Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Na twee weken werk in dat dorp, was het tijd om terug te gaan.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Po dwóch tygodniach pracy w tej wiosce, musiałam wracać.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Sau hai tuần làm việc trong ngôi làng đó, đến lúc phải trở về
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Setelah dua minggu bekerja di desa itu, tibalah saatnya untuk pulang.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Μετά από δυο εβδομάδες δουλειάς σε εκείνο το χωριό, είχε έρθει η ώρα να πάω πίσω.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.Після двох тижнів роботи у цьому селі, настав час повертатися.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.След като работих две седмици в това село, дойде време да се връщам у дома.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.לאחר שבועיים ימים של עבודה בכפר, הגיעה השעה לחזור חזרה.
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.وبعد أسبوعين من العمل في تلك القرية، .حان الوقت للعودة
Köyde çalışarak geçen iki haftanın sonunda dönme vaktim gelmişti.帰る日が来ました その母親は私のところに来てひざまずき
"Mayıs ayının güneşli bir günü" gibi şeylerle kaybedecek vaktimiz yok.これからは人間は言葉を使わなくなると?確かですか?
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Ah bien, je suis contente de voir qu'il me reste un peu de temps!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Ah, ce bine!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Bene, sono contenta di avere ancora un po' di tempo!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Gut. Ich habe noch etwas Zeit!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Hyvä, minulla on vielä hetki aikaa!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Ik ben blij dat ik een beetje meer tijd heb!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!아, 다행히 시간이 좀더 남았네요!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Oh, ainda bem que tenho mais algum tempo!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Ó, örülök, hogy van még egy kis időm!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Ồ tốt quá, rất mừng là tôi có thêm thời gian!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!¡Uy qué bien! Tengo un poco más de tiempo.
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Výborne, mám ešte trochu času!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Výborně, mám ještě trochu času!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!Widzę, że na szczęście mam jeszcze moment!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!О, хорошо, рада, что у меня есть еще немного времени!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!О чудесно, радвам се, че имам още малко време!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!יופי, אני שמחה שיש לי עוד קצת זמן!
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!حسناً، لدي المزيد من الوقت
Ne güzel, biraz daha vaktimin olmasına sevindim!聞いてください・先日 朝食の後で アル・ゴア氏と話した時
Ne kadar vaktimiz var?Cât timp mai avem? Nu ştiu.
Ne kadar vaktimiz var?¿Cuánto tiempo tenemos?
Ne kadar vaktimiz var?Ile mamy czasu?
Ne kadar vaktimiz var?Kolik máme času?
Ne kadar vaktimiz var?Quanto tempo abbiamo?
Ne kadar vaktimiz var?Πόσο χρόνο έχουμε;
Ne kadar vaktimiz var?Сколько у нас времени?
Ne kadar vaktimiz var?>わかりません。私なら早くことを進めますけどね。
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.Avem puţin timp în care trebuie să decidem ce avem de gând să facem.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.C'est un temps très court que nous avons pour décider ce que nous avons à faire.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.Es un tiempo muy corto en el que hay que decidir qué vamos a hacer.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.E' un brevissimo lasso di tempo nel quale dobbiamo decidere cosa intendiamo fare.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.In een zeer korte tijd moeten we beslissen wat we gaan doen.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.어떻게할지 결정할 시간이 없습니다.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.W bardzo bliskim czasie będziemy musieli zdecydować co zrobić.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.Wir haben nicht viel Zeit um uns zu entscheiden welche Richtung wir einschlagen.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.Много кратко време, за което трябва да решим какво ще правим.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.זהו זמן קצר מאוד בו אנחנו נידרש להחלטה - מה ברצוננו לעשות.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.و منذ وقت قصير جداً قررنا ان نقوم بما نحن نفعله الآن.
Ne yapacağımıza karar vermek için çok az bir vaktimiz var.世界をどうするかについて 人類がうまく合意できれば
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.어쨌든, 1991년에, 우리가 들어가서 이 녀석을 실험할 때가 되었습니다.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Akhirnya di tahun 1991 sudah waktunya bagi kita untuk masuk dan mencoba barang baru ini.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Ei bine, în 1991 a sosit în final timpul să intrăm şi să încercăm jucăria asta.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.In 1991 was het eindelijk zover voor ons, dus we stapten erin en probeerden het uit.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Nel 1991 giunse l'ora di entrare e provare questa cosa.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Nun, 1991 war es endlich an der Zeit, hineinzugehen und dieses Schmuckstück auszuprobieren.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.Và vào năm 1991, đã đến lúc chúng tôi phải thử nghiệm điều này.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.V roce 1991 konečně nastal čas, abychom vešli a vyzkoušeli toto děťátko.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.W 1991 roku mogliśmy już wejść i przetestować nasz twór.
Neyse, 1991 nihayet içeriye girme ve bu bebeği deneme vaktimiz gelmişti.И така, през 1991-ва най-накрая дойде моментът да влезем и да пробваме това бебче.