Daha detaylı konuşacak vaktim kalmadı.Нямам време да навляза в детайли в него.
Daha detaylı konuşacak vaktim kalmadı.אין לי זמן להרחיב מעבר לכך.
Daha detaylı konuşacak vaktim kalmadı.ليس لدي المزيد من الوقت لأكثر من ذلك.
Daha detaylı konuşacak vaktim kalmadı.ジャレド ダイアモンドの素晴らしい本 「銃、病原菌、鉄」で 彼は
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Abbiamo tempo per alcune domande a Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Avem timp pentru câteva întrebări pentru Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.Chúng ta còn thời gian để hỏi Dan Gilbert 2 câu.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.질의응답을 할 시간이 좀 있네요. 한 분 그리고 한 분.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.Имаме време за няколко въпроса към Дан Гилбърт.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.יש לנו זמן לשאלות לדן גילברט. אתה, ואתה.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.لدينا وقت لبعض الأسئلة ل دان جلبرت. سؤال أو أثنين.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var. Bir ve iki.ビル・ライル: このように考える癖が
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Er is nog tijd om Dan Gilbert een paar vragen te stellen.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Máme čas na nejaké otázky pre Dana Gilberta.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Máme čas na nějaké otázky pro Dana Gilberta.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Nous avons le temps pour quelques questions pour Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Tenemos algo de tiempo para preguntas a Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Van még időnk néhány Dan Gilberthez szóló kérdésre.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Vi har tid til et par spørgsmål til Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Wir haben nun Zeit für einige Fragen an Dan Gilbert.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.Έχουμε χρόνο για λίγες ερωτήσεις για το Νταν Γκίλμπερτ.
Dan Gilbert'a bir kaç soru sormak için vaktimiz var.У нас осталось время для нескольких вопросов Дэну Гилберту.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.10가지 팁을 할 시간이 없으니
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.David da listas de 10, no hay tiempo para 10.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.David de obicei oferă un "Top 10" dar noi nu avem timp pentru 10.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.David di solito fa un decalogo, ma non c'è tempo.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.David donne d'habitude un Top 10, mais on n'a pas le temps.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.Davids zeigen oft eine Top 10. Dafür haben wir keine Zeit.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.Tôi thường làm bảng "10 điều", nhưng chúng ta không có đủ thời gian.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.We hebben geen tijd voor een top 10.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.Zazwyczaj przedstawiam pierwszą dziesiątkę, nie mamy na to czasu.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.Дейвид обикновенно прави топ 10, ние нямаме време да направим топ 10.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.Дэвид обычно даёт 10 советов, но у нас нет времени. Вот вам 5 советов Дэвида.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.דיוויד עושה בדרך כלל את עשרת הגדולים, אין לנו מספיק זמן לעשרת הגדולים
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.ديفيدز عادة لديه أفضل 10 , ليس لدينا وقت لأفضل 10.
David'in -- genelde top 10 yaparım, ama top 10 için vaktimiz yok.「デイビッドのプレゼンの秘訣 トップ5」
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.A laptopjaim mindig tönkremennek, szóval nincs időm felmatricázni őket.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.A laptopjaim mindig tönkremennek, szóval nincs idõm felmatricázni õket.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.내 노트북은 항상 멈춰버려서 스티커를 붙일 시간이 없어.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Läppärini kyrvähtelevät alati joten aikani ei riitä tarrojen liimailuun.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Laptop-ku seringkali rusak jadi aku tak punya waktu menempelkan stikernya.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Laptopurile mele se strică mai mereu, aşa că nu mai am când să le pun etichete.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mấy cái laptop của tôi cứ hư suốt nên tôi chẳng có thời gian để đánh dấu chúng.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Máy tính của tôi hỏng suốt vậy nên không có thời gian để dán giấy nhắc nhở lên
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mein Laptop geht andauernd kaputt, also habe ich keine Zeit, Sticker aufzukleben.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mein Laptop geht andauernd kaputt, also hab ich keine Zeit Sticker aufzukleben.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mes ordinateurs portables tombent tout le temps en panne : je n'ai pas le temps d'y mettre des autocollants.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mijn laptop gaat elke keer kapot dus ik heb geen tijd om er stickers op te doen.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mina laptoppar går bara sönder.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mina laptoppar går bara sönder.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Min bærbar dør hele tiden, så jeg har ikke tid til at putte klistermærker på.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mis laptops se rompen todo el tiempo, así que no tengo tiempo de pegarle calcomanías.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Mój laptop ciągle się psuje, więc nie miałem czasu przykleić do niego naklejki.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Můj notebook už několikrát umřel a tak nemam čas na něj dávat štítky.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Τα laptop μου χαλάνε όλη την ώρα. Δεν έχω χρόνο να βάζω αυτοκόλλητα.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Мой ноутбук сломать все время, поэтому я не имеют времени, чтобы положить наклейки на.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.Постоянно си чупя лаптопите и нямам време да им слагам лепенки.
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.המחשב הנישא שלי מתקלקל כל הזמן .אז אין לי זמן לשים עליו מדבקות
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.حاسبي المحمول ينكسر على الدوام لذلك ليس لديّ الوقت لأضع عليه الملصقات
Dizüstü bilgisayarlarım zırt pırt bozulur, o yüzden üzerlerine etiket yapıştıracak vaktim yok.ジンやビールを こぼしたり...