Seti@home projesi var olan en büyük kümedir.SETI@home merupakan proyek yang paling dikenal secara luas yang menggunakan platform BOINC.
Aquilifer: Lejyon içerisinde var olan tek kişilik bir görev.Aquilifer (Lính mang biểu tượng): chỉ có một vị trí trong mỗi quân đoàn.
Yani var olan her şeye, kendisinden önce gelen bir şey neden olmuştur.Nghĩa là mọi sự việc đều là kết quả từ nguyên nhân trước đó.
Nadiren de olsa, ukiyo-e hareketinden önce var olan erotik boyalı el kitapları da bulunmaktadır.Trong khi hiếm khi còn tồn tại thể loại tranh cuộn (handscrolls) khiêu dâm sơn có trước phong trào ukiyo-e.
Var olan her şey iki tarafı vardır.Nhưng cái gì cũng có tính hai mặt.
Var olan tüm klasörler Posta'da düzenlenebilir veya silinebilir, ancak varsayılan klasörler olmuyor.Hầu hết các thư mục có sẵn có thể được chỉnh sửa hoặc xóa trong Mail, nhưng ngoại trừ các thư mục mặc định.
Woleu-Ntem, Afrika ülkesi Gabon'un toplamda var olan dokuz ilinden bir tanesidir.Tỉnh Woleu-Ntem Woleu-Ntem là một trong 9 tỉnh của Gabon.
Buzun çeşitli sıcaklıklarda ve basınçlarda var olan on beş kristal yapısı bilinir.氷には、温度や圧力によって15の異なった結晶形が知られている。
Var olan her şey iki tarafı vardır.そこにある一切が二つの意味をもっている。
Sözcük anlamı “var olan” demektir.名は「いるもの」を意味する。
SAKALAR: geçmişte var olan bir hun devletinin ismidir.前作での名前は東原ののみ(ののみは愛称)。
1872'de Émile Lemoine tarafından kurulan topluluk, var olan en eski matematik birliklerinden biridir.1872年に Émile Lemoine によって設立され、最も歴史ある数学会の一つである。
Var olan eğitim sorunlarının hepsini çözeceğine inanmak doğru bir yaklaşım değildir.私は、君に欠けているものを練習するのは絶対に正しいと信じている。
"Algı, daima var olan bir şeydir.なんであれあったものは常にあったのであり、常にあるだろう。
Bavyera Krallığı (Almanca: Königreich Bayern), 1806-1918 yılları arasında var olan bir Alman devleti.バイエルン王国 - 1806年から1918年まで存在したドイツの王国。
Kâşif, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir.惟宗 知宗(これむね ともむね)や宗 知宗(そう ともむね)、武藤 知宗(むとう ともむね)とも名乗っている。
Ülkede Swazi Rail olarak var olan demiryolu işletmeciliği ise sadece ürün sevkiyatında kullanılmaktadır.スワジランド鉄道 (Swazi Rail) 貨物輸送のみを担当する。
İnsandır ki, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır.人間(ヒュムナス族)をはじめとする様々な種族が共存する世界。
Rüyalar aleminde var olan Freddy Krueger gerçek dünyadaki insanları öldürebilmektedir.フレディ・クルーガー 人の夢の中に出現し、殺人を続ける殺人鬼。
"Var olan zamansal olandır."まんがタイム」が登場している。
Silahın oluşumunda var olan birçok silah modelinden esinlenildi.作中には多くが武器という形で登場する。
Gerçeklik, günlük kullanımdaki anlamıyla, "var olan her şey" demektir.「定式」とは「常に使われるもの」といった意味である。
Sadece var olan şeylerin karışması ve ayrılması vardır.一体が分身して登場することもある。
SAKALAR: geçmişte var olan bir hun devletinin ismidir.地名為舊荏原郡下馬引澤村(しもうまひきさわむら)的省略。
Var olan binlerce farklı yazı yüzü var, yenileri sürekli geliştiriliyor.)世界上有成千上万种不同的字体,新的字体也在不断地发展。
Ayrıca var olan geçmiş olayları da değiştirebilir.甚至連已成為過去的歷史也能夠改變。
İnsandır ki, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır.緒詰前所留使人,乃盡出而歸之。
Antik Yunanistan'da perakende satış ile ilgili var olan bilgiler oldukça kısıtlıdır.關古希臘零售活動資料有限。
Üzerinde konuşulsun veya konuşulmasın, var olan nedenleri anlatmalıdır" savından yola çıkar.异说不经之言,则辟其谬而削之。
Afganistan dünya üzerinde var olan ülkeler içerisinde bayrağını en çok değiştiren ülke konumundadır.世界上大多数国家都是有更换过国旗的。
Var olan (hemen hemen) her sesi bir harfe karşılık getirmek yoluyla hazırlanmıştır.帝出御文華殿聽之,每一人行杖畢,輒以數報。
"Var olan zamansal olandır.")"存在的年代。
Buzun çeşitli sıcaklıklarda ve basınçlarda var olan on beş kristal yapısı bilinir.又例如冰,世上已知有關冰的晶體結構有15種,這15種的固體物質狀態分別存在於不同的溫度和壓力之下。
Ritim prensibine göre var olan her şeyin ölçülebilir bir hareketi vardır.每具引導儀均配有一具測距儀。
Üzerinde konuşulsun veya konuşulmasın, var olan nedenleri anlatmalıdır" savından yola çıkar.무얼 하든 그것에 상관치 말고 추진하길 바란다”고 말하고 있다.
