var ile cümle

var kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Çorbamda bir kıl var.There's a hair in my soup.
Çorba veya salata seçeneğiniz var.You have the choice of soup or salad.
Sue'nun büyük bir poposu var ama o umursamıyor.Sue has a big bottom, but she doesn't care.
Susie'nin güzel bir gülümsemesi var.Susie has a nice smile.
Singapur'un büyük bir sorunu var.Singapore has one big problem.
Jiro kısa sürede evine vardı.Jiro soon arrived at his house.
Silvia'nın onu övmeyen sert bir babası vardı.Silvia had a stern father who never praised her.
John'ın yeteneğine güveni var.John has confidence in his ability.
John, karanlık bir odada bir hayaletin varlığını hissetti.John felt the presence of a ghost in the dark room.
John'ın iki oğlu var.John has two sons.
John'ın iki oğlu vardır.John has two sons.
John'un iki oğlu var.John has two sons.
John'un bir araba satın alması için yeterli para var.There is enough money for John to buy a car.
John ve Sue'nun evleneceğine dair bir söylenti var.There is a rumor that John and Sue will get married.
Alışveriş merkezine giden bir otobüs var mı?Is there a bus that goes to the mall?
George'un iki kuzeni var; biri Almanya'da ve diğeri İsviçre'de yaşıyor.George has two cousins; one lives in Germany and the other in Switzerland.
Hiç duşlu ve tuvaletli odanız var mı?Do you have any rooms with a shower and toilet?
Jack'in kolunun altında bir kedisi var.Jack has a cat under his arm.
Birkaç patates istiyorum. Hiç patatesiniz var mı?I want some potatoes. Do you have any?
Jim'den başka onu gören biri var mı?Did anybody other than Jim see her?
Jim'in başında beyaz bir şapkası var.Jim has a white hat on his head.
Jim'in geniş omuzları var.Jim has broad shoulders.
Jim eve varır varmaz doğruca tuvalete gitti.As soon as Jim got home, he made a beeline for the rest room.
Jim'in bir garson olarak bir işi var.Jim got a job as a waiter.
Burada bir süre kalmamın sizin için bir sakıncası var mı?Would you mind my staying here for some time?
Bir sessizlik vardı.There was a silence.
Sydney'in güzel bir doğal limanı vardır.Sydney has a beautiful natural harbor.
İnatçı bir öksürüğüm var.I have a persistent cough.
Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.However, only the human community has verbal languages as a means of communication.
Ama onun bir işe ihtiyacı vardı.But he needed a job.
Şikago'ya varır varmaz seni arayacağım.I'll call you as soon as I get to Chicago.
Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.Jane had a yellow ribbon in her hair.
Jane'in ciddi bir sorunu var.Jane is in serious trouble.
Jane'in beş el çantası vardır.Jane has five handbags.
Jane'in yıkanacak çok giysisi var.Jane has a lot of clothes to wash.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Neyiniz var, Jane? İyi hissetmiyor gibi görünüyorsunuz.What's the matter, Jane? You look like you aren't feeling well.
Jane'in yeni bir erkek arkadaşı var gibi görünüyor.Jane seems to have a new boyfriend.
Kotumda bir delik var.I got a hole in my jeans.
Saat kaçta San Fransisko'ya varırız?What time do we get to San Francisco?
Başka sorularınız var mı?Do you have any further questions?
Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.Otherwise you won't get there before dark.
Sizinle irtibat kurabileceğimiz bir numaranız var mı?Do you have a number where we can contact you?
Size hizmet eden biri var mı?Is anybody waiting on you?
Bir rezervasyonunuz var mı?Do you have a reservation?
Pirincin var mı?Do you have rice?
Tek başınıza gitmenizin bir sakıncası var mı?Would it inconvenience you to go yourself?
Bir ailen var mı?Do you have a family?
Partinizde kaç kişi var, efendim?How many are there in your party, sir?
Bilgisayarında ne tür şeylerin var?What kinds of things do you have on the computer?
Onun bu havada gelmesi hakkında bazı şüphelerim var.I have some doubts about his coming in this weather.
Konserimden önce biraz zamanımız var.We have a little time before my concert.
Buradaki konser için bilet var mı?Are tickets for the concert available here?
Konsere zamanında varacak mıyız?Will we be in time for the concert?
Konserde çok insan vardı.There were so many people at the concert.
Hem erkekleri hem de kadınları tehdit eden tehlikeler vardır.There are dangers that threaten both men and women.
Kız kardeşimin dergileri var.There are my sister's magazines.
Bu sorunlarla bir yere varamıyoruz.We're getting nowhere with these problems.
Bu elbiseler kirli ve yıkanmaya ihtiyacı var.These clothes are dirty and need washing.
Bu hesaplarda fazla para var.There's too much money in these accounts.

İlgili Sayfalar