var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kyoto'nun bir sürü üniversitesi var.Kyoto has many universities.
Kyoto'da birçok tapınak vardır.There are many shrines in Kyoto.
Kyoto'da bir sürü eski tapınaklar var.There are many old temples in Kyoto.
Kyoto'nun görecek çok yeri var.Kyoto has many places to see.
Kyoto'da görülecek çok yerler var.There are many places to see in Kyoto.
Boğazımda yapışmış bir balık kılçığı var.I got a fish bone stuck in my throat.
Ben balığa alerjim var.I'm allergic to fish.
Geçen yıl fiyatlarda keskin bir artış vardı.There was a sharp rise in prices last year.
Geçen kış çok kar vardı.There was a lot of snow last winter.
Sadece geçen yıl bir çocuğumuz vardı.We had a kid just last year.
Bir sütçü var mı?Is there a milkman?
Biraz sütün var mı?Do you have some milk?
Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
Bir ambulansa ihtiyacın var mı?Do you need an ambulance?
Hiç ekspres tren var mı?Are there any express trains?
Ekspres akşam 6:30'da varır.The express arrives at 6:30 p.m.
Tıbbi yardıma ihtiyacım var.I need medical help.
Onun sesinde ani bir değişiklik vardı.There was a sudden change in her tone.
Acele et ki vaktinde okula varabilesin.Hurry up, and you'll be in time for school.
Acele yok; meseleyi düşünmek için beş gününüz var.There is no hurry; you have five days to think the matter over.
Bir şeyler atıştırmak için yeterli zaman var.There's enough time for a quick snack.
Acele ile yazıldığı için kitabın birçok hatası var.As it was written in haste, the book has many faults.
Aceleyle yazıldığından dolayı, bu mektubun içinde çok hatası var.Having been written in a hurry, this letter has many mistakes in it.
O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Eğer acelem varsa burada caddeyi geçmekten kaçınırım.I avoid crossing the street here if I am in a hurry.
Katılacak acil bir konum var.I have an urgent matter to attend to.
Aceleniz var mı?Are you in a hurry?
Sarayın uzun bir kulesi var.The palace has a tall tower.
Sadece iyi bir dinlenmeye ihtiyacın var.You just need a good rest.
Tatile gitmek için beş günümüz var.We have five days to go before the holidays.
Tatillerde kentte birçok turist vardır.There are many tourists in the city on holidays.
Onun bir tepenin üzerinde yer alan evinin güzel bir manzarası var.Situated on a hill, his house commands a fine view.
Tepede meşe ağaçları var mı?Are there oak trees on the hill?
Tepede bir ev var.There is a house on the hill.
Sigara içebileceğim bir yer var mı?Is there a place I can smoke?
Sigara içmekle akciğer kanseri arasında bir bağlantı var mı?Is there a link between smoking and lung cancer?
Sigara içmenin sağlığına zararlı olduğuna dair kesin kanıtımız var.We have absolute proof that smoking is bad for your health.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
Bir telefonun var.You have a telephone.
Üç araban var.You have three cars.
Üç arabanız var.You have three cars.
Ne zaman varacağınızı bize bildirin.Let us know when you'll arrive.
Senin tenisçi dirseğin var. Kolunu sıcak suya batır.You have tennis elbow. Soak your arm in warm water.
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Onun da iyi bir hafızası var.She has a good memory, too.
Tren henüz varmadı.The train hasn't arrived yet.
Tren için oraya zamanında vardım.I got there in time for the train.
Güzel bir gündü ama parkta çok az kişi vardı.It was a pleasant day, but there were few people in the park.
Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?Do you think our climate has an influence on our character?
Dikkat! Gelen bir araba var.Look out! There's a car coming.
Dikkat! Yolda bir çukur var.Look out! There's a hole in the road.
Dikkat et, adamın silahı var.Watch out, the man has a gun.
Dikkat et! Orada büyük bir çukur var.Watch out! There's a big hole there.
Çok dikkat et! Gelen bir araba var!Beware! There's a car coming!
Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Japonya'ya geri dönüş biletin var mı?Do you have a return ticket to Japan?
Uçakta film var mı?Are there movies on the plane?
Fırsatımız varken Tom'u ziyaret etmememiz ne kötü.It's a pity we didn't visit Tom when we had the chance.

İlgili Sayfalar