhood.
Bu sabah istasyona vardım.I got to the station this morning.
Bu sabah Narita havaalanına vardım.I arrived at Narita Airport this morning.
Bu sabah Nagoya'ya erken vardım.I reached Nagoya early this morning.
Dün Tokyo'ya vardım.I arrived in Tokyo yesterday.
Benim yanımda şemsiyem vardı fakat arkadaşımın yoktu.I had an umbrella with me but my friend did not.
İlk trene binmek için büyük bir acelem vardı.I was in a great hurry to take the first train.
Birkaç sorum vardı ve elimi kaldırdım.I had some questions and raised my hand.
Ben öğleyin Tokyo'ya vardım.I arrived in Tokyo at noon.
Zirveye vardığımda, ben tamamen bitkindim.When I reached the summit, I was thoroughly worn out.
Oraya vaktinden önce vardım.I got there ahead of time.
Onun konuşmasını dinleyemeyecek kadar geç vardım.I arrived too late to hear his speech.
Onun beni terk edeceğine dair bir şüphem vardı.I had a suspicion that he would leave me.
Onun gittiği gece vardım.I arrived on the night he left.
Onunla bir tenis maçım vardı.I had a tennis match with him.
Onu görmek için bir fırsatım vardı.I had a chance to see him.
Onunla bir yarışım vardı.I had a race with him.
Onun hakkında bir hayalim vardı.I had a dream about him.
Onunla ilgili iyi bir düşüncem vardı.I had a good opinion of her.
Gece Osaka istasyonuna vardım.I arrived at Osaka Station at night.
Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.I had a valid visa, so I was allowed to enter the country.
Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.All the members but me have faith in what he says.
Buraya çabuk vardık, değil mi?We arrived here fast, didn't we?
İstasyona vardığımızda, tren çoktan gitmişti.When we got to the station, the train had already left.
Otobüsümüz saat sekizde kalktı ve saat on birde Boston'a vardı.Our bus left at eight, arriving in Boston at eleven.
Biz vardığımızda yağmur yağıyordu.It was raining when we arrived.
Vardığımızda bizi içten karşıladılar.They gave us a hearty welcome when we arrived.
Oraya aynı zamanda vardık.We got there at the same time.
Londra'da yoğun bir sisimiz vardı.We had a heavy fog in London.
Eve vardıktan sonra öğle yemeği yiyeceğiz.We'll eat lunch after we get home.
Biz Londra'ya dün vardık.We got to London yesterday.
Bizim açık havada bir partimiz vardı.We had a party in the open.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.