Upanişad’lar onu; evrenin bölünemez sonsuz özü, her şeyin içinde ve herkeste var olan güç olarak tanımlarlar.신과 삶에 관하여 충분히 이해하지 못한 것이 있고, 그것을 이해하면 모든 것이 바뀔 수 있는 가능성을 탐구하기.
İnsandır ki, bir şeyi meydana getirirken, önceden var olan maddeyi kullanır.인간은 일루바타로부터, 이른바 「선물」이 주어지고 있었다.
1679'a değin var olan bu Parlamento, birçok baskıcı yasa çıkardı.2007년에 열린 제166회 통상국회에서는 많은 주요 법안들을 강행 표결하여 잇달아 통과시켰다.
"Algı, daima var olan bir şeydir.희망은 언제나, 거기에 있다.’
Bar: Var olan demektir.답) 네 존재합니다.
Öznede değil, kendinde var olan.의미가 아니라 어감 자체가 말입니다.
Bu doğuştan var olan ya da gelen bir yetenektir.또는 그것을 주는 능력을 가진 존재의 속성이다.
Enerji, yoktan var edilemez; var olan enerji de yok edilemez; sadece bir şekilden diğerine dönüşür.에너지는 새로 창조되거나 소멸 될 수 없고 단지 한 형태로부터 다른 형태로 변환될 뿐이다.
O günümüzde var olan en eski iğneişinin bir parçasıdır.이는 가장 오래된 현존 병부 유물이기도 하다.
Lollardlar (Lollardcılık), 14. yüzyılın ortasından İngiliz Reformasyonu'na kadar var olan dini hareket.롤라드(Lollardy, Lollardry, Lollardism)는 14세기 중반부터 영국의 종교개혁에 이르기까지 있었던 종교운동이다.
Var olan insan verileri ise zayıf sonuçlar verdi.장비의 품질이 낮았기 때문에 실험은 부정적인 결과를 낳았다.
Sözcük anlamı “var olan” demektir.문자 그대로의 뜻은 "일이 있다"는 것이다.
Kâşif, var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran, keşfeden kimsedir.스승 없이 홀로 연기(緣起)의 이치를 주시하여 깨달음을 성취함.
Çünkü ilerde var olan rakipler ölebilir.이 상태에서 닿은 적들은 죽는다.
Antik Yunanistan'da perakende satış ile ilgili var olan bilgiler oldukça kısıtlıdır.המידע על המסחר הקמעונאי ביוון העתיקה מוגבל ביותר.
Yasak Şehir, dünyada halen var olan en geniş saray kompleksidir ve 72 hektarlık bir alanı kaplar.העיר האסורה משתרעת על שטח של 720 דונם, והיא מהווה את מכלול הארמונות הגדול ביותר בעולם.
Kozmik toz , uzayda var olan bir toz.אבק קוסמי הוא אבק הקיים בחלל החיצון.
"Algı, daima var olan bir şeydir.האם דבר ה' מתקיים תמיד?
Birkaç yıl içinde, birçok ve hala var olan ulusal organizasyonlar kuruldu.בשנים אלו הוקמו ארגונים פוליטיים ולאומיים רבים.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.בכפר הייתה קהילה קטנה של יהודים שהתקיימה שנים רבות.
Var olan belgeler de 1942’de çıkan yangında tamamen ortadan kalkmıştır.2,000 מההדפסים והתשלילים שלו נהרסו לחלוטין בשריפה בשנת 1904.
Helyum-4, alfa bozunumuyla oluşur; Dünya'nın kabuğunda var olan helyumun çoğunlukla ilkel değildir.הליום-4 נוצר בתהליך דעיכת אלפא, ומשום כך גם רובו הגדול של ההליום הלכוד בקרום כדור-הארץ אינו קדום.
O günümüzde var olan en eski iğneişinin bir parçasıdır.זהו אחד מגזעי הכלבים העתיקים ביותר הקיימים היום.
Bu etkileşimler, var olan karbon, nitrojen ve oksijen çekirdeklerini parçalar.פגיעות אלה מפרקות את גרעיניהם של פחמן, חנקן וחמצן שבדרכן.
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.