vaktiyle ile cümle
vaktiyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.49
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom şimdi Mary ile evli ama o vaktiyle Alice ile evliydi.Tom is married to Mary now, but at one time he was married to Alice.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Just like it wasn't TV and only better.
O zaman Yusuf: "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi."O my father," said Joseph, "this is the meaning of my earlier dream. My Lord has made it come true.
Onların vaktiyle uydurdukları şeyler de dinleri hakkında kendilerini yanıltmıştır.They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.
Vaktiyle kazandığınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?"Should you be rewarded for anything else but what you did?"
Bir zaman olur kâfirler, “Keşke vaktiyle Müslüman olmuş olsaydık!” diye çok hasret çekerler. [6,27]The unbelievers would haply like to wish that they had submitted (and become Muslim).
Vaktiyle sana şöyle vahyettiğimizi hatırla: "Şüphesiz Rabbin insanları kuşatmıştır."And recall what time We said unto thee: verily thy Lord hath encompassed mankind.
Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları'na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik.And assuredly.
İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi.This is the interpretation of my dream aforetime! My Lord has made it come true!
Andolsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik.And indeed We gave Musa (Moses) the Scripture [the Taurat (Torah)].
Halbuki Îsâ vaktiyle şöyle demişti:“Ey İsrail oğulları!But the Messiah ['Iesa (Jesus)] said: "O Children of Israel!
Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.Remember My favor which I bestowed upon you, and I that favored you over all nations.
Sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın!Remember My blessing which I bestowed upon you, and that I have favored you over all people.
Size ihsan ettiğim nimetimi. Ve sizi vaktiyle diğer insanlara üstün kıldığımı hatırlayın.Remember My blessing which I bestowed upon you, and that I have favored you over all people.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.Children of Israel, recall My favors to you and the preference that I gave to you over all nations.
Eğer Siz Peygambere yardımcı olmazsanız, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine yardım eder.If you do not help him, (Muhammad), God has already helped him.
Albert Einstein vaktiyle 'Esperanto evrensel bir dil fikri için en iyi çözüm' demişti.Albert Einstein sagte einmal: „Esperanto ist die beste Lösung für die Idee einer internationalen Sprache.“
Caranqui’de (Ekvador) vaktiyle içi altın ve gümüş eşyalarla dolu küpler içeren bir tapınak bulunmaktadır.In Caranqui in Ecuador gab es einen Tempel, der früher Krüge voll von Gold und Silber besaß.
Caranqui’de (Ekvador) vaktiyle içi altın ve gümüş eşyalarla dolu küpler içeren bir tapınak bulunmaktadır.À Caranqui, Équateur, se trouve un temple qui autrefois contenait des jarres pleines d'or et d'argent.
Vaktiyle İpek yolu bu yerleşim yerlerindan geçerdi.Petit à petit, des colonies se fixèrent sur ce trajet.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.Para dar un ejemplo, yo tengo once hermanos.
Kireç ocakları vaktiyle, şu anki değirmen yanında imiş.Кошка же в это время была занята ловлей мышей.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.وهذا قدر مثير قل أن يوجد لأخوين متلازمين في زمن واحد.
Vaktiyle onu uyarsaydın, bu hatayı yapmazdı.Als je haar tijdig gewaarschuwd had, had ze deze fout niet gemaakt.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.För andra betydelser, se Ribeirão Dois Irmãos.
Türkler, vaktiyle Anadolu'nun muhtelif yerlerinden hicret ettiri-lerek buralara yerleştirilmişlerdir.Au înștiințat pe ascuns corturile turcești din Anatolia, care le aparținea.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.Μια χρονοκάψουλα φέρνει κοντά δύο αδέλφια.
Köy, adını, vaktiyle bulunan bir sudan almaktadır.法名は、戚々院釋西行水樂居士。
Köy, adını, vaktiyle bulunan bir sudan almaktadır.地名便是來自此地的泉水,現已乾涸。
Vaktiyle İpek yolu bu yerleşim yerlerindan geçerdi.דרך זו עברה במקום בו עובר הרחוב בימינו.
Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.Легендата за основаването на селото гласи: имало едно време двама братя.
Vaktiyle askeri konaklama merkezi olan bu köyde, askeri kışla yer almaktaydı.По онова време в Яково има селска милиционерска служба, помещаваща се в местния съвет.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Așa cum nu a fost doar o televiziune mai bună.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Así como no fue TV pero mejor
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Comme ce n'était pas la télé, et seulement en mieux.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Così come non era TV, e solo migliorata.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Genauso wie es nicht TV war, nur etwas besser.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Kuten verkko ei ollut vain parempi TV.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Mint ahogy eddig sem olyan volt, mint a TV, csak jobb.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Precis som det inte var en bättre form av TV.Det kommer inte att vara TV men bättre.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.지금의 웹이 단지 더 좋은 TV가 아닌 것처럼.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Za 5000 dni nie będzie to po prostu lepsza Sieć,
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Zoals het web niet alleen maar betere tv was.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Ακριβώς όπως δεν ήταν τηλεόραση αλλά καλύτερη.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Както не беше телевизия, само че подобрена.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.Как это не было "ТВ, только лучше".
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.כמו שזה לא היה טלוויזיה, רק טובה יותר
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.تماماً مثل أنها لم تكن التلفاز، وتحسن أكثر.
Tıpkı vaktiyle sadece TV'den ibaret olmadığı gibi.これからの5000日、ウェブが進歩するだけではなく