Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.Він єсть перш усього, і все в Ньому стоїть.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.и Он есть прежде всего, и все Им стоит.
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.והוא לפני הכל והכל קים בו׃
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.الذي هو قبل كل شيء وفيه يقوم الكل
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.他 在 萬 有 之 先 . 萬 有 也 靠 他 而 立
Her şeyden önce var olan Odur ve her şey varlığını Onda sürdürmektedir.他 在 萬有 之 先 . 萬有 也 靠 他 而立
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Bằng việc tìm kiếm chiều sâu có mặt trong mọi thứ.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Buscando la interioridad que está en todas las cosas.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Căutând în interiorul aflat în toate lucrurile.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Cercando la interiorità che é in tutte le cose.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Door de innerlijkheid te zoeken die in alle dingen is.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.En cherchant le for intérieur qui est dans toutes choses.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Hledáním této hloubky, která je ve všech věcech.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Indem man die Einwärtigkeit, die in allen Dingen ist, sucht.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.모든 사물 내에 존재하는 자기성찰을 추구하는 것을 통해서죠.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Poszukując duchowości, która jest we wszystkim.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Αναζητώντας την εσωτερικότητα που βρίσκεται σε όλα τα πράγματα.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.Търсейки вътрешното, което е във всички неща.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.על ידי חיפוש הפנימיות שבכל הדברים באשר הם.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.من خلال البحث عن الكينونة الداخلية الموجودة في كل الأشياء.
Herşeyde zaten var olan maneviyatı arayarak.音楽や詩 自然界の美しさそして
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Alle Dinge sind durch dasselbe gemacht, und ohne dasselbe ist nichts gemacht, was gemacht ist.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Alles ontstond door Zijn Woord. Zonder Hem is niets ontstaan; al het bestaande heeft Hij gemaakt.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Alle Ting ere blevne til ved det, og uden det blev end ikke een Ting til af det, som er.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Alt er blitt til ved ham, og uten ham er ikke noget blitt til av alt som er blitt til.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Genom det har allt blivit till, och utan det har intet blivit till, som är till.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Kaikki on saanut syntynsä hänen kauttaan, ja ilman häntä ei ole syntynyt mitään, mikä syntynyt on.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.만물이 그로 말미암아 지은바 되었으니 지은 것이 하나도 그가 없이는 된 것이 없느니라
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Minden õ általa lett és nála nélkül semmi sem lett, a mi lett.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Muôn vật bởi Ngài làm nên, chẳng vật chi đã làm nên mà không bởi Ngài.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Muôn vật bởi Ngài làm_nên , chẳng vật chi đã làm_nên mà không bởi Ngài .
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Segalanya dijadikan melalui Dia, dan dari segala yang ada, tak satu pun dijadikan tanpa Dia
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Toate lucrurile au fost făcute prin El; şi nimic din ce a fost făcut, n'a fost făcut fără El.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Todas as coisas foram feitas por intermédio dele, e sem ele nada do que foi feito se fez.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Todas las cosas fueron hechas por medio de él, y sin él no fue hecho nada de lo que ha sido hecho
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Toutes choses ont été faites par elle, et rien de ce qui a été fait n`a été fait sans elle.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.tutto è stato fatto per mezzo di lui, e senza di lui niente è stato fatto di tutto ciò che esiste
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Všecky věci skrze ně učiněny jsou, a bez něho nic není učiněno, což učiněno jest.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Vse je po njej postalo, in brez nje ni nič postalo, kar je postalo.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Všetko povstalo skrze neho, a bez neho nepovstalo ani jedno z toho, čo povstalo.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Wszystkie rzeczy przez nie się stały, a bez niego nic się nie stało, co się stało.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Παντα δι' αυτου εγειναν, και χωρις αυτου δεν εγεινεν ουδε εν, το οποιον εγεινεν.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.В Него бе животът и животът бе светлина на човеците.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Все Ним стало ся; і без Него не стало ся нїщо, що стало ся.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.Все чрез Него начало быть, и без Него ничто не начало быть, что начало быть.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.הכל נהיה על ידו ומבלעדיו לא נהיה כל אשר נהיה׃
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.كل شيء به كان وبغيره لم يكن شيء مما كان.
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.萬 物 是 藉 著 他 造 的 . 凡 被 造 的 、 沒 有 一 樣 不 是 藉 著 他 造 的
Her şey Onun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey Onsuz olmadı.萬物 是 藉著 他 造 的 . 凡 被 造 的 、 沒有 一 樣 不 是 藉著 他 造的
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.45억 년 전의 초기 지구에서는 이러한 진흙탕에서 생명체를 꺼내야 했습니다
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Anda butuh kehidupan untuk keluar dari sampah ini yang hadir di Bumi awal. empat, 4.5 milyar tahun lalu.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Bạn cần phải lấy sự sống ra khỏi cái đống này mà tồn tại trên Trái đất xa xưa, bốn, bốn tỉ rưỡi năm trước đây.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Dat had je nodig om leven te krijgen uit deze rommel op de vroege aarde, zo'n 4 à 4,5 miljard jaar geleden.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.La vita dovette sorgere da questa poltiglia primordiale, presente sulla Terra 4 o 4,5 miliardi di anni orsono.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Trebuia să scoateţi viaţa din această materie prezentă la începuturile planetei, acum 4, 4,5 miliarde de ani.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Trzeba było je wydobyć z tego bałaganu panującego na młodej Ziemi, cztery, 4,5 miliarda lat temu.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Έπρεπε να φτιάξεις ζωή απ' αυτό το πράγμα που υπήρχε στα πρώτα χρόνια της Γης 4.5 δισεκατομμύρια χρόνια πριν.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.Трябва да получите живот от този боклук, който присъствал в древната Земя, преди четири, 4,5 милиарда години.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.צריך היה להשיג חיים מהרפש הזה שהיה קיים בכדור הארץ הצעיר, לפני ארבעה, ארבעה וחצי מיליארד שנים.
İlkel Dünya'da var olan bu hurdadan 4,5 milyar yıl önce hayatın çıkması gerekmiştir.أنت بحاجة لاستخلاص الحياة من هذه النفاية الموجودة في بداية الأرض، منذ أربعةـ أو أربعة بلايين سنة ونصف